tam ile cümle

tam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bana ikimizin de tamamen aptal olmadığını söyle.Tell me we're not both completely stupid.
Kendine iyi bak, tamam mı?Take care of yourself, OK?
Seni tam orada durdurayım. Biz onun hakkında duymak istemiyoruz.Let me stop you right there. We don't want to hear about that.
Tom'un üstesinden gelmeme izin ver, tamam mı?Let me handle Tom, OK?
Ben o cümleyi Tamara'dan ödünç aldım.I borrowed that sentence From Tamara.
Mary, Japonca alıştırmasını tamamladı.Mary finished her Japanese exercise.
Her şey tamam, merak etmeyin!Everything is okay, don't worry!
Tom tamamen uyanık.Tom is wide awake.
Tom'un tamamen kafası karışmış.Tom is utterly disorientated.
Tom'un tam sol gözünün altında bir yara izi var.Tom has a scar just below his left eye.
Tom hâlâ bir şekilde bunu tamir etmek zorunda.Tom still has to fix this somehow.
Tom tam Mary'ye güvenmeye başlıyordu.Tom was just starting to trust Mary.
Ne hakkında konuştuğunu tam olarak biliyorum.I know exactly what you're talking about.
Biz tam anlamıyla üşüyoruz.We're just chilling.
Tom arabamı tamir ederek gerçekten çok iyi bir iş yaptı.Tom did a really good job fixing my car.
Tom tam olarak nasıl öldü?How exactly did Tom die?
Tom arabasını tamir etmesine kimin yardım edeceğini söyledi mi?Did Tom say who was going to help him fix his car?
Bir tuvaleti tamir edebilir misin?Can you fix a toilet?
Su tesisatımızı tamir etmemize yardım edecek adam sen misin?Are you the guy who's going to help us fix our plumbing?
Ofisin tam olarak nerede?Where exactly is your office?
Tom tam olarak nerede yaşıyor?Where exactly does Tom live?
Tam olarak nerede yaşıyorsun?Where exactly do you live?
Tam olarak nereye gittin?Where exactly did you go?
Onu tam olarak nerede buldun?Where exactly did you find that?
Tam olarak nereden geldin?Where exactly did you come from?
Tam olarak ne oldu?What happened exactly?
O tam olarak nedir?What exactly is that?
Tam olarak ne dedin?What exactly did you say?
Tam olarak ne yaptın?What did you do exactly?
Açıklığa kavuşturmak için, tam olarak ne yapmamı istiyorsun?Just to be clear, what exactly do you want me to do?
Bu tamam mı?Is this all right?
Arabamı tamir ettirmenin ne kadara mal olacağını bilmiyordum.I didn't know how much it would cost to get my car repaired.
Bunun ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly what it means.
Tam bilmiyorum.I just don't know.
Ne zaman tamam diyeceğimi bilirim.I know when to say when.
Tamamen anlıyorum.I totally understand.
Tam da eve gitmek üzereydim.I was just about to go home.
Ben tam doğru zamanda doğru yerdeydim.I was just in the right place at the right time.
Ben de tam seni düşünüyordum.I was just thinking about you.
Şimdi tamamen yalnızım.I'm all alone now.
Ben tam sana benziyorum.I'm just like you.
Tamamen uyanığım.I'm wide awake.
Özür diledim, bu yüzden beni rahat bırak, tamam mı?I've apologized, so lay off, OK?
Sanırım bu tam olarak Tom'un yapmanı beklediği şeydir.I think that's exactly what Tom is expecting you do.
Tam buradayız.We're right here.
Projeyi zamanında tamamlamak için ne gerekirse yapacağız.We'll do whatever it takes to complete the project on time.
Bunu tamir edeceğiz.We will fix this.
Tam çıkmak üzereydik.We were just about to leave.
Tom'un Fransızcayı tam öğrenebileceğine inanmıyorum.We don't believe that Tom will be able to master French.
Sen tam bir yalancısın.You're quite the liar.
Sokakta tam penceremin önünde oynayan bir grup çocuk var.There are a bunch of kids playing on the street just outside my window.
İnsanlar sana tamamen doğru olmayan birçok şey söyleyebilir.People tell you a lot of things that aren't quite true.
Aklında tam olarak ne vardı?What exactly did you have in mind?
Aklında tam olarak ne var?What exactly do you have in mind?
Tom tam kapıyı açarken bir silah sesi duydu.Tom heard a gunshot just as he was opening the door.
Tam gece yarısı.It’s just midnight.
Tom tam bir pislik.Tom is full of shit.
Tamamen boka batmışsın.You're full of shit.
O tamamen uyanık.He's wide awake.
O tamamen uyanıktı.He was wide awake.

İlgili Sayfalar