Ana içeriğe geç
Sözlük

tam ile cümle

tam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
"Bunlar kimin tornavidaları ?" "Onlar tamircinin.""Whose screwdrivers are these?" "They are the repairman's."
Ben buzdolabını tamir etmek zorundayım.I have to repair the refrigerator.
Çamaşır makinesini tamir etmek zorundayım.I have to fix the washing machine.
O, bir bilgisayarı nasıl bozacağını bilir fakat nasıl tamir edeceğini bilmez.He knows how to break a computer but he doesn't know how to fix it.
Telefonları tamir etmeyi seviyorum.I like to repair phones.
Ben tam olarak aynı duyguya sahiptim.I had the exact same feeling.
Ben tam bir enkazım.I'm a total wreck.
Sen tam bir harabesin.You're a total wreck.
Tamam, bize çevirilerini göster.Yeah, show us your t... ranslations...
O tamamen yasal.It's perfectly legal.
Rambo'nun tek başına bir orduyu yenebileceği tam bir efsane.It's just a myth that Rambo can defeat an army alone.
Bu tamamen yararsızdır.That is completely useless.
Bunu nasıl tamir etmeyi düşünüyorsunuz?How do you intend to fix this?
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Just do the essential repairs, please.
Söylediğin tamamen doğrudur.What you're saying is completely true.
Tamirci koridorda çalışıyor.The repairman is working in the corridor.
Tam olarak bir saat sürdü.It took exactly an hour.
Bu tam senin dişine göre.It's right up your alley.
Buna tamamen katılmıyorum.I completely disagree with this.
Bu tam olarak beklediğim gibi.It's exactly as I expected.
Kütüphane neredeyse tam bir sessizliğe büründü.The library is wrapped in almost complete silence.
O tamamen bir kitaba gömülmüştü.She is completely absorbed in a book.
O, Almanya'da makineleri tamir eder.He repairs machines in Germany.
Sen tam bir baş belasısın.You're a real pain in the ass.
O tam bir baş belası.She's a pain in the ass.
Bu tamamen delice.This is totally insane.
Tamamen hareketsiz dur.Stay absolutely still.
Tom tam olarak nasıl öldürüldü?How exactly was Tom killed?
Ben de tam çıkıyordum.I was just about to leave.
Tamamen aptal değilim.I'm not totally stupid.
Tam gitmek üzereydik.We were just going.
Tam burada bekle.Wait right here.
Tam olarak neyi anlamıyorsun?What exactly don't you get?
Tom bir çanta Meksika mezesinin tamamını yedi.Tom ate the entire bag of nachos.
Tam burada dur.Stop right here.
Tam orada kal.Stay right there.
Biraz uyu, tamam mı?Get some sleep, okay?
Dün yeni aşama inşaatını tamamladık.Yesterday, we finished constructing the new stage.
Sır olarak kalsın, tamam mı?Let's keep this a secret, OK?
"Bunu Tom'a ne zaman söylemeliyiz?" "Şimdi tam zamanıdır""When should we tell Tom this?" "Now is the best time."
"Yazmanı istediğim raporu tamamladın mı?" "Hayır. Vakit yoktu.""Did you complete the report I asked you to write?" "No. There was no time."
"Proje zamanında tamamlanacak mı?" "Bunu garanti edebilirim.""Will the project be completed on time?" "I can guarantee it."
O bu şirketin tam zamanlı çalışanı değil.She's not a full-time employee of this company.
Merak etmeyin, tamam mı?Don't worry about it, OK?
Bana ikimizin de tamamen aptal olmadığını söyle.Tell me we're not both completely stupid.
Kendine iyi bak, tamam mı?Take care of yourself, OK?
Seni tam orada durdurayım. Biz onun hakkında duymak istemiyoruz.Let me stop you right there. We don't want to hear about that.
Tom'un üstesinden gelmeme izin ver, tamam mı?Let me handle Tom, OK?
Ben o cümleyi Tamara'dan ödünç aldım.I borrowed that sentence From Tamara.
Mary, Japonca alıştırmasını tamamladı.Mary finished her Japanese exercise.
Her şey tamam, merak etmeyin!Everything is okay, don't worry!
Tom tamamen uyanık.Tom is wide awake.
Tom'un tamamen kafası karışmış.Tom is utterly disorientated.
Tom'un tam sol gözünün altında bir yara izi var.Tom has a scar just below his left eye.
Tom hâlâ bir şekilde bunu tamir etmek zorunda.Tom still has to fix this somehow.
Tom tam Mary'ye güvenmeye başlıyordu.Tom was just starting to trust Mary.
Ne hakkında konuştuğunu tam olarak biliyorum.I know exactly what you're talking about.
Biz tam anlamıyla üşüyoruz.We're just chilling.
Tom arabamı tamir ederek gerçekten çok iyi bir iş yaptı.Tom did a really good job fixing my car.
Tom tam olarak nasıl öldü?How exactly did Tom die?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tam ile cümle - Sayfa 23 - tam kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App