tam ile cümle
tam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sağ ol, altı dosyanın tamamını indirdim.Thanks, I downloaded all six files.
Gerçekçi ol, tamam mı?Get real, will you?
Tamamen bir çakma.It's a complete sham.
Tamamen bir yalan.It's a complete sham.
Tam dışarı çıkmak üzereyken yağmur yağmaya başladı.Just as I was about to go out, it started raining.
Tam olarak ne zaman geleceğini bilmiyorum.I don't know exactly what time she's coming.
Tom yapbozu tamamladı.Tom completed the jigsaw puzzle.
Dinleneceğim, tamam mı?I'm going to rest, OK?
Pazar tamamen doymuş.The market is completely saturated.
Et pişmiş olmasına rağmen tamamen mikroorganizmasız değildir.The meat, although cooked, isn't completely free of microorganisms.
Tam olarak bu yüzden geldim.That's exactly why I came!
Taş tamamen pürüzsüz.The stone is perfectly smooth.
İspanyolca dublaj tamamen berbattı.The Spanish voice-over was complete shit.
Tamamen masum olmadığını biliyorum, sen de suçun birazını paylaş.I know you're not completely innocent, you too, share some of the blame.
Havaalanına tam beden tarayıcıları kuruldu.Full body scanners were installed at the airport.
Bir dili tamamen bilmek o dili konuşan insanları tamamen bilmek anlamına gelir.Knowing a language fully means knowing fully the people who speak that language.
O tam bir aldatmaca.It was just hype.
Merdivenleri kullanmak zorundayız, çünkü asansör tamir ediliyor.We have to take the stairs, because the elevator is being repaired.
Asansör tamir edildiği için merdiveni kullanmak zorundayız.We have to use the stairs, because the elevator is being repaired.
Tom tam bir çatlaktır.Tom is a total nutcase.
Tom tam bir kaçıktır.Tom is a total nutcase.
Henüz tam olarak hazır değil.It's not quite ready yet.
Sen tam aradığım kişisin.You're just the person I've been looking for.
O orada tamamen yalnız yaşıyordu.He lived there completely alone.
Tam olarak benim gitmek istediğim yere gidiyorsun.You're heading exactly where I wanted to go.
TAM 224 bugün 20 dakika gecikecek.The TAM 224 will be 20 minutes delayed today.
Kate kraliyet ailesinin tam üyesi oldu.Kate has become a full member of the royal family.
Yaşlı bir işçi atölyede makineyi tamir ederken bulundu.An old worker was found repairing machinery in the workshop.
Reçel için tam bir kova elmayı soymak zorundayım.I have to peel a whole bucket of apples for a jam.
Bu tam aradığım şey.This is exactly what I've been looking for.
Tam istediğim gibi.That's exactly how I want it.
O tamamen giyinikti.She was fully clothed.
Sana söylediğimi tam olarak yapmalısın.You must do exactly what I tell you.
Tam hızda yol alın!Move forward at full speed!
Bunu tamir etmeliyiz.We must fix this.
Hannibal'in Alpleri tam olarak nereden geçtiğini biliyor musun?Do you know where exactly Hannibal crossed the Alps?
Anibal'in Alpleri tam olarak nerede geçtiğini biliyor musun?Do you know exactly where Hannibal crossed the Alps?
Bu adam tam bir yobaz.That man is just a bigot.
Tom tamamen şaşkındı.Tom was completely confused.
O vergi tamamen yararsız.That tax is completely useless.
Tamamen mantıksız.It's completely irrational.
Bu tamamen normal.It's perfectly normal.
Beden tam oturdu.It's just the right size.
Ölçü tam uydu.It's just the right size.
O tam bir saat boyunca konuştu.He has talked for a full hour.
Mary halıyı tamir ediyor.Mary is mending the carpet.
Ben tam arkandayım.I'm right behind you.
Onun tam arkasındayım.I'm right behind him.
O tam benim arkamda.He's right behind me.
Oğlum, arabamı tamir etmeme yardım et.Son, help me fix my car.
O tam olarak istediğin şey.That's exactly what he wanted.
Çamaşır makinesini tamir ediyorum.I am fixing the washing machine.
Tom buzdolabını tamir ediyor.Tom is fixing the refrigerator.
Şimdiye kadar ilk defa bir halı tamir ettim.This is the first time I've ever mended a carpet.
Tamamen faydasız.It's totally useless.
Arabamı tek başıma tamir etmeyi başardım.I managed to repair my car by myself.
Arabamı tek başıma tamir edebildim.I managed to repair my car by myself.
Şimdi tam zamanı.The time is now.
Hiç arabanı kendin tamir ettin mi?Have you ever fixed your car by yourself?
Bu görevi zaten tamamladın mı?Have you already completed this task?