Ana içeriğe geç
Sözlük

tam ile cümle

tam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kapıdan içeri tam zamanında girdi.Tom walked in the door at just the right time.
Tom onu tamamen anladı.Tom understood it completely.
Tom onun tamam olduğunu düşündü.Tom thought it was OK.
Tom tam bir konuşmacı.Tom is quite a talker.
Tom tam bana benziyor.Tom is just like me.
Tamamen sakin kalmalıyız.We must stay perfectly calm.
Kahvaltımı saat tam sekizde odamda istiyorum.I would like my breakfast in my room at eight o'clock sharp.
Tom tam olarak söylediğini demek istedi.Tom meant exactly what he said.
Tom tamamen yok olmuş görünüyor.Tom looks totally wiped out.
Tom tam olarak nereye gideceğini biliyor.Tom knows just where to go.
Anlaşıldı, tamam!Roger!
Düşündüğüm tam olarak odur.That's exactly what I thought.
Bu sandalyenin tamir edilmesi gerekiyor.This chair needs to be repaired.
Bu sandalye tamir edilmeli.This chair needs to be repaired.
Ona tamamen güveniyorum.I trust him completely.
Tom Mary'ye tamamen sadıktı.Tom has complete faith in Mary.
Kasaba kilisesi tamamen yeniden yapıldı.The town church has been completely redone.
Boruyu tamir edemezsen, bir tesisatçı aramak zorunda kalacağız.If you can't fix the pipe, we'll have to call a plumber.
Tamamen yanlış olmasındansa üç aşağı beş yukarı doğru olması daha iyidir.It's better to be approximately right than completely wrong.
Oda tamamen döşenmiştir.The room is fully furnished.
Oda tamamen mobilyalıdır.The room is fully furnished.
Şeftali ağaçları tam çiçeklenme döneminde.The Peach Trees are in their full bloom.
Ben tamamen çıplağım.I'm completely naked.
Otobüs sabah saat tam sekizde geldi.The bus arrived exactly at 8 a.m.
Onu tam olarak nasıl yaptın?How exactly did you do it?
Tamam, geliyorum!Okay, I'm coming!
Hiç kimse onun soyadını tam olarak hatırlayamıyor.No one can remember his last name exactly.
Merak etmeyin, onu zaten tamir ettik.Don't worry, I have already fixed it.
Bildiğim kadarıyla o tam bir yabancı.As far as I'm concerned, she's a complete stranger.
O bana göre tam bir yabancı.She's a complete stranger to me.
Kahvaltı yapmak için tam yeterli zamanımız var.We just have enough time to eat breakfast.
Sadece protokole bağlı kal, tamam mı?Just stick to the protocol, would you?
Bu tamamen farklı bir konu.That's a horse of a different colour.
Tam o anda, otobüs durdu.Just at that time, the bus stopped.
Başyapıtını tamamlamak onun bütün hayatını aldı.It took him his entire life to complete his chef d'oeuvre.
Sabah erken çıkalım, tamam mı?Let's leave early in the morning, OK?
Ben onun metnine tamamen katılıyorum.I fully agree with his text.
İşi tamamlamak sadece on beş dakikamızı aldı.It only took us fifteen minutes to complete the job.
Arabam şu anda tamir ediliyor.My car is now being repaired.
Tam üstüne bastın!You've hit the nail on the head!
Taksiyle gidelim, Tamam mı?Let's go by taxi, OK?
Yolculuk için hazırlıklarını tamamladın mı?Have you finished your preparations for the trip?
Saat tam 6:00 da buraya gel.Come here at exactly six o'clock.
Tam altıda buraya gel.Come here at precisely six o'clock.
Aşağıdaki formülü tamamlayın.Complete the formula here below.
Ona saatimi tamir ettirdim.I had him repair my watch.
Ted saatleri tamir etmede iyidir.Ted is good at repairing watches.
Tam olarak ağabeyine benziyor.He looks exactly like his older brother.
O, tam olarak erkek kardeşine benziyor.He looks exactly like his brother.
Çok hobileri olan, belki çok fazla, tamamen normal bir adamım.I'm a completely normal guy who has many hobbies, maybe too many.
Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o acı ve keder getirir.War doesn't bring on peace; on the contrary, it brings pains and grief on both sides.
Parti tamamen korkunçtu.The party was totally awful.
Arabayı tamir edeyim.Let me fix the car.
Biz yokken evle ilgilen, tamam mı?Look after the place while we're out, OK?
Lütfen söylediğini tekrarlar mısın? Adını tamamen anlamadım.Would you please repeat what you said? I didn't quite catch your name.
Tamamen anlamadığın bir durum hakkında genelleme yapmak tehlikelidir.It is dangerous to generalise about a situation which you do not fully understand.
Bir ayakkabı tamircisi de bir ayakkabıcı olarak bilinir.A cobbler is also known as a shoemaker.
Aynısı tamam görünüyor!The same sounds OK!
Bunu sevme tarzı tam budur.That's just the way he likes it.
İşimi tamamladım.I have finished my work.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod