Ana içeriğe geç
Sözlük

tam ile cümle

tam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom parti bile başlamadan önce tamamen sarhoştu.Tom was totally snockered before the party even began.
Tom fikre tamamen karşıydı.Tom was dead set against the idea.
Tom tamir edilmesi için bilgisayarını içeri götürdü.Tom took his computer in to be repaired.
Tom hâlâ oyunun kurallarını tamamen öğrenmemişti.Tom still hasn't quite learned the rules of the game.
Tom bütün günü çatıdaki sızıntıyı tamir etmek için uğraşarak geçirdi.Tom spent all day trying to fix the leak in the roof.
Tom kaç para harcamak zorunda olduğumuzu tam olarak bilmeli.Tom should know exactly how much money we have to spend.
Tom işi çabucak tamamlayabilmeli.Tom should be able to complete the job quickly.
Tom tamamen karanlık olmadan uyuyamayacağını söylüyor.Tom says that he can't sleep unless it's completely dark.
Tom bugün tamamen kendinde değil.Tom isn't quite himself today.
Tom bir baba olarak tam bir fiyasko.Tom is a complete failure as a father.
Tom'un tam bir deste ödenmemiş park biletleri var.Tom has a whole pile of unpaid parking tickets.
Tom tam zamanında havaalanına vardı.Tom got to the airport just in the nick of time.
Tom tam zamanında oraya vardı.Tom got there just in the nick of time.
Tom dün evinin çatısını tamir etti.Tom fixed the roof of his house just yesterday.
Tom sızdıran musluğu tamir etti.Tom fixed the leaky faucet.
Tom dondurucudaki dondurmayı tamamen bitirdi.Tom finished off the ice cream that was in the freezer.
Tom sonunda yapbozu tamamladı.Tom finally solved the puzzle.
Tom tam olarak Mary gibi aynı şekilde hissediyor.Tom feels exactly the same way as Mary does.
Tom ne zaman gideceğini henüz tam olarak bilmiyor.Tom doesn't yet know exactly when he'll leave.
Tom onu tamamen anlamadı. Onu ona tekrar açıklar mısın?Tom doesn't quite get it. Could you explain it to him again?
Tom onun nasıl olduğunu tam olarak bilmiyor.Tom doesn't know exactly how that happened.
Tom eğitiminin tamamını gece yapar.Tom does all of his studying at night.
Tom Mary'nin problemlerinin tamamını duymak istemiyordu fakat sessizce oturdu ve dinledi.Tom didn't want to hear about all of Mary's problems, but he sat quietly and listened.
Tom Mary'nin onun ne yapmasını istediğini tam olarak anlamadı.Tom didn't understand exactly what Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin ne demek istediğini tamamen bilmiyordu.Tom didn't quite know what Mary meant.
Tom ondan ne bekleyeceğini tam olarak bilmiyordu.Tom didn't know exactly what was expected of him.
Tom Mary'nin ondan yapmasını istediğinin ne olduğunu tam olarak bilmiyordu.Tom didn't know exactly what it was that Mary wanted him to do.
Tom tam olarak evet demedi.Tom didn't exactly say yes.
Tom tam olarak Mary'nin ona yapmasını söylediği gibi yaptı.Tom did exactly as Mary told him to do.
Tom okulu bırakmaya ve tamgün çalışmaya karar verdi.Tom decided to drop out of school and work full-time.
Tom işaretin ne anlama geldiğini tam olarak çıkaramadı.Tom couldn't quite make out what the sign said.
Tom, Mary'nin söylediğinin gerçek olduğu ihtimalini tamamen görmezden gelemedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that what Mary said was true.
Tom, Mary'nin kendini öldürdüğü ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that Mary had killed herself.
Tom askere alınacağı ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that he was going to get drafted.
Tom işten çıkarılabileceği ihtimalini tamamen göz ardı edmedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that he might be laid off from work.
Tom misyonunu tamamladı.Tom completed the mission.
Tom misyonu tamamladı.Tom completed the mission.
Tom tablosunu tamamladı.Tom completed his painting.
Tom anahtarlarını nereye koyduğunu tam olarak hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly where he put his keys.
Tom arabasını nereye parkettiğini tam olarak hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly where he parked his car.
Tom Mary'nin ne söylediğini tam olarak hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly what Mary said.
Tom ne yapması gerektiğini tam olarak hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly what he was supposed to do.
Tom tamamen iyi bir şekilde anlayabiliyor.Tom can understand perfectly well.
Tom tam son anda geldi.Tom came just in the nick of time.
Tom tam bir müzisyen olan komşusundan dolayı müzikle ilgileniyordu.Tom became interested in music because his neighbor was quite a musician.
Tom tam köşedeki pahalı bir restoranda suşi yedi.Tom ate sushi at an expensive restaurant just around the corner.
Tom tam zamanında vardı.Tom arrived just in the nick of time.
Tom tam doğru zamanda vardı.Tom arrived at just the right time.
Doktor tam zamanında vardı.The doctor arrived in the nick of time.
O okul tam bir hapishaneye benziyor.That school looks just like a prison.
Tam sürümü satın alın.Buy the full version.
Başkan tamamen durumun farkında.The president is fully aware of the situation.
Makineyi tamir ediyor.She's fixing the machine.
Özürlü insanlar için evi tamir ettim.I fixed the house for the disabled man.
Bu tamamen sizindir.This one's all yours.
O tamamen senindir.That one's all yours.
Tom tamamen heder olmuş.Tom was totally wasted.
Tom tamamen siyah giyinmişti.Tom was dressed all in black.
Tom tamamen çaresizdi.Tom was completely helpless.
Tom tam bir açıklama istiyor.Tom wants a full explanation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod