İsrailliler bütün bunları tam tamına RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi yaptılar.以 色 列 人 就 這 樣 行 . 凡 耶 和 華 所 吩 咐 摩 西 的 、 他 們 就 照 樣 行 了
İsrailliler bütün bunları tam tamına RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi yaptılar.以色列人 就 這樣 行 . 凡 耶和華 所 吩咐 摩西 的 、 他 們 就 照 樣行了
Saati tam tamına biliyorum çünkü çok endişeliydim ve saate baktım; 7:35'ti, 19:35.Sé perfectamente la hora que era porque estaba muy nervioso y mire el reloj. Eran las 7:35, las 19:35.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.한 젊은이가 20여일 전에 말그대로 폭발로 몸이 만신창이가 되었습니다.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.Chłopak może przed 3 tygodniami został ranny w wybuchu.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.Een jongen was, letterlijk, zo'n twintig dagen ervoor opgeblazen.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.Là, un gamin, de 20 et quelques années avait été très gravement blessé.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.Și un puști, literalmente cu vreo 20 de zile înainte de asta fusese aruncat în aer într-o explozie.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.Um rapaz, 20 dias antes, tinha sido despedaçado.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.Und ein Kid wurde tatsächlich erst vor etwas mehr als zwanzig Tagen in die Luft gesprengt.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.Un ragazzo, letteralmente poco più di venti giorni prima, era saltato in aria.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.Y un chico, literalmente unos veinte días antes de eso fue estallado.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.А там один парень, его привезли туда двадцать дней назад, он подорвался.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.Един младеж, буквално преди двайсет и няколко дена беше взривен.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.וילד, פשוטו-כמשמעו עשרים ימים מוזרים לפני-כן התפוצץ.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.وكان هناك جندي، قبل بضعة وعشرون يوما بالضبط تم تفجيره.
Ve bir çocuk, tam tamına ondan 20 gün önce patlamanın ortasında kalmış.爆弾で負傷した20代の青年で 一旦ドイツに運ばれ その24時間後には
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.A jeho synovia mu vykonali tak, ako im prikázal,
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Assim os filhos de Jacó lhe fizeram como ele lhes ordenara;
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Astfel au împlinit fiii lui Iacov poruncile tatălui lor.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.C`est ainsi que les fils de Jacob exécutèrent les ordres de leur père.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Demikianlah anak-anak Yakub melakukan apa yang dipesankan Yakub kepada mereka
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.épen cselekedének azért [Jákóbbal] az õ fiai, a miképen megparancsolta vala nékik.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Hicieron, pues, sus hijos con él, según les había mandado Jacob
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Ja hänen poikansa tekivät hänelle, niinkuin hän oli määrännyt heille:
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.야곱의 아들들이 부명을 좇아 행하여
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Och hans söner gjorde med honom såsom han hade bjudit dem:
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Og hans sønner gjorde med ham således som han hadde pålagt dem;
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Og hans Sønner gjorde, som han havde pålagt dem;
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Poi i suoi figli fecero per lui così come aveva loro comandato
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Storili so mu tedaj sinovi njegovi natanko, kakor jim je bil zapovedal,
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Učinili tedy s ním synové jeho tak, jakž jim byl poručil.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Uczynili tedy z nim synowie jego, jak im był rozkazał.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Und seine Kinder taten, wie er ihnen befohlen hatte,
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Vậy , các con_trai Gia-cốp làm theo lời cha trối lại ,
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Vậy, các con trai Gia-cốp làm theo lời cha trối lại,
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Και εκαμον εις αυτον οι υιοι αυτου καθως παρηγγειλεν εις αυτους
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.И сделали сыновья Иакова с ним, как он заповедал им;
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Тогава синовете на Израиля му сториха, според както им беше заповядал;
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.ויעשו בניו לו כן כאשר צום׃
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.وفعل له بنوه هكذا كما اوصاهم.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.雅 各 的 兒 子 們 、 就 遵 著 他 父 親 所 吩 咐 的 辦 了
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.雅各 的 兒子們 、 就 遵著 他 父親所 吩咐 的 辦了