Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Credo quindi che dopo diverse generazioni, questo è il concetto, avremo una polveriera.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Creo que, tras varias generaciones, y aquí está el concepto, tenemos un barril de pólvora.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Eu penso que, ao fim de gerações, — esta é a ideia — temos um barril de pólvora.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Jadi saya pikir setelah beberapa generasi dan inilah idenya, kita benar-benar memliki kotak pemicu api.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.그래서 저는 몇 세대 후, 우리는 화약고를 안게 될 것입니다.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Po wielu pokoleniach, mamy tykającą bombę zegarową.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Proto si myslím, že za několik generací, a to je ta myšlenka, tu budeme mít sud s prachem.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Sau vài thế hệ, khu đó sẽ giống như một ổ phát lửa.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Si cred ca dupa cateva generatii, si asta e ideea, avem o dilema.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Έτσι νομίζω ότι μετά από αρκετές γενιές, και αυτό είναι το ζήτημα, έχουμε στ' αλήθεια μια μπαρουταποθήκη.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.І я вважаю, що після кількох поколінь ми буквально сидітимемо на пороховій бочці.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Я думаю, что после нескольких поколений мы будем сидеть на настоящей пороховой бочке.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.אז אני חושב שאחרי כמה דורות, וכאן הרעיון, יש לנו חומר נפץ.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.لذا أعتقد أنه بعد عدة أجيال، وها هي الفكرة، حقيقة يكون لدينا صندوق الحريق.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.危険な状態になるかもしれないと考えています これは思いつきだったのです
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Chúng tôi chỉ có chính xác là 1 nhân viên, và nhân viên này chính là trưởng phát triển phần mềm.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.저희는 딱 한명의 직원이 있습니다. 그 직원이 소프트웨어 개발을 담당합니다.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.My máme přesně jednoho zaměstnance a tím je náš hlavní vývojář softwaru.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.My mamy dokładnie jednego pracownika. Jest nim nasz główny inżynier oprogramowania.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Nekünk pontosan egy alkalmazottunk van, és ez az alkalmazott a mi vezető szoftverfejlesztőnk.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Noi avem exact un angajat, şi acel angajat este principalul nostru dezvoltator software.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Nosotros tenemos exactamente un empleado, y ese empleado es nuestro principal programador de software.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Nós temos exatamente um só funcionário, que é o responsável pelo desenvolvimento do software.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Nous avons exactement un seul employé, et cet employé est notre développeur logiciel en chef.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Vi har en enda anställd. Han är vår programvaruutvecklare.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Wij hebben exact één werknemer, die onze belangrijkste software-ontwikkelaar is.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Wir haben exakt einen Angestellten, und dieser Angestellte ist unser leitender Softwareentwickler.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Εμείς έχουμε ακριβώς έναν εργαζόμενο, και αυτός είναι ο βασικός μας προγραμματιστής.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Ми маємо лише одного працівника, і цей працівник, наш головний програміст.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.Ние имаме точно един служител и този служител е нашият главен софтуер разработчик.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.У нас же работает ровно один сотрудник, и это наш главный разрабочик программного обеспечения.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.לנו יש בדיוק עובד אחד, והעובד הזה הוא מפתח התוכנה הראשי.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.لدينا بالضبط موظف واحد، وهذا الموظف هو قائد تطوير البرمجيات لدينا.
Bizim ise tam anlamıyla bir çalışanımız var, ve bu kişi bizim baş yazılım geliştiricimiz.我々のソフト開発の責任者で 彼は"05年1月に従業員に
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Bãi biển như thế rộng đến cả trăm triệu dặm.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Egy ilyen tengerpartnak több százmillió kilométer hosszúnak kellene lennie.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Ein solcher Strand würde sich buchstäblich über Hunderte von Millionen Kilometern erstrecken.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Esa playa continuaría durante cientos de millones de kilómetros.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.우주에 있는 별들을 그렇게 전부 모으면 수백만 킬로미터의 해변이 될거에요.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.O astfel de plajă ar fi literalmente de sute de milioane de mile.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Pantai itu panjangnya haruslah ratusan juta mil.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Taka plaża ciągnęłaby się miliony kilometrów.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Taká pláž by sa tiahla doslova stovky miliónov kilometrov.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Taková pláž by se musela táhnout do dálky stovek milionů mil.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Uma praia assim estender-se-ia, literalmente, por centenas de milhões de quilómetros.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Una simile spiaggia continuerebbe per centinaia di milioni di chilometri.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Zo'n strand zou zich letterlijk honderden miljoenen km ver uitstrekken.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Μία τέτοια παραλία θα συνέχιζε κυριολεκτικά για εκατοντάδες εκατομμύρια χιλιόμετρα.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Такий пляж простягався б на сотні тисяч кілометрів.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Такой пляж простирался бы на сотни миллионов километров.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.Такъв плаж ще продължи буквално стотици милиони мили.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.חוף כזה יפרס על פני מאות מיליוני קילומטר.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.مثل هذا الشاطئ قد يستمر حرفياً لمئات الملايين من الأميال.
Böyle bir kumsal tam anlamıyla milyonlarca km devam ederdi.この分野のスターである スティーブン・ホーキングです
Böyle bir yaklaşım kelimenin tam anlamıyla, "bir ışık gibi" keşfin önündeki engellerin üstesinden gelecektir.Een dergelijke aanpak zou letterlijk, in een lichtflits, vele van de obstakels tot de ontdekking overwinnen.
Böyle bir yaklaşım kelimenin tam anlamıyla, "bir ışık gibi" keşfin önündeki engellerin üstesinden gelecektir.말 그대로 빛을 쪼이는 이러한 시도는 지금껏 발견을 어렵게 했던 장애들을 극복하게 합니다.
Böyle bir yaklaşım kelimenin tam anlamıyla, "bir ışık gibi" keşfin önündeki engellerin üstesinden gelecektir.O asemenea abordare ar depăși, literalmente, într-o sclipire, multe obstacole din fața descoperirii.
Böyle bir yaklaşım kelimenin tam anlamıyla, "bir ışık gibi" keşfin önündeki engellerin üstesinden gelecektir.Pendekatan seperti ini akan, dalam hal pancaran cahaya, mengatasi banyak masalah.
Böyle bir yaklaşım kelimenin tam anlamıyla, "bir ışık gibi" keşfin önündeki engellerin üstesinden gelecektir.Przy takim podejściu moglibyśmy dosłownie błyskiem pokonać wiele przeszkód na drodze do odkrycia.
Böyle bir yaklaşım kelimenin tam anlamıyla, "bir ışık gibi" keşfin önündeki engellerin üstesinden gelecektir.Solch ein Ansatz würde sprichwörtlich blitzschnell, viele Hindernisse der Forschung überwinden.