Sami bir piyango talihlisiydi.Sami was a lottery winner.
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekThe problem with that view is like asking all the winners of lotteries,
Gerçekten talihliyim.I'm really fortunate.
Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.like Vasco da Gama and Columbus had the good fortune to open up the terrestrial globe.
Şimdi ise uzaya çıkacak kadar talihliyiz.Now we have the good fortune to open up space.
Bu kadar kötü talihli olan kişi bir de küçük bir kız çocuğu!Worse than that, who is so low? It's a little girl.
Fakat bu hata talihli bir olaya dönüştü.But this mistake turned out to be rather serendipitous.
Kendimi kutsanmış ve talihli buluyorum, 15 yıl önce cesaret gösteripAnd I feel blessed and fortunate that 15 years ago
ARMO'nun talihlisi yüzde 51'den fazla hisse satın alamayacak.The ARMO winner cannot take more than 51 per cent of the shares.
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekA gond ezzel a nézettel ott van, hogy ha például megkérdezzük az összes lottónyertest,
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmek "Büyük ikramiyeyi kazandın mı?"Težava pri tem je enaka, kot če bi vprašali vse dobitnike loterije, ali so kaj zadeli.
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekDar există o problemă. E ca și cum i-ai întreba pe toți cei care au câștigat la loterie:
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekEl problema de enfocarlo así es igual que preguntarle a los ganadores de lotería:
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekHet probleem met dat standpunt is net als aan alle winnaars van loterijen vragen:
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekIl problema di questa prospettiva è come chiedere a chi ha vinto alla lotteria:
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmek이러한 관점에 대한 문제점은 복권에 당첨된 사람들에게만
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekLe problème de ce point de vue c'est que c'est comme demander à tous les gagnants de loteries,
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekMasalah dengan sudut pandang itu seperti bertanya kepada para pemenang undian,
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekO problema com essa visão é que é como perguntar a todos os vencedores da lotaria:
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekProblemet med det perspektivet är detsamma som att fråga alla som någon gång vunnit på lotto
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekProblém s tímto pohledem je stejný, jako kdybyste se ptali výherců v loterii:
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekProblem z tym poglądem można porównać do zadania wygranym na loterii pytania:
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekVấn đề của cách suy nghĩ đó thì như là việc hỏi những người chiến thắng xổ số vậy,
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekΤο πρόβλημα με αυτή τη θεωρία είναι ότι εδώ είναι σαν να ρωτάς το νικητή του λαχείου,
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekПроблема такого подхода в том, что это все равно, что спросить у всех победителей лотереи:
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekПроблемът тук е същият като в това да питаш само спечелилите от тотото:
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekהבעיה עם מודל כזה, זה כמו לשאול את כל זוכי הפיס,
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekتكمن المشكلة هنا هو أنه شبيه بطرح سؤال على كافة الفائزين بجائزة اليانصيب,
Bu bakış açısındaki problem sadece kazanan talihlileri görmekまるで宝くじの 当選者しか見ていないということです 宝くじが当たったかと聞くと
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Cela nous permet de célébrer les produits de la mer que nous avons tant de chance de manger.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Ci permette anche di celebrare i prodotti del mare che siamo così fortunati da poter mangiare.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Dan kunnen we zeevoedsel eren omdat we toch het geluk hebben het te kunnen eten.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Det låter oss fira havets läckerheter som vi är så lyckligt lottade att få äta.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Điều đó giúp cho chúng ta coi trọng những món hải sản mà chúng ta cũng rất may mắn có được.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Dovoľuje nám to oslavovať dary mora, ktoré si aj my môžeme dovoliť jesť.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Hal ini memungkinkan kita mensyukuri makanan laut dan kita juga beruntung dapat menikmatinya.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Így aztán ünnepi fényben láthatjuk a tengeri csemegéket, amiket történetesen van szerencsénk megenni is.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.그것이 우리가 해산물을 먹을 수도 있어서 아주 운이 좋다고 축하할 수 있도록 합니다.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Ne permite să sărbătorim peştii şi fructele de mare pe care avem privilegiul să-i mâncăm.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Nos permite disfrutar el pescado que tenemos la suerte de comer.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Permite-nos celebrar o peixe e o marisco que temos o privilégio de comer.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Pozwala nam to cieszyć się owocami morza, którymi mamy szczęście się cieszyć.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.To nám umožní oslavovat mořské produkty kterou máme to štěstí jíst.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Μπορούμε να απολαύσουμε τα αγαθά της θάλασσας που έχουμε την μεγάλη τύχη να τρώμε.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Това ни позволява да ознаменуваме морската храна и за това, че сме толкова щастливи да я ядем.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Это позволяет нам ценить дары моря, которые мы имеем счастье еще и употреблять в пищу.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.היא מאפשרת לנו לכבד את מאכלי הים ששפר מזלנו לאכלם.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.إنها تتيح لنا الإحتفاء بالأطعمة البحرية التي نحن مرفهون بأكلها.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.感謝の意を呼び起こさせてくれます ではこれをなんて呼びましょうか?
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Antiguamente, exploradores como Vasco de Gama y Colón tuvieron la suerte de descubrir el globo terráqueo.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Dawno temu odkrywcy tacy jak Vasco da Gama i Kolumb mieli szczęście otworzyć przed ludzkością cały glob.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Di masa lalu, para penjelajah seperti Vasco da Gama dan Columbus sangat beruntung dapat membuka daratan baru.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.In den alten Tagen hatten Entdecker wie Vasco da Gama und Columbus das Glück den Globus zu erschließen.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Ngày trước, những nhà thám hiểm như Vasco da Gama và Columbus đã có cơ hội mở ra những miền đất mới.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.V dávných dnech průzkumníci jako Vasco de Gama a Kolumbus měli příležitost otevřít pozemskou zeměkouli.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.V dávnych dobách, objavitelia ako Vasco da Gama a Kolumbus mali veľké šťastie pri objavovaní Zeme.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.В стари времена откриватели като Васко да Гама и Колумб сполучили да открият земното кълбо.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Дуже давно, такі дослідники як Васко да Гама та Колумб завдяки щасливому випадку відкривали земну кулю.
Fakat bu hata talihli bir olaya dönüştü.Mas esse erro acabou por ser um caso feliz.
Fakat bu hata talihli bir olaya dönüştü.Aber dieser Fehler stellte sich als recht glücklich heraus.