Ana içeriğe geç
Sözlük

tali ile cümle

tali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kendimi kutsanmış ve talihli buluyorum, 15 yıl önce cesaret gösteripואני מרגיש מבורך ובר מזל שלפני 15 שנה היה לי את האומץ להתפטר
Kendimi kutsanmış ve talihli buluyorum, 15 yıl önce cesaret gösteripوانا اشعر اني بنعمة كبيرة لدرجة انني منذ 15 عام تحليت بالشجاعة للاستقالة
Kendimi kutsanmış ve talihli buluyorum, 15 yıl önce cesaret gösteripニューヨーク大学の 約束された地位を離れ 自分の生まれた国に 戻る勇気を持てたことは
Kerava şehri, Wilma’nın kullanımı hakkında değişik dillerde talimatlar yayınlamıştır.Keravan kaupunki on julkaissut ohjeita Wilman käyttöön eri kielillä.
Kerava şehri, Wilma’nın kullanımı hakkında değişik dillerde talimatlar yayınlamıştır.Kervo stad har publicerat anvisningar om användningen av Wilma på olika språk.
Kerava şehri, Wilma’nın kullanımı hakkında değişik dillerde talimatlar yayınlamıştır.La ciudad de Kerava ha publicado instrucciones de Wilma en varios idiomas.
Kerava şehri, Wilma’nın kullanımı hakkında değişik dillerde talimatlar yayınlamıştır.La ville de Kerava a publié des consignes pour utiliser le service Wilma dans plusieurs langues.
Kerava şehri, Wilma’nın kullanımı hakkında değişik dillerde talimatlar yayınlamıştır.На сайте города Керава опубликованы инструкции по использованию системы Wilma на разных языках.
Kerava şehri, Wilma’nın kullanımı hakkında değişik dillerde talimatlar yayınlamıştır.لقد نشرت مدينة كيرافا (Kerava‏) إرشادات استعمال ڤيلما بلغات مختلفة.
Kızarkadaşım berbat bir talihsizlik yaşadı, ve acilen bir banyoya ihtiyacı var.Mi amiga ha tenido un percance y necesita un baño urgente.
Kızarkadaşım berbat bir talihsizlik yaşadı, ve acilen bir banyoya ihtiyacı var.У моей подруги неприятности, ей срочно нужно помыться. Ничего страшного.
Kuran'ı tersten okuyorken. Örneğin George Bush, atış taliminde, Bin Laden ve Michael Moore'a ateş ediyor.Por exemplo, George Bush a treinar tiro ao alvo, a disparar contra Bin Laden e Michael Moore.
Labuha / TaliabuLabuha / Taliabu
"Lee Han, talihsiz Prens mi?"Lee Han, l'infortuné Prince héritier ?
"Lee Han, talihsiz Prens mi?" "Prens'in gizemi."[Lee Han, Szerencsétlen Koronaherceg] [vagy kora szélhámosa?]
"Lee Han, talihsiz Prens mi?" "Prens'in gizemi."Λι Χαν, ο άτυχος πρίγκιπας;
"Lee Han, talihsiz Prens mi?" "Prens'in gizemi."لي هان الاميرة البائسة؟
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Bitte folgen Sie den Anweisungen im Fenster Ihres Webbrowsers und klicken Sie auf„ Ok“, wenn Sie fertig sind.
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Følg instruktionerne i browservinduet. Klik "Ok" når du er færdig.
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Följ instruktionerna i webbläsarens fönster. Klicka på "Ok" när du är klar.
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Noudata Facebookin ohjeita selainikkunassa, ja naksauta lopuksi ” OK ”.
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Řiďte se prosím pokyny v okně prohlížeče. Potom stiskněte "OK".
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Segui le istruzioni nella finestra del browser. Premi « Ok » quando hai finito.
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Siga por favor as instruções na janela de navegação. Carregue em "OK" quando terminar.
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Siga por favor las instrucciones en la ventana de navegación. Pulse en "OK" cuando termine.
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Urmați instrucțiunile din fereastra navigatorului. Apăsați „ OK ” cînd terminați.
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Volg de instructies in het browservenster. Druk op "OK" indien klaar.
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Παρακαλώ ακολουθήστε τις οδηγίες στο παράθυρο περιήγησης. Πιέστε "Εντάξει" όταν τελειώσετε.
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Будь ласка, виконуйте настанови у вікні переглядача. Будь ласка, натисніть кнопку « Так », коли завершите.
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.Следуйте инструкциям в браузере. Нажмите "Да", если вам удалось выполнить вход, иначе нажмите "Нет".
Lütfen tarayıcı penceresindeki talimatları takip edin. Bitirdiğinizde "Tamam" düğmesine basın.ブラウザに表示されている指示に従ってください。完了したら OKを押してください。
Medyaya güvenimi tümüyle yitirdim -- bir parçası olmaktansa gülüp geçmek isteyeceğim bir talihsizlik.Ho perso ogni fiducia nei media, un circo di cui preferirei ridere che farne parte.
Medyaya güvenimi tümüyle yitirdim -- bir parçası olmaktansa gülüp geçmek isteyeceğim bir talihsizlik.나는 언론에대한 모든 믿음을 잃어버렸다. 웃음거리가 되기 보다는 비웃어 주고 싶은 불쾌한 농담.
Medyaya güvenimi tümüyle yitirdim -- bir parçası olmaktansa gülüp geçmek isteyeceğim bir talihsizlik.Ya perdí la fe en los medios, son una broma de la que prefiero burlarme en vez de formar parte de ella.
Medyaya güvenimi tümüyle yitirdim -- bir parçası olmaktansa gülüp geçmek isteyeceğim bir talihsizlik.Я потерял веру в СМИ - грусная шутка, но я скорей предпочел бы смеяться, чем в ней учавствовать.
Medyaya güvenimi tümüyle yitirdim -- bir parçası olmaktansa gülüp geçmek isteyeceğim bir talihsizlik.איבדתי את כל האמון בתקשורת - בדיחה עצובה שהייתי מעדיף לצחוק ממנה מאשר להשתתף בה.
Medyaya güvenimi tümüyle yitirdim -- bir parçası olmaktansa gülüp geçmek isteyeceğim bir talihsizlik.فقدت كل الإيمان بوسائل الإعلام -- المزحة سيئة الطالع التي أفضل كثيرا أن أضحك من أن أصبح طرفا فيها.
Medyaya güvenimi tümüyle yitirdim -- bir parçası olmaktansa gülüp geçmek isteyeceğim bir talihsizlik.不運な冗談と思って笑うだけならいいけど 一切関わりたくない 幸運な自分のケツを救ってくれた神に感謝したい
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?Che cosa spinge milioni di libellule a volare sull'oceano ogni anno, apparentemente verso la morte?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?Čo tie milióny vážok robia, letia ponad oceán každý rok v ústrety ich očividnej záhube?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?Czemu miliony ważek lecą co roku nad oceanem ku pewnej zagładzie?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?수백만 마리의 잠자리가 뭐하려고 매년 바다를 건널까요? 그리고 죽을건데 말이죠.
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?Miért repül több millió szitakötő az óceánon keresztül minden évben, látszólagos végzetébe?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?Mitä varten miljoonat sudenkorennot lentävät joka vuosi yli valtameren ilmiselvään tuhoonsa?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?¿Qué es lo que hacen millones de libélulas volando a través del océano cada año a su aparente muerte?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?Que font des millions de libellules à traverser l'océan chaque année jusqu'à leur perte apparente ?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?Tại sao hàng triệu con chuồn chuồn vượt đại dương bất chấp sự diệt vong rõ mồn một?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?Waarom steken miljoenen libellen elk jaar een oceaan over, blijkbaar hun einde tegemoet?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?Για ποιο λόγο, εκατομμύρια λιβελούλες διασχίζουν τον ωκεανό κάθε χρόνο προς την καταστροφή τους;
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?Защо милиони водни кончета прелитат над океана всяка година, към очевидната си гибел?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?Что заставляет миллионы стрекоз отправляться в океан каждый год на очевидную гибель?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?מה עושות מליוני שפיריות, טסות מעל האוקינוס כל שנה, לעבר מה שנראה כקיצן?
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?ماذا تفعل الملايين من اليعاسيب، عابرةً المحيطات كل عام متجهة نحو حتفها؟
Milyonlarca yusufçuk ne yapıyor okyanusları aşıp her yıl kör talihlerine ulaşıp?毎年一体何をしているのでしょうか? つじつまが合いません モルジブには何もありませんから
"Nasıl, iyi talih, adını, Bay Holmes tüm bunları biliyor muydunuz?" Diye sordu."Ako to, v mene dobra, šťastia, viete všetko, pán Holmes?" Spýtal sa.
"Nasıl, iyi talih, adını, Bay Holmes tüm bunları biliyor muydunuz?" Diye sordu."Bagaimana, dalam nama yang baik-keberuntungan, apakah Anda tahu semua itu, Mr Holmes?" Tanyanya.
"Nasıl, iyi talih, adını, Bay Holmes tüm bunları biliyor muydunuz?" Diye sordu."Come, in nome della buona fortuna, avete saputo tutto questo, signor Holmes?" Chiese.
"Nasıl, iyi talih, adını, Bay Holmes tüm bunları biliyor muydunuz?" Diye sordu."Comment, au nom de la bonne fortune, saviez-vous tout cela, monsieur Holmes?" At-il demandé.
"Nasıl, iyi talih, adını, Bay Holmes tüm bunları biliyor muydunuz?" Diye sordu."Como, em nome da boa fortuna, você sabia de tudo isso, Sr. Holmes?", Perguntou.
"Nasıl, iyi talih, adını, Bay Holmes tüm bunları biliyor muydunuz?" Diye sordu."¿Cómo, en nombre de la buena fortuna, ¿sabía usted todo esto, señor Holmes?", Preguntó.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod