İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.A munkások attól még bejárnának, végeznék a dolgukat, csak épp más utasításokat követnének.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.Arbetarna kommer till jobbet nästa dag, de gör sitt jobb men de följer andra instruktioner.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.Delavci pridejo naslednji dan in opravijo delo, a sledijo drugačnim navodilom.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.Dělníci druhý den přijdou, dělají pořád svou práci, ale postupují podle odlišných instrukcí.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.De werknemers dagen nog steeds op, ze doen hun werk, maar ze voeren andere instructies uit.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.Die Arbeiter kommen immer noch am nächsten Tag rein, folgen aber anderen Anweisungen.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.Il giorno dopo gli operai vengono, fanno il loro lavoro, ma stanno seguendo istruzioni diverse.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.작업자들은 다음 날에 와서 여전히 그들의 일을 합니다. 하지만 그들은 다른 지침을 따르고 있는거죠.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.Muncitorii vin la lucru, își fac treaba, dar urmează alte instrucțiuni.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.Pracownicy przychodzą do fabryki, wykonują swoją pracę, ale korzystają z innych instrukcji.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.Robotníci stále chodia do práce, robia svoju robotu, ale robia podľa iných inštrukcií.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.Работниците идват на следващия ден, работят, но следват други инструкции.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.Робітники приходять наступного дня, виконують свою роботу, але дотримуються зовсім інших інструкцій.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.העובדים עדיין יבואו מחר למפעל ויעשו את עבודתם, אבל הם יעבדו לפי הוראות שונות.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.سوف يأتي العمال في اليوم التالي ، و يقومون بعملهم ، و لكنهم الآن يتبعون تعليمات مختلفة.
İşçiler ertesi gün gelir işlerini yapar ama farklı talimatları izlemektedirler.間違った指示に従ってしまいます つまりバクテリアDNAと ウィルスDNAがすり替わり
İş Koruma Bilgileri ve Sorunlu Durumlar İçin TalimatlarFince _ İsveççe _ İngilizceInformation om arbetarskydd och råd vid problemfinska _ svenska _ engelska
İş Koruma Bilgileri ve Sorunlu Durumlar İçin TalimatlarFince _ İsveççe _ İngilizceTietoa työsuojelusta ja ohjeita ongelmatilanteisiinsuomi _ ruotsi _ englanti
İş Koruma Bilgileri ve Sorunlu Durumlar İçin TalimatlarFince _ İsveççe _ İngilizceИнформация об охране труда и инструкции на случай спорных ситуацийфинский _ шведский _ английский
İş Koruma Bilgileri ve Sorunlu Durumlar İçin TalimatlarFince _ İsveççe _ İngilizceمعلومات عن الحماية في مكان العمل وإرشادات في حالات المشاكلالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
İş Koruma Bilgileri ve Sorunlu Durumlar İçin TalimatlarFince _ İsveççe _ İngilizce劳动健康安全信息及劳务纠纷说明芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
İş, talimatlara göre yapılmalıdır.Arbetet ska utföras enligt anvisningarna.
İş, talimatlara göre yapılmalıdır.El trabajo deberá realizarse de acuerdo con los procedimientos previstos.
İş, talimatlara göre yapılmalıdır.Le travail doit être effectué selon les consignes.
İş, talimatlara göre yapılmalıdır.Työ on tehtävä ohjeiden mukaan.
İş, talimatlara göre yapılmalıdır.Работу необходимо выполнять в соответствии с указаниями.
İş, talimatlara göre yapılmalıdır.يجب القيام بالعمل حسب الإرشادات.
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi. Biliyorum ki, talih bana göründü.Jetzt kommt ein Klang ohne Warnung ich weiss nur, es ist das Glück, es kommt auf meinen Weg!
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi. Biliyorum ki, talih bana göründü.Když najednou přichází nějaký zvuk bez varování, vím hned, že šťastná chvíle nastává!
İşte, şimdi birdenbire bir ses geldi. Biliyorum ki, talih bana göründü.И изведнъж дочувам аз звуци, мисля си - щастието ми е дошло!
İyi talihimiz ise insan forumuna sahip olmamız. Bu farkındalığın nasıl oynadığıdırUna maduración hacia estados más y más profundos de belleza y vida, abrazándolo todo; abarcándolo todo.
İyi talihimiz ise insan forumuna sahip olmamız.Ceci est un magnifique adoucissement de la conscience.
İyi talihimiz ise insan forumuna sahip olmamız.Tým šťastím je mať ľudskú podobu.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Bogstavelig talt, en person som ikke var blevet velsignet af heldet.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Chính xác hơn, một ai đó khi không được ban phát vận may, là một người không may.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Dobesedno nekdo, ki ni bil blagoslovljen s srečo, nesrečnež.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Doslova jako někoho, kdo neměl štěstí -- nešťastníka.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Doslovne, niekto, komu štastie nedožičilo, nešťastník.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Dosłownie, ktoś kto nie jest błogosławiony przez los, nieszczęśliwy
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Iemand die letterlijk niet door het fortuin was gezegend, een onfortuinlijke.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.În traducere literară, cineva care nu se bucură de norocul de a avea avere, un ghinionist.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Kirjaimellisesti sellaiseksi, jota ei oltu siunattu hyvällä onnella.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.글자 그대로 행운의 축복을 받지 못한 불행한 사람이란 거죠.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Letteramente, qualcuno che non era stato baciato dalla fortuna, uno sfortunato.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Literalmente, alguém que não tinha sido abençoado pela fortuna.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.literalmente, alguien que no ha sido bendecido por la fortuna, desafortunado.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Littéralement, quelqu'un qui n'a pas été béni par la chance, un malchanceux.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Misslyckandet blir desto mer totalt. I medeltidens England-
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Secara harafiah, orang yang tidak dikaruniai keberuntungan, malang.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Szó szerint, valaki, akinek nem volt szerencséje, egy szerencsétlen.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Wörtlich, jemanden, dem das Glück, das Schicksal, nicht hold war: ein Un-Glücklicher.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Κυριολεκτικά, ήταν κάποιος που δεν είχε την ευλογία της καλής μοίρας - ένας άτυχος.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Буквално човек, който не е благословен с късмет, неудачник.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Буквально, если ты не благословлен удачей, то ты — неудачник.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.Буквально - людина, яку не благословила доля, якій не щастить.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.באופן מילולי, מישהו שלא בורך על ידי הפורטונה, חסר מזל.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.حرفيا ،شخص لم ينعم عليه بالثروة , غير محظوظ.
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.現代では 特に米国では
Kendimi kutsanmış ve talihli buluyorum, 15 yıl önce cesaret gösterip또한 제가 감사하고 행운이라고 생각하는 것은 15년 전에 종신교수직을 제안받은
Kendimi kutsanmış ve talihli buluyorum, 15 yıl önce cesaret gösteripEt j'ai vraiment de la chance d'avoir eu il y a 15 ans