Ana içeriğe geç
Sözlük

takti ile cümle

takti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom müzik çalarını bilgisayarına taktı.Tom plugged his music player into his computer.
Tom eldivenlerini taktı.Tom put on his gloves.
Tom yine peruğunu taktı.Tom put his wig back on.
Tom kaskını geri taktı.Tom put his helmet back on.
Tom anahtarı kilide taktı.Tom put the key in the lock.
Tom sırt çantasını taktı.Tom put on his backpack.
Tom emniyet kemerini geri taktı.Tom put his seatbelt back on.
Tom gözlüğünü tekrar geri taktı.Tom put his goggles back on.
Tom yüzüğü Mary'nin parmağına taktı.Tom put the ring on Mary's finger.
Tom arabayı vitese taktı ve uzaklaştı.Tom put the car in gear and drove away.
Tom siyah takım elbisesini giydi ve beyaz kravatını taktı.Tom put on his black suit and white tie.
Tom kulaklıklarını tekrar taktı.Tom put his headphones back on.
Polis memuru Tom'a kelepçe taktı.The police officer put handcuffs on Tom.
Tom kol düğmelerini taktı.Tom put on his cufflinks.
Bu kravat tıpkı Tom'un taktığı gibi görünüyor.That tie looks just like the one Tom is wearing.
Bu, anneannemin taktığı yüzük.This is a ring my grandmother wore.
Tom bütün kapılarına yeni kilitler taktı.Tom put new locks on all his doors.
Sadece arabama yeni lastikler taktırdım.I've just had new tires put on my car.
Doğum günüm için bana verdiğin küpeleri taktım.I wore the earrings that you gave me for my birthday.
O eldivenlerini taktı.He put on his gloves.
Tom gözlük taktı.Tom wore glasses.
Ben kız kardeşime çelme taktım.I tripped my sister.
"Ben bir korkak mıyım yoksa taktisyen miyim?" "Taktisyen." "Elbette taktisyen.""Am I a coward or a tactician?" "Tactician." "Tactician, surely."
Tom bir güneş gözlüğü taktı.Tom put on a pair of sunglasses.
Kadınlar onun boynuna bir çelenk taktılar.The women put a garland round her neck.
Bazen taktiksel bir geri çekilme, korkaklık olarak yorumlanır.A tactical retreat is sometimes interpreted as cowardice.
Tom motoru çalıştırdı ve vitesi taktı.Tom started the engine and put it in gear.
Tom taktiğini değiştirdi.Tom changed his tactics.
Sana lakabını kim taktı?Who gave you your nickname?
Onu taktir ettim.I appreciated it.
Tom mesaja tekrar taktı.Tom looked at the message again.
Bir uçak gemisi ancak bir taktik nükleer silahla yok edilebilir.An aircraft carrier can only be destroyed with a tactical nuclear weapon.
Onun bir şapka taktığını hiç görmedim.I've never seen him wear a hat.
Futbol yöneticisi ayrıntılı bir yeni taktik denedi, ancak başarıya ulaşmadı.The football manager tried an elaborate new tactic but it didn't come off.
Mary sahte kirpikler taktı.Mary wore false eyelashes.
Tom hariç ailede herkes gözlük taktı.Everybody in the family wore glasses except for Tom.
O, yüzüğü parmağına taktı.She put the ring on her finger.
Mary yüzüğü parmağına taktı.Mary put the ring on her finger.
Tom çatısının üzerine güneş paneli taktırdı.Tom had solar panels installed on the roof of his house.
Tom iki ağaç arasına bir ip taktı.Tom strung a clothesline between the two trees.
Canımı dişime taktım.I gave it my all.
Canımızı dişimize taktık.We gave it our all.
Tom daha şık görünmek istediği için sahte gözlük taktığını kabul etti.Tom admitted that he wears fake glasses because he wants to look smarter.
Mary altın küpelerini taktı.Mary put on her gold earrings.
Dikiş makinesinin fişini taktın mı?Have you plugged in the sewing machine?
Kış lastiklerini taktın mı?Have you fitted your winter tyres?
Politikacı ne peruk ne de takma diş taktığını iddia etti.The politician claimed that he wore neither a wig nor false teeth.
Taktığın kravatı sevmiyorum.I dislike the tie you have on.
Mary kalp şeklinde bir gümüş madalyon taktı.Mary wore a silver locket in the shape of a heart.
Mary kalp şeklinde bir madalyon taktı.Mary wore a heart-shaped locket.
Mary gümüş madalyonu boynuna taktı.Mary put the silver locket around her neck.
Mary madalyonu boynuna taktı.Mary fastened the locket around her neck.
Taktığın kravatı beğenmiyorum.I don't like the tie that you're wearing.
Tom kahve makinesini prize taktı.Tom plugged in the coffee maker.
Sen SATA kablosunu farklı bir yuvaya taktın.You plugged the SATA cable to a different slot.
Dün bu kravatı taktım.I wore this tie yesterday.
Mary en sevdiği kolyesini taktı.Mary wore her favorite necklace.
Tom boynunun etrafına gümüş bir zincir taktı.Tom wore a silver chain around his neck.
Bu taktik hiç işe yaradı mı?Has this tactic ever worked?
Marilla o gün her zamanki gibi kilise için ametist broşunu taktı.Marilla wore her amethyst brooch to church that day as usual.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod