Tom gözlüklerini taktı.Tom put on his glasses.
Tom bir kravat taktı.Tom put on a tie.
Tom televizyonu prize taktı.Tom plugged in the TV.
Tom bilgisayarını prize taktı.Tom plugged in his computer.
Taktığım kolyeyi bana teyzem verdi.My aunt gave me the pendant I'm wearing.
Tom beni kafasına taktı.Tom hung up on me.
Yardımını gerçekten taktir ediyorum.I really appreciate all your help.
Lütfen emniyet kemerinizi taktığınızdan emin olunuz.Please make sure your seat belt is fastened.
Senin için yaptığım şeyleri asla taktir etmedin.You never appreciated the things I do for you.
Jeff, Kim'in bir doğum günü hediyesi olarak ona vermiş olduğu kravatı taktı.Jeff wore the tie Kim had given him for a birthday present.
Yarı yolda asla taktik değiştirme.Don't change horses in midstream.
Kimsenin taktığı yok.No one gives a shit.
Dün bir şapka taktım çünkü çok soğuktu.Yesterday I put on a hat as it was very cold.
Taktik işe yaradı.The tactic worked.
Hayattaki yegâne gizem, kamikaze pilotlarının neden kask taktığıdır.The only mystery in life is why the kamikaze pilots wore helmets.
Tom Mary'nin parmağına bir nişan yüzüğü taktı.Tom put an engagement ring on Mary's finger.
Tom köpeğine bir pire tasması taktı.Tom put a flea collar on his dog.
O bir silindir şapka ve bir tek gözlük taktı.He wore a top hat and a monocle.
Onu ne kadar taktir ettiğimi sana söyleyemem.I can't tell you how much I appreciate that.
Beni aramanı taktir ediyorum.I appreciate you looking out for me.
Onu taktir ediyorum.I appreciate that.
Bu şarkıyı iki gündür kafama taktım.I've had this song stuck in my head for two days!
O onların taktiği.That's their strategy.
Taktiklerimizi değiştirmek zorunda kaldık.We were forced to change our tactics.
O göğsüne kırmızı bir fular taktı.He wore a red sash across his chest.
Sen hiç bir kovboy şapkası taktın mı?Have you ever put on a cowboy's hat?
Tom'un bir kravat taktığını hiç görmedim.I've never seen Tom wearing a tie.
Tom elektrikli süpürgenin fişini taktı ve odayı temizlemeye başladı.Tom plugged in the vacuum cleaner and started vacuuming the room.
Tom'un peruk taktığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom wears a wig.
Tom ampulü taktı.Tom screwed in the light bulb.
Tom çengele bir solucan taktı.Tom put a worm on the hook.
Tom güneş gözlüğünü taktı.Tom put on his sunglasses.
Tom kulaklıklarını taktı.Tom put on his headphones.
Tom şapkasını taktı.Tom put on his hat.
Tom gözlüğünü taktı.Tom put on his goggles.
Tom kaskını taktı.Tom put on his helmet.
Kırmızı saçları var bu yüzden ona "Havuç" lakabını taktılar.She has red hair, so they gave her the nickname "Carrot".
Tom anahtarı kilide taktı ve onu çevirmeden önce bir süre bekledi.Tom put the key in the lock and paused a moment before he turned it.
Tom kulaklığını taktı, bu yüzden Mary'nin odaya girişini duymadı.Tom had his headphones on so he didn't hear Mary enter the room.
En son ne zaman Tom'un bir kravat taktığını gördün?When was the last time you saw Tom wear a tie?
Tom sözleşmeyi okumak için gözlüğünü taktı.Tom put on his glasses to read the contract.
Tom arabaya atladı ve onu vitese taktı.Tom hopped into the car and put it in gear.
Tom gözlüğünü buldu ve onu taktı.Tom found his glasses and put them on.
Tom arabayı vitese taktı.Tom put the car into gear.
Tom siyah bir peruk taktı.Tom put on a black wig.
Tom bir gaz maskesi taktı.Tom put on a gas mask.
Tom bir disk taktı.Tom inserted a disk.
Tom bir maske taktı.Tom wore a mask.
O onun taktiklerini anladığıma inanmadı.He did not believe that I understood his tactics.
Onun taktiklerini anlamadığıma inanmadı.She did not believe that I understood her tactics.
Tom gözlüğünü taktı ve kitabı açtı.Tom put on his glasses and opened the book.
Senin için yaptıklarımızı taktir etmiş gibi görünmüyorsun.You don't seem to appreciate what we've done for you.
Tom oltaya yem taktı.Tom baited the hook.
Tom gömleğini düğmeledi ve sonra kravatını taktı.Tom buttoned up his shirt and then put on his tie.
Tom Mary'nin bir alyans taktığını fark etti.Tom noticed that Mary was wearing a wedding ring.
Tom fişi prize taktı.Tom pushed the plug into the socket.
Tom lastik eldivenlerini taktı.Tom put on his rubber gloves.
Tom CD'yi kutusundan çıkardı ve onu çalara taktı.Tom took the CD from its case and inserted it in the player.
Tom mektubu okumak için gözlüğünü taktı.Tom put on his spectacles to read the letter.
Tom gözlüğünü tekrar taktı.Tom put his glasses back on.