Ana içeriğe geç
Sözlük

takti ile cümle

takti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Senin güdün taktire değer fakat eylemin değil.Your motive was admirable, but your action was not.
Biz onun yeteneğini taktir ediyoruz.We appreciate his talent.
Sigarayı bırakma kararını taktir ediyorum.I applaud your decision to quit smoking.
Herhangi bir yorum minnetle taktir edilecektir.Any comments will be gratefully appreciated.
Kadın bir inci kolye taktı.The lady wore a necklace of pearls.
Adam beline bir silah taktı.The man wore a gun on his hip.
Adam bir kaplan maskesi taktı.The man wore a mask of a tiger.
George köpeğine bir zincir taktı.George put a chain on the dog.
Jane annesinin taktığı gibi aynı kurdeleyi taktı.Jane wore the same ribbon as her mother did.
Ben senin düşünceliliğini taktir ediyorum.I appreciate your thoughtfulness.
Bu kolye Clara halanın taktığı kolyenin aynısı değil mi?Isn't this the same necklace that Aunt Clara wears?
Kapıya yeni bir kol taktım.I put a new handle to the door.
Yazı tahtasını görmek için gözlüklerimi taktım.I put on my glasses to see the blackboard.
Alıcıyı kulağıma taktım.I put the receiver to my ear.
Ona kelepçe taktım.I put handcuffs on him.
Onun yeni gözlük taktığını fark ettim.I noticed that she was wearing new glasses.
Başarının anahtarı olan dürüstlük söylenilmediği taktirde sürerIt goes without saying that honesty is the key to success.
Taktığın güzel bir kravat.That's a nice tie you're wearing.
Gözlerimi güneşten korumak için güneş gözlüğü taktım.I wore sunglasses to protect my eyes from the sun.
Eti buzdolabına koyun, aksi taktirde kokuşur.Put the meat in the refrigerator, or it will rot.
En azından onun iyiliğini taktir edebilirdin.You might at least have appreciated his kindness.
Çok parlak bir kravat taktı.He wore a very loud necktie.
Yüzüğü Mary'nin parmağına taktı.He put the ring on Mary's finger.
O, gözlük taktı.He wore glasses.
O, radyonun fişini taktı.He plugged in the radio.
O, çevreyi koruma hakkında taktire şayan bir konuşma yaptı.He made an admirable speech about protecting the environment.
Gözlüğünü taktı ve okumaya başladı.He put on his glasses and began to read.
O, römorku arabasına taktı.He attached the trailer to his car.
O, oltaya canlı yem taktı.He put live bait on a hook.
Gözlerini ultraviyole ışınlarından korumak için güneş gözlüğü taktı.He put on sunglasses to protect his eyes from ultraviolet rays.
O, kalp şeklinde küpeler taktı.She wore heart-shaped earrings.
O, gözlüğünü çıkardı ve kontak lenslerini taktı.She took off her glasses and put her contacts in.
Sol elinin üçüncü parmağına bir elmas yüzük taktı.She wore a diamond ring on her left third finger.
O, sınavı geçmek için canını dişine taktı.She made great efforts to pass the examination.
Gözlerini güneşten korumak için koyu renk gözlük taktı.She put on dark glasses to protect her eyes from the sun.
O koyu mavi bir eşarp taktı.She wore a dark blue scarf.
O, şapkasını taktı.She put on her hat.
O, hiç kimse onu tanımasın diye bir maske taktı.He wore a mask so no one would recognize him.
Tom modern sanatı taktir ediyor.Tom appreciates modern art.
Oltaya yem taktım.I put bait on the hook.
Evime güneş panelleri taktığımdan beri elektrik faturam yarı yarıya azaldı.Since I installed solar panels on my house, my energy bill has been cut in half.
Onun taktığı tılsım kötü ruhları uzaklaştırması gerekiyor.The talisman he's wearing is supposed to ward off evil spirits.
Dünya herkesin bir maske taktığı büyük bir balo.The world is a grand ball in which everyone wears a mask.
Şapkanı ters taktın.You've put your hat on backwards.
O, diş teli taktığından beri neredeyse onun gülümsemesini görmedim.Since she got her braces, I've hardly seen her smile.
Bu projeye kattığın çabanın farkındayım ve onu gerçekten taktir ediyorum.I realize the effort you have put into this project and I really appreciate it.
Bu taktığın çok tuhaf görünen bir bileklik.That's a pretty strange-looking bracelet you're wearing.
Tom aldığı eski gitara yeni teller taktı.Tom put new strings on the old guitar that he had just bought.
Tom okula gittiği bisiklete yeni pedallar taktı.Tom put new pedals on the bicycle that he rides to school.
Tom radyonun fişini taktı ve onu açtı.Tom plugged in the radio and turned it on.
Tom koltuğu ayarladı, anahtarı taktı, ve sonra uzaklaştı.Tom adjusted the seat, put in the key, and then drove away.
Tom Mary'nin parmağına elmas bir yüzük taktı.Tom put a diamond ring on Mary's finger.
Tom Mary'nin yeni bir bilezik taktığını fark etti.Tom noticed that Mary was wearing a new bracelet.
Tom hapishanede iken Mary'nin ona gönderdiği bütün mektupları taktir etti.Tom appreciated all the letters Mary sent him while he was in prison.
Tom nişan yüzüğünü Mary'nin parmağına taktı.Tom put the engagement ring on Mary's finger.
Tom, kırmızı ve beyaz çizgili kravat taktı.Tom wore a red and white striped tie.
Tom emniyet kemerini taktı.Tom fastened his seatbelt.
Taktığın kravattan nefret ediyorum.I hate the tie you're wearing.
Bir kravat taktığımdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've worn a tie.
Tom Mary'ye kafayı taktı.Tom was hung up on Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
takti ile cümle - takti kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App