Ana içeriğe geç
Sözlük

takti ile cümle

takti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir general ve 13 albaya madalya taktı.مهندس وكابتن متقاعد من ثلاث بعثات سابقة.
Bu taktiksel yenilik Osmanlı tarzı savaş biçiminin 18. yüzyıla değin temelini oluşturur.أصبحت هذه الفكرة التكتيكية حجر الأساس في الخطط العثمانية الحربية حتى القرن الثامن عشر.
LGBT ile AIDS eylemci grupları 1990'lar ve ötesinde zape benzer taktikler kullanmayı devam ettiler.Os grupos de ativistas LGBT e do SIDA continuaram a usar táticas tipo zap até à década de 1990.
Prusya'nın güçlü-silahlı taktiklerine diğer sosyal ve politik gruplarda da muhalefet oluştu.A oposição às fortes tácticas armadas da Prússia, estendia-se a outros grupos sociais e políticos.
Bu yüksek baskılı ortamda piyade silah ve taktikleri hızla gelişti.Neste ambiente de alta pressão, os braços de infantaria e as táticas desenvolveram-se rapidamente.
Strateji video oyunları, stratejik, taktiksel ve bazen lojistik zorlukları ve keşifleri vurgular.Os jogos enfatizam a estratégia, tática e algumas vezes desafios lógísticos.
Bombacı taktiklerinden birisi "Tedder Halısı" olarak bilinirdi.Uma de suas táticas de bombardeio ficou conhecida como "Tapete de Tedder".
Koşullara bağlı olarak bir dizi farklılık ile diğer taktik ve karşı taktikler mevcuttu.Eram usadas uma série de variantes e outras táticas e contra-táticas, dependendo das circunstâncias.
Vasa deniz savaşı taktiklerinin değişmekte olduğu bir dönemde inşa edilmiştir.O Vasa foi construído em uma época de transição das táticas militares.
Ordunun tek taktiği vardı.Este regimento tinha um único batalhão.
Stratejik bombardımana ek olarak taktik görevler için de kullanılabilmektedir.Os bombardeiros estratégicos podem em alguns casos ser usados para missões táticas.
Albümün adı annesinin Anastacia'ya taktığı isimden geliyor.O título do álbum têm origem num apelido que a mãe de Anastacia a chamava.
Vurgu, taktik baskın ve tersine düşman tarafından hazırlıksız yakalanmamak üzerine kurulmuştu.Era dado ênfase a lograr surpresa tática e, reciprocamente, a evitar ser apanhado de surpresa pelo inimigo.
Savaş hattı, deniz savaşlarında, bir deniz filosu gemisinin uçtan uca bir çizgi oluşturduğu bir taktiktir.Em guerra naval, a linha de batalha é uma tática em que os navios da frota formam uma linha do início ao fim.
Bu zamana kadar Roma deniz taktikleri de gelişme göstermişti.Naquele então, as táticas navais da República Romana melhoraram muito.
Sezar'a karşı üç kez yenilmiş olan Vercingetorix taktik değiştirmeye karar vermişti.Vercingetórix, ciente de que já havia sido derrotado por três vezes, decidiu mudar de estratégia.
Bu taktik Scipio’nun o yıl içinde sonuç alıcı bir savaş yapma planını bozar.Esta estratégia foi frustrada com a estratégia de Cipião de forçar uma batalha decisiva desse mesmo ano.
Fakat üçkağıtçılık başlayınca, gizem derinleşir ve taktikler daha fena hale gelir.Mas quando ele se mata, as coisas se complicam, e as manobras se tornam mais desesperadas.
Stormy, filmlerinde genellikle partnerine prezarvetif taktırmıştır.Shyamalan costuma carregar seus filmes com uma seriedade excessiva.
Neden ona başörtüsü taktırmıyorsun?O que adianta mantê-lo?
Fakat bu şekildeki saldırı engelleme amaçlı savunma taktikleri Finlerin karşısında pek başarılı olamadı.Porém, eles foram capazes de defender com sucesso o título no No Way Out.
Taktik zaferler fiziki olgulardır; ama stratejik zafer manevi bir olgudur.A meta biológica é a sobrevivência, e a meta psicológica é a segurança.
Fabio Piamonte'yi Cage Rage 13'te mağlup ederek hafif ağır siklette kemeri beline taktı.Ele se tornou o Campeão Meio Pesado Britânico do Cage Rage ao derrotar Fabio Piamonte no Cage Rage 13.
Bombacı taktiklerinden birisi "Tedder Halısı" olarak bilinirdi.Een van zijn bommentactieken stond bekend als de “Tedder Carpet”.
Tezat olarak, Batıda, böylesine bir taktik olasılığı hiçbir zaman düşünülmeyecekti.In het Westen werd dat gezien als tactisch niet handig.
Neden ona başörtüsü taktırmıyorsun?Waarom heeft ze het aan Gerben verteld?
Ailesi ona İspanyolcada “Çinli” anlamına gelen “Chino” lakabını taktı.Als baby kreeg Moreno van zijn moeder de roepnaam 'Chino', wat 'Chinees' betekent in het Spaans.
Terk edilmiş plaj tabanlı çevre savunma taktikleri ve pervasız Banzai Saldırıları terk edildi.Het team rekende af met de verdediging op de stranden en de roekeloze banzai-aanvallen.
Onu bilenler onun çok kolayca taktikler bulup hiç zorluk çekmeden bunları uygulandığını belirtmişlerdir.Zij die hem kenden en van hem hielden zullen hem missen."
General Heinrici, Alman silahlı kuvvetlerindeki en iyi savunma taktik ustalarından biri olarak görülüyordu.Heinrici was een van beste verdedigers in het Duitse leger.
Bu taktik işe yaramadı.Deze tactiek mislukte.
Burada (Romanya) birliğin uyguladığı taktikler gelecekte NATO'nun Askeri Komisyonlarınca etüt edilecektir.Samen met troepen van NAVO-bondgenoten werden mariniers voortaan ingezet op de "flanken" van de NAVO.
Bu taktik tamamıyla Berohan Yasaları ile bütünleşmişti.Dit strenge optreden heeft alles te maken met het aangescherpte asielbeleid.
Ayrıca oyuncuların gol atmak için yeni taktiklere ihtiyaç duyacağı açıklandı.Tevens moet de speler gebruikmaken van tactieken om levels uit te kunnen spelen.
Nadiren de olsa bu taktik işe yaramaktadır.Reguliere legers gebruiken deze tactiek zelden.
Taktikleri, çoğu son birkaç adımda kazanılan ya da kaybedilen bu yarışlarda önemli rol oynar.In deze ronde kunnen veel punten worden gewonnen of verloren.
Carrera, sağ alt dudağını deldirdi ve oraya altın bir yüzük taktırdı.De oude man pakte een simpele gouden ring en maakte een inscriptie op de ring.
Taktik anlamda son derece başarılıdır.Zij slaagt daarin op een bijzonder bewonderenswaardige wijze.
Neden ona başörtüsü taktırmıyorsun?Czemu swą nadstawiasz pierś?
Görevi navigasyon, taktiktir.Odpowiada za nawigację i taktykę.
Strateji video oyunları, stratejik, taktiksel ve bazen lojistik zorlukları ve keşifleri vurgular.Gry strategiczne akcentują wyzwania o charakterze strategicznym, taktycznym, a czasami także logistycznym.
Zayiatın nedeni, yapılan taktiksel hatalardır.Z uwagi na pośpiech, popełniano błędy taktyczne.
Taktizmler, prefenderumlu davranışlarda kendini gösterir.Manifestują to, sami zachowując się w nieprzewidywalny sposób.
Worms, İngiliz şirketi Team17 tarafından geliştirilmiş top atışı taktiksel bilgisayar oyunları serisidir.Worms – seria gier strategicznych wyprodukowana przez brytyjską firmę Team17.
Ancak, öldürme taktiği her zaman devam etti yavaş yavaş genişletildi.Praktyka egzekucji była jednak kontynuowana i stopniowo rozszerzana.
Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi.Taktycznie bitwa nie przyniosła zwycięstwa żadnej ze stron.
Zayıf Taliban taktikleri saldırının etkilerini artırdı.Pogorszyło to zdolność operacyjną talibów.
Ianuarii ise bir müddet ters yöne gittikten sonra taktik sıraya geri döndürüldü.Pomyłka została szybko naprawiona, gdy Tom wróciła na plan.
Savaş taktikleri açısından, Heruliler kalkan ve kalın bir ceketten başka bir koruyucu zırh taşımazlardı.Przy ubiorze polowym żołnierze obrony narodowej nosili nie usztywnioną i bez ozdób czapkę rogatywkę ON.
Askerî taktikler de değiştirildi.Zmianom uległy również zadania batalionu.
Burada uygulanan taktiklerden biri, mendili kapıyormuş gibi yapıp almamaktır.Okazuje się, że futerał do którego nie pozwalał jej zajrzeć, służy jako walizka.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.Detta påverkade taktiska överväganden.
2005 yılında FIBA kokartı taktı.2005 lades bandet på is.
Taktikleri insanlara genellikle duygusal ve bazen de fiziksel acılar tattırmayı içerir.De orsakar vanligtvis mental, emotionell och ibland fysisk smärta.
Taktik anlamda son derece başarılıdır.Denna plan var, taktiskt sett, utmärkt.
Bu Filistinlilerin daha tehlikeli taktikler edinmelerine sebep oldu.Det gjorde det lätt för pilgrimer att nå den.
Eğer cezâlar uygun şekilde taktîr edilmezse insanlar nasıl hareket edeceklerini bilmezler.När uppfinningarna ska demonstreras går inte allt som det ska...
Batak, taktiğe dayalı bir iskambil oyunudur.Spelet är ett gruppbaserat skjutspel som fokuserar mycket på taktik.
Bu taktik işe yaramadı.Denna taktik var inte framgångsrik.
Mekteb-i Harbiye'de Askeri Taktik ve Strateji Öğretmenliği yaptı.Farbrodern tränade henne också i militär strategi och stridsteknik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod