Ana içeriğe geç
Sözlük

takti ile cümle

takti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fransa ordusu Grande Armée, Rus ordusu ile sayıca eşit olsa da taktiksel bir zafer elde etmiştir.I norra Italien hade den franska armén uppnått liknande segrar.
"Göğüslerine silikon taktırdı".Mitt hjärta höll på att hoppa ur min bröstkorg".
Cümbüş gövdesine tambur sapı taktı.Hon inledde sin handbollskarriär i IK Sävehof.
Ordunun tek taktiği vardı.Armén hade fältskärer.
Onun ekibi fiziksel olarak avantajlıdır ve Mr. Widmore'un da yardımıyla taktiksel olarak da avantajlıdırlar.Його команда має фізичні переваги і з допомогою містера Відмора, вони мають тактичну перевагу.
Bu taktiğe "Hack-a-Shaq" denir.Ця стратегія дістала назву хак-а-Шак.
Prusya'nın güçlü-silahlı taktiklerine diğer sosyal ve politik gruplarda da muhalefet oluştu.Опозиція до прусської тактики залізної руки виникла і серед інших соціальних і політичних груп.
Avrupa'da taktik nükleer silahlar bulunduran altı NATO üssünden biridir.Відомо, що на базі зберігається тактична ядерна зброя США.
Onun ruh hali ve savaş taktikleri asla tahmin edilemez.Проте їх військові організація та тактика невідомі.
Bu noktada Crysis taktik nişancı tarzına benzemeye başlar.Таким чином, Crysis стає схожий на тактичний шутер.
"Göğüslerine silikon taktırdı".Буквально «в грудях».
Neden ona başörtüsü taktırmıyorsun?Чому не надати йому повної переваги?
Kandırmak onların cani taktiklerinin başında gelirdi.Виникли початкові форми їх тактичної організації.
Yeni taktiği buna benzerdi, fakat uygulayış tarzını farklı kılmıştı.Ці теорії вводилися по-різному, але мали подібні властивості.
Buna karşın Almanlar wolfpack (Kurt Kapanı) denilen bir taktik geliştirmişlerdi.Тоді німецький генерал запропонував альтернативний метод, який отримав назву «тактика Гут'єра».
Bunların yanında geliştirilmiş taktik ve antrenman kontrolü de göze çarpmaktaydı.Від кожного з них він навчався певних тактичних навичок і тренерських хитрощів.
İttifak, birbiriyle oynama taktiklerini paylaşan oyunculardan oluşan bir gruptur.Це групи гравців, які діляться своїми стратегіями.
Bir kravat taktığımdan beri uzun zaman oldu.Давно я вже не одягав краватки.
23. Onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilah edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir.Ony nejsou nic než jména, kterými jste je vy a vaši otcové nazvali a o nichž neseslal Bůh žádné zplnomocnění.
Taktikleri oldukça basitti.Taktika byla jednoduchá.
Askerî taktikler de değiştirildi.Bojová formace byla též změněna.
Bu alanlarda taktik çok önemlidir.Taktika je v této hře mimořádně důležitá.
İki farklı ana çeşit NH90 üretilmiştir: Taktik Taşıma Helikopteri (TTH) ve NATO Firkateyn Helikopteri (NFH).Námořní varianta nese označení fregatní vrtulník NATO (NATO Frigate Helicopter) NFH.
Portekiz medyası kendisine "O Quinto Beatle" ("Beşinci Beatle") lakabını taktı.Představoval pro ně jistotu a zázemí, byl to “pátý Beatle”.
Nadiren de olsa bu taktik işe yaramaktadır.Tuto taktiku však používají jen zřídka.
Filmde gösterilen taktiklerin nükleer silahlara karşı gerçekten koruma sağlamadığı öne sürüldü.Film vzbudil debatu o tom, nakolik jsou jaderné elektrárny skutečně bezpečné .
Stratejik bombardımana ek olarak taktik görevler için de kullanılabilmektedir.S kanónovou výzbrojí mohly být využívány i pro taktické úkoly.
Bu, taktikle başarılabilir.Tato taktika mu vyšla.
Kendi taktiğiyle, diğer bir deyişle gizlice hazırlanmış bir planla vurulmuştu.Původně byla obehnána vyzděným příkopem, který byl zasypán.
Makedonya Falanksı Yunan savaş taktiklerinin çok önemli bir çeşididir.Makedonské vojenství velkou měrou čerpalo z vojenství řeckého.
Nötron bombası, teknik olarak gelişmiş bir taktik nükleer silahtır.Neutronová bomba je typ taktické jaderné zbraně, která ve zvýšené míře vyzařuje neutrony.
Serpina bu sefer oyun kızıştırma taktiğine başvurur.Juda tentokrát zvolil taktiku nechat první krok na nepříteli.
Buna karşın Almanlar wolfpack (Kurt Kapanı) denilen bir taktik geliştirmişlerdi.Angličané k eliminaci Bradmana vymysleli speciální taktiku zvanou „bodyline“.
Taktik nedenlerle kurulan bu fırka üç ay sonra kapatıldı.Pátrání po troskách byla ukončena zhruba po třech měsících.
Kolundaki sakatlık yüzünden kolluk taktı.Důvodem bylo poraněné rameno.
Takımına oyun taktiklerini o verir.Ona po hráčovi hází talíře.
2005 yılında FIBA kokartı taktı.Do roku 2005 se vařil ve Znojmě.
Onun iki taraf da tedbirlerini savsatarak zaman kazanma taktiklerine başvurdular.Dohoda však byla jen taktikou obou stran pro získání času.
Bozkır taktiği ile ilk önce geri çekilinirdi.V předvečer hlasování však tento maskot rezignoval.
Wehrmacht'ın en iyi savunma taktiklerinin ismi olmuştur.V řadách Wehrmachtu si vybudoval reputaci nejlepšího defenzivního generála.
Wehrmacht'ın en iyi savunma taktiklerinin ismi olmuştur.El a fost considerat cel mai bun tactician defensiv al Wehrmacht-ului.
Prusya'nın güçlü-silahlı taktiklerine diğer sosyal ve politik gruplarda da muhalefet oluştu.Opoziția față de tactica Prusiei a ieșit la iveală și în alte grupuri politice și sociale.
Strateji video oyunları, stratejik, taktiksel ve bazen lojistik zorlukları ve keşifleri vurgular.Ele pun accent pe provocări strategice, tactice, și uneori logistice.
Stratejik bombardımana ek olarak taktik görevler için de kullanılabilmektedir.Ele pot fi desigur folosite și pentru misiuni tactice, în câmpul de luptă.
İlk birkaç hafta içindeki Sovyet savunmasındaki taktik hatalar bir felakete neden oldu.Erorile tactice inițiale ale sovieticilor s-au dovedit catastrofale în primele săptămâni ale atacului german.
Prohorovka mevzileri birincil taktik hedefti.Gara Prohorovka era principala țintă a atacului.
Canlı bir biçimde silahlar, taktikler ve muharebeleri tasvir eder.Descrie în detaliu armele și tacticile folosite în bătălii.
"Lacrimosa"'nın son bölümü sekiz Taktik sonra kesilmişti ve eksik kalmıştı.Ultima parte a acestei secvențe, Lacrimosa, se întrerupe după primele opt măsuri.
General Heinrici, Alman silahlı kuvvetlerindeki en iyi savunma taktik ustalarından biri olarak görülüyordu.El era considerat cel mai bun tactician al defensivei din toată armata germană.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.Dar și aceasta era o tactică.
Taktik olarak, bu tanklar atılım tankı olarak istihdam edilmişlerdir.Cu această metodă tancurile învechite erau reînarmate pentru a fi utilizate ca vânători de tancuri.
Takımına oyun taktiklerini o verir.El pregătește masa echipei.
Yaklaşık olarak yüz yıldır tanklar ve zırh taktikleri birçok gelişimden geçmiştir.Tancul și tactica de luptă a blindatelor au suferit multe evoluții în ultimul secol.
Taktiksel bilgisi ve becerikli pasları onu oyunun en muhteşem oyuncularından biri yaptı.Averea ei, drepturile de succesiune au făcut-o una dintre cele mai atrăgătoare partide.
Diğer bir taktik ise göstermelik bir geri çekilme ve kaçma üzerine kuruluydu.Singurul loc unde el a refuzat să-și facă un tatuaj a fost pe spate.
Hiç kesmediği bıyığını tıraş etti ve sol gözüne de bant taktı.Glontele i-a sfărâmat maxilarul și l-a lăsat fără obrazul stâng.
23 onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilah edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir.Dintre părinții și fiii voștri, voi nu puteți ști care anume dintre ei vă sunt mai de folos pentru voi!
Termopylae Geçidi, taktik açıdan Grek savaş tarzı yönünden ideal bir durum sunmaktadır.A Thermopülai-szoros taktikailag is kiváló hely a görög harcászati módnak.
Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi.De ezek a taktikák egyik félnek sem hozhattak döntő győzelmet.
Hannibal başarılı bir taktikle Roma ordusunu Trasimenus gölü muharebesinde mağlup etti.Azonban Hannibalnak sikerült csapdát állítania a rómaiaknak a Trasimenus tó mellett.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod