Bu görev ona sağlam stratejik ve taktik savaş bilgisi sağladı.Así fue como ganó un gran conocimiento sobre tácticas y estrategia militar.
Hafif makineli tüfekler normal bir silah gibi veya bir taktiksel araç olarak da tanımlanabilir.Una ametralladora ligera puede ser identificada o por el arma o por su función táctica.
Bu ise oyuncuya taktik geliştirmede daha geniş bir esneklik sağlar.Esto le otorga una mayor estabilidad al trompo.
Görevi navigasyon, taktiktir.Construcción de naves y tablero táctico.
Lakap, normalde aileden birinin yahut bir arkadaşın taktığı isimdir.Por lo general, el nombre simplemente llega, de una revista o alguien diciendo algo.
İlk savunma kuşağı (taktik ya da dış) ilk (esas) ve ikinci savunma hatlarını kapsamaktaydı.Contra Defensa y Justicia marca sus primeros goles en su segunda etapa.
Taktik Savaş Gemisine yeniden atandı ve F-4D'yi tekrar uçurdu.La Armada había estudiado, pero rechazado, el F6D Missileer.
İllirya askerî taktikleri hakkında çok az şey bilinmektedir.Ben poco si sa delle tattiche illiriche.
Çağdaşları onu imparatorluğun en iyi taktisyeni olarak kabul ederler.I suoi contemporanei lo considerarono il miglior tattico dell'Impero.
Ailesi ona İspanyolcada “Çinli” anlamına gelen “Chino” lakabını taktı.Il Siciliano è stato adattato come Chino che significa "cinese" in spagnolo.
Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi.Ma queste tattiche non consentirono a nessuna delle due parti in causa di giungere ad una vittoria decisiva.
Berlin'deki sokak çatışmalarında kullanılan Alman taktikleri, üç etmen tarafından şekillendirilmiştir.La tattica prescelta dai tedeschi per la battaglia urbana di Berlino era dettata da tre considerazioni.
Vurkaç taktikleri Lich King'in işini gereğinden fazla zorlaştırıyordu."Sig.Tako, se vuole perdere King Kong deve premere ancora di più con la mano.
Banner Saga 3, Stoic Studio tarafından geliştirilen, taktiksel rol yapma oyunudur.The Banner Saga 3 è un videogioco di ruolo tattico sviluppato da Stoic.
Nadiren de olsa bu taktik işe yaramaktadır.Questa tattica si è spesso dimostrata valida.
Bu taktiksel olarak birçok kez daha mantıklı olabilir.Per questi ultimi occorre avere più punti logica possibili.
Zayiatın nedeni, yapılan taktiksel hatalardır.Il bombardamento si rivelò un tragico errore di tattica militare.
Zuko, bu adamı Aang'in peşine taktı.Zuko deve sfidare il suo esilio per seguire Aang.
General rütbesini kullanır.Ayrıca Zod yetenekli bir savaşçı ve taktikçidir.Oltre ai suoi eccezionali poteri, Jackie è anche un'abile combattente ed un'ottima tiratrice.
Alışılmışın dışında taktikleri bulunmaktadır.Brani tradizionali, eccetto dove indicato.
Taktiksel bilgisi ve becerikli pasları onu oyunun en muhteşem oyuncularından biri yaptı.I suoi poteri e le sue abilità la rendono una dei personaggi più forti del gioco.
Taktik zaferler fiziki olgulardır; ama stratejik zafer manevi bir olgudur.La crisi per i sovietici fu una vittoria tattica, ma una sconfitta strategica.
Bu görev ona sağlam stratejik ve taktik savaş bilgisi sağladı.Questo in parte spiega la loro strategia offensiva e tattica.
Bu taktik işe yaramadı.La tragedia non fu inutile.
Almanların bu taktiği İngilizler için yıkıcı olmuştur.L'esito fu catastrofico per gli angloamericani.
İttifak, birbiriyle oynama taktiklerini paylaşan oyunculardan oluşan bir gruptur.Le alleanze sono gruppi di giocatori che condividono le loro strategie sul gioco.
Klipte Wyatt Family'nin ormanı gösterilirken Rowan'ın bir koyun maskesi taktığı görüldü.Le vignette hanno mostrato le origini boschive della Wyatt Family e Rowan che indossava un maschera d'agnello.
Fenerbahçe taraftarı yüksek tekniği nedeniyle ona “Puşkaş Ergun” lakabını taktı.Si deve a lui lo studio del poliedro detto icosaedro rombico.
Guybrush yüzüğün lanetli olduğunu bilmemektedir ve Elaine yüzüğü taktığı anda altından bir heykele dönüşür.Sfortunatamente, l'anello porta una maledizione e trasforma Elaine in una statua d'oro.
M151A1D – Taktiksel nükleer modeli.Fi 156 A-1: modello di produzione iniziale.
Taktığın kravattan nefret ediyorum.Ненавижу галстук, который ты носишь.
Bir kravat taktığımdan beri uzun zaman oldu.Я давно не ношу галстук.
Evime güneş panelleri taktığımdan beri elektrik faturam yarı yarıya azaldı.Мой счёт за электроэнергию уменьшился вдвое с тех пор, как я установил солнечные батареи на своём доме.
Taktığın kravatı sevmiyorum.Мне не нравится галстук, который ты носишь.
Taktığın kravatı beğenmiyorum.Мне не нравится галстук, который ты носишь.
Daire kapısına isimlik taktırdık.Мы прикрепили табличку с именем к двери квартиры.
Onun ekibi fiziksel olarak avantajlıdır ve Mr. Widmore'un da yardımıyla taktiksel olarak da avantajlıdırlar.Его команда имеет физическое преимущество и с помощью мистера Уидмора, они имеют тактическое преимущество.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.Также это приводило к тактическим неудобствам.
"Göğüslerine silikon taktırdı".«Она дотронулась до меня своей грудью…».
İskender tarafından şerefle taktim edildi.Был посмертно награждён Германским орденом.
Bu, taktikle başarılabilir.Можно что-то тактично сказать.
Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi.Битва не принесла однозначной победы ни одной из сторон.
General Heinrici, Alman silahlı kuvvetlerindeki en iyi savunma taktik ustalarından biri olarak görülüyordu.Хейнрици был одним из лучших защитных тактиков в немецкой армии.
Persler'in önemli taktik üstünlükleri vardır.Высоты дают тактическое преимущество.
Bu görev ona sağlam stratejik ve taktik savaş bilgisi sağladı.Её задачи выполняет стратегическая и тактическая разведка.
Firaz'da Halid Mazhar'da uygulamış olduğu ayni taktiği uyarladı.В Фиразе Халид принял ту же тактику, как в битве Мазар.
Luzern taraftarları ona "Arnavutluk'un Messi'si" lakabını taktı.Фанаты «Люцерна» прозвали его «Албанским Месси».
Worms, İngiliz şirketi Team17 tarafından geliştirilmiş top atışı taktiksel bilgisayar oyunları serisidir.Worms — серия компьютерных аркадных игр английской компании «Team17».
Taktik zaferler fiziki olgulardır; ama stratejik zafer manevi bir olgudur.Разум — психологическая способность, тогда как рациональность — стратегия оптимизации.
Bu dönemde asıl sınıfı piyade olmasına rağmen süvari taktikleri üzerine çalıştı.С началом Великой Отечественной войны — в действующей армии, служил в пехотной роте.
Fransızlar Alman kaleciye Sevilla kasabı lakabını taktı.Затем немцы поставили к стене супругов Ульма.
MacGyver-vari taktiklerinin yardımıyla Jim için silah bulmayı başarmıştır.Найти добычу желтокианцам помог тостер Джимми.
Batak, taktiğe dayalı bir iskambil oyunudur.Игра представляет собой пошаговую тактическую ролевую игру.
Neden ona başörtüsü taktırmıyorsun?لماذا نزور الإمام.
Eski Roma ordusu taktik bakımından sınırlıydı ve bu dönemdeki varlığı esas olarak savunmaya yönelikti.وكان الجيش الروماني الأول محدودا تكتيكيا وموقفه من خلال هذه الفترة كان موقفا دفاعيا في الأساس.
General Heinrici, Alman silahlı kuvvetlerindeki en iyi savunma taktik ustalarından biri olarak görülüyordu.وكان هاينريكي واحدًا من أفضل المخططين الدفاعيين في الجيش الألماني.
Filo'larda Taktik Av pilotluğu yaptı.تم تدريب توسكيجي الطيارين في القاعدة.
Taktik anlamda zafer kazanan Fransız ordusu, binlerce asker ve 49 yüksek rütbeli subay kaybetti.وعلى الرغم من تحقيق فرنسا النصر بالمعركة إلا أن ثمنه كان غاليا بوفاة الألاف من الجنود و 49 ضابطا.
Bu taktikler ise birçok problemin çözümünde kullanılabilir."مع هذه العمليات الثلاث، يمكن حل العديد من مشاكل التقسيم العملية.)
Ancak iktidar bu anda "Millî Husumet Andı" adını taktı.فربما كانت الكا بالنسبة لهم ما نسميه الآن "النفس".