Ana içeriğe geç
Sözlük

taksi ile cümle

taksi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,Il mio tassista indiano è arrivato all'hotel W, ma gli avevo chiesto di portarmi allo Sheraton, e lui:
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,Mijn Indiase taxichauffeur daagde op bij de W. Ik vroeg hem om me naar het Sheraton te brengen.
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,Mój Hinduski taksówkarz podjechał pod hotel "W" a ja poprosiłem by mnie zabrał do Sheratona.
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,Můj indický taxikář se objevil u W a já jsem mu řekl, aby mě vzal do Sheratonu a on na to:
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,O meu motorista de táxi indiano apareceu no Hotel W e eu pedi-lhe para me levar ao Sheraton e ele respondeu:
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,Șoferul de taxi indian a apărut la hotelul W și l-am rugat să mă ducă la Sheraton.
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,Un taxista indio me recogió en la zona W y le pedí que me llevara al Sheraton, y me dijo:
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,인도 택시 기사가 W호텔에서 제 앞에 나타났죠. 제가 쉐라톤 호텔로 가달라고 하자,
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,Мой индиец-таксист приехал за мной в отель W, и я попросил его отвезти меня в Шератон.
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,נהג המונית ההודי שלי התייצב במלון ה"דבליו", וביקשתי ממנו שייקח אותי ל"שרתון",
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,سائق التاكسي الهندي جاء إلى فندق (W) وطلبت منه أن يأخذني إلى فندق الشيراتون ,
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,私は「シェラトン」までと目的地を告げました 「問題ありません」と彼は答えたんですが
İleride bir restaurant var. Taksi çağıracağım.Ada telepon disana, aku akan memanggil Taxi.
İleride bir restaurant var. Taksi çağıracağım.Il y a un restaurant là-bas, je vais appeler un taxi.
İleride bir restaurant var. Taksi çağıracağım.Nghe nói bên đó có một quán ăn, tôi định tới đó thuê chiếc xe, sao hả?
İleride bir restaurant var. Taksi çağıracağım.Van erre egy étterem, ahonnan hívhatok egy taxit.
İleride bir restaurant var. Taksi çağıracağım.Visto che laggių c'č un ristorante, vado a chiamare un taxi.
İleride bir restaurant var. Taksi çağıracağım.مطعم هناك لذلك أنا سأذهب لأتصل لتاكسي
İsrailli ve Filistinliler'in portre fotoğraflarını çekmeye karar verdik, taksi şöförü, avukat, aşçı...인물 사진을 찍기로 했습니다. 같은 직업을 가진 사람들의 사진을요. 택시 운전사, 변호사, 요리사.
İsrailli ve Filistinliler'in portre fotoğraflarını çekmeye karar verdik, taksi şöförü, avukat, aşçı...Palestínčanov a Izraelov ako robia tie isté práce -- taxikár, právnik, kuchár.
İsrailli ve Filistinliler'in portre fotoğraflarını çekmeye karar verdik, taksi şöförü, avukat, aşçı...Palestinců a Izraelců, kteří dělali ta samá zaměstnání -- taxikář, právník, kuchaři.
İsrailli ve Filistinliler'in portre fotoğraflarını çekmeye karar verdik, taksi şöförü, avukat, aşçı...Palestyńczyków i Izraelitów wykonujących te same zawody -- taksówkarzy, prawników, kucharzy.
İsrailli ve Filistinliler'in portre fotoğraflarını çekmeye karar verdik, taksi şöförü, avukat, aşçı...Παλαιστινίων και Ισραηλινών που έκαναν τις ίδιες δουλειές -- οδηγός ταξί, δικηγόρος, μάγειρες.
İsrailli ve Filistinliler'in portre fotoğraflarını çekmeye karar verdik, taksi şöförü, avukat, aşçı...של פלסטינאים וישראלים שעוסקים באותו המקצוע -- נהגי מונית, עורכי דין, טבחים.
İsrailli ve Filistinliler'in portre fotoğraflarını çekmeye karar verdik, taksi şöförü, avukat, aşçı...للفلسطينيين والاسرائليين الذين يمارسون نفس الأعمال-- سائقو التاكسي, المحامين, الطهاة.
İsrailli ve Filistinliler'in portre fotoğraflarını çekmeye karar verdik, taksi şöförü, avukat, aşçı...ポートレイトを撮ることにしました タクシー運転手 弁護士 料理人などです 必ず表情を作るようにお願いしました
İsrailli ve Filistinliler'in portre fotoğraflarını çekmeye karar verdik, taksi şöförü, avukat, aşçı...主角系從事同樣職業嘅 巴勒斯坦人同以色列人 -- 有的士司機、律師、同埋有廚師 --
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, duhovnik in voznik taksija... živi tukaj že večino svojega življenja.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin é um sacerdote e taxista... ...morou aqui a maior parte da sua vida.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, ksiądz i taksówkarz przeżył tu większość życia
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, pap és taxisofőr élete nagy részét itt élte le.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, pendeta dan supir taksi tinggal di sini sebagian besar hidupnya
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, präst och taxichaufför, har bott här större delen av sitt liv.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfín, Priester und Taxifahrer, lebt schon fast sein ganzes Leben hier.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, un prete tassista, ha vissuto qui per gran parte della sua vita.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Kňaz a taxikár Juan Delfin tu žije väčšinu svojho života.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Ο Χουάν Ντελφίν, ιερέας και ταξιτζής, έζησε εδώ σχεδόν όλη του τη ζωή.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Хуан Делфин, свещеник и таксиметров шофьор, живее тук почти цял живот.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Хуан Дельфин, священник и таксист, живет здесь большую часть своей жизни.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.,חואן דלפין, כומר ונהג מונית .חי כאן את רוב חייו
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.ヴィラインジェロ 北部エル·アルトの墓地です
(Kahkaha) Taksi şoförleri bir iletişim aracına dönüştü.Los taxistas se convirtieron en un medio de comunicación.
Kazandýkça vereceđim iţte ođlum, taksit taksit.I will pay in installments.
Konuşmamı bitirmedim. Neden taksi tutmadın? Taksi tutup tutmaman, seni neden ilgilendirsin?Todavía no he terminado de hablar. - ¿Por qué no estás tomando un taxi? - ¿Qué contigo si tomo un taxi o no?
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Em họ tôi không có tiền đóng học, và nó rất thông minh tôi đã giúp nó
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.제 사촌은 매우 영리했지만, 학비가 떨어졌습니다. 저는 사촌의 수업료를 내주었습니다.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Kuzynce skończyły się pieniądze na czesne, jej też pomagałam.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Ma cousine ne pouvait plus payer son ecole, et elle est brillante donc j'ai paye son ecole
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Mia cugina finì i soldi per la sua retta scolastica, e lei è una tipa in gamba. Così le pagai io la retta.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Mijn nicht had geen geld en is heel slim. Ik betaalde haar schoolgeld.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Mi prima no tenía para las cuotas escolares y ella es brillante. Yo pagaba sus cuotas.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Verişoara mea nu avea bani pentru educaţie şi era foarte inteligentă. I-am plătit taxele şcolare.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Братовчедка ми нямаше пари за училищи такси, а тя е наистина умна. Плащах и нейните такси.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.לבת דודה שלי נגמר הכסף לבית הספר, והיא ממש חכמה. שילמתי את שכר הלימוד שלה.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.بنت عمي كانت قد تركت الدراسة بسبب الرسوم ، وهي طالبة ذكية جدا فكنت ادفع لها رسوم المدرسة .
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.学費を払いました いとこがエイズで亡くなると
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerCalcolare il proprio mutuo, essere scettici sulle statistiche governative, questi tipi di cose.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerCalcular os vossos empréstimos, olhar com cepticismo para as estatísticas governamentais, esse tipo de coisas.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerCalcular sus hipotecas, ser escéptico de las estadísticas del gobierno, esas cosas.
Mortgage taksitlerinizi hesaplamak için hükumetin resmi istatistiklerine kuşkuyla yaklaşabilmek gibi şeylerComprendre votre prêt bancaire, questionner les statistiques gouvernementales, ce genre de choses.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod