- Dedim ya. Neden taksi çağırmadın?Ti ho chiesto perchč non hai preso un taxi?
- Dedim ya. Neden taksi çağırmadın?Tôi đã nói rồi đó, tại sao cô không đi taxi?
- Dedim ya. Neden taksi çağırmadın?Попитах те защо не взе такси?
- Dedim ya. Neden taksi çağırmadın?Почему ты не взяла такси?
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.A chaque fois que quelqu'un prenait un taxi à Belfast, sans le savoir, finançait en fait l'IRA.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.Așa că, de fiecare dată când cineva urca într-un taxi în Belfast fără să știe, de fapt, finanța IRA.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.Así que cada vez que alguien se subía a un taxi en Belfast de hecho, estaba financiando al IRA sin saberlo.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.A więc każdy, kto wsiadał do taksówki w Belfaście, nawet o tym nie wiedząc, zasilał kasę IRA.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.Jedes Mal, wenn jemand in Belfast in ein Taxi einstieg, wurde ohne dessen Wissen die IRA finanziert.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.Quindi ogni volta che qualcuno prendeva un taxi a Belfast, senza saperlo finanziava l'IRA.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.Så hver eneste gang at nogen tog en taxi i Belfast, uden at vide det, støttede faktisk IRA.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.Zakaždým, keď niekto v Belfaste išiel taxíkom, bez toho, aby o tom vedel, financoval IRA.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.Така че, всеки път когато някой влезе в такси в Белфаст, без да го знае, всъщност, финансираше ИРА.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.Так, каждый раз, когда кто-нибудь садился в такси в Белфасте, он, сам того не ведая, финансировал ИРА.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin, IRA'nın finansmanına katkıda bulunuyordu.Так, кожен раз, коли хто-небудь сідав в таксі в Белфасті, він, сам того не усвідомлюючи, фінансував ІРА.
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin,그래서, 밸패스트에서 택시를 탈 때마다
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin,וכך, בכל פעם שמישהו נכנס למונית בבלפסט
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin,لذلك , كل مرة أي شخص يستعمل تاكسي في بلفاست
Dolayısıyla, Belfast'ta taksiye binen herkes, bilmeksizin,ベルファストでタクシーを利用するたびに 知らずにIRAに資金援助を
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var. O kadar büyük ki içinde taksiler var.Je tam nákupné centrum, Dubai Mall, ktoré je také veľké, že sú v ňom taxíky.
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." DemekBeh, così lei è sempre in cabina e io dico "Non vedo l'ora di prendere un po 'di tempo a parte."
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." DemekCuando se subió al taxi le dije "estoy deseando que nos separemos durante algún tiempo."
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." DemekEh bien, si elle est dans la cabine et je dis: "Je suis impatient de prendre un peu de temps d'intervalle."
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." DemekNun, so ist sie in die Kabine bekommen, und ich sage: "Ich freue mich darauf, etwas Zeit nehmen auseinander."
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." DemekНу, так что она становится в кабину и я говорю: "Я с нетерпением жду, чтобы принимать какое-то время врозь."
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." Demekحسنا، حتى انها الدخول في سيارة أجرة وأنا أقول "إنني أتطلع إلى أخذ بعض الوقت بعيدا."
Etrafta süzülen insanlar veya taksiler göremezsiniz, her şey yere düşecektir.그래서 공중에 떠다닐 수 있는 사람은 없죠. 모두 땅에 떨어집니다. 날아다니는 택시도 없습니다. 모두 땅에 떨어집니다.
Etrafta süzülen insanlar veya taksiler göremezsiniz, her şey yere düşecektir.Mennesker svæver eksempelvis ikke omkring over jordoverfladen. De falder ned. Du har aldrig set en taxi flyve.
Etrafta süzülen insanlar veya taksiler göremezsiniz, her şey yere düşecektir.No hay personas que puedan flotar, caerán. No hay taxis que puedan flotar, caerán.
Etrafta süzülen insanlar veya taksiler göremezsiniz, her şey yere düşecektir.Ta không có người có khả năng trôi nổi, họ sẽ rơi xuống. Ta không có taxi trôi nổi xung quanh, chúng sẽ rơi.
Etrafta süzülen insanlar veya taksiler göremezsiniz, her şey yere düşecektir.Tak samo ludzie nie unoszą się w powietrze. Mogą skakać, ale potem spadają. Ani nie latają taksówki.
Etrafta süzülen insanlar veya taksiler göremezsiniz, her şey yere düşecektir.כי אין לך אנשים כי הם מסוגלים פשוט לרחף, הם יפלו. אתה לא צריך נסיעה במוניות שצפות בסביבה, הם ייפול.
Etrafta süzülen insanlar veya taksiler göremezsiniz, her şey yere düşecektir.أن لم يكن لديك الشعب التي تستطيع أن تنقل فقط، أنها ستسقط لم يكن لديك الأجرة التي تطفو حول، أنهم سوف تقع
Evet, Doug beni taksi ile aldı... romantik bir yemeğe gittik... sonra şehri turladık.No. Doug odebrał mnie w taksówce... pojechaliśmy na romantyczną randkę... i spacerowaliśmy po mieście.
Evet, Doug beni taksi ile aldı... romantik bir yemeğe gittik... sonra şehri turladık.Sí. Dough me recogió en un taxi... salimos de cena romántica... luego paseamos por la ciudad.
Gerçekten mi! Taksi bulamadık. Bu nedenle lütfen gelip onu al.We konden geen taxi vinden. dus komt U alstublieft hier om haar op te halen.
Gerçekten mi! Taksi bulamadık. Bu nedenle lütfen gelip onu al.Мы не смогли поймать такси, поэтому, пожалуйста, приезжай и забери ее.
Gerçekten mi! Taksi bulamadık.Non siamo riusciti a trovare un taxi.
Gereken sektöre döndüğünüz zaman, fare imlecinizi dürbün iç taksimatınızın üzerine getirmelisiniz.Cuando hayas girado hacia el sector necesario, sitúa el cursor del ratón encima de la retícula.
Gereken sektöre döndüğünüz zaman, fare imlecinizi dürbün iç taksimatınızın üzerine getirmelisiniz.Jakmile jste se otočili směrem k potřebnému sektoru, musíte umístit kurzor myši na zaměřovač.
Gereken sektöre döndüğünüz zaman, fare imlecinizi dürbün iç taksimatınızın üzerine getirmelisiniz.Sobald ihr euch zum erforderlichen Sektor gedreht habt, platziert ihr euren Mauszeiger auf eurer Zielmarke.
Git ve bir taksi çağır.Une fois dehors, trouvez un taxi.
Hanımefendi... Taksiye mi benzettin?حقا انستي, هل تظنين ان هذا تاكسي؟
Hatta bir hız taksi gibi.A pesar de que un taxi velocidad.
Hatta bir hız taksi gibi.Même en conduisant vite.
Hatta bir hız taksi gibi.Mesmo como um táxi velocidade.
Hatta bir hız taksi gibi.Ngay cả khi tốc độ một xe taxi.
Hayır. Taksi arıyorum.Bárcsak már egy taxit látnék
Hayır. Taksi arıyorum.Μην στενοχωριέσαι θα καλέσω ταξί.
Hepsinin acelesi var... ...trenlere ve taksilere biniyorlar.Nem látnak. Sietnek. Utaznak vagy vonattal, vagy taxival
Hepsinin acelesi var... ...trenlere ve taksilere biniyorlar.Sie haben es eilig. Sie steigen in Züge oder Taxis.
Hepsinin acelesi var... ...trenlere ve taksilere biniyorlar.Sin verme, tienen prisa. Cogen trenes o taxis.
Hepsinin acelesi var... ...trenlere ve taksilere biniyorlar.Toţi se grăbesc, iau trenul sau un taxi.
Hepsinin acelesi var... ...trenlere ve taksilere biniyorlar.Všichni spěchají, sedají do vlaků, taxíků.
Hepsinin acelesi var... ...trenlere ve taksilere biniyorlar.Ze hebben allemaal haast, om een trein of een taxi te nemen...
Hepsinin acelesi var... ...trenlere ve taksilere biniyorlar.Βιάζονται όλοι τους, να προλάβουν τρένα και ταξί...
Hepsinin acelesi var... ...trenlere ve taksilere biniyorlar.Они спешат, они садятся на поезда или берут такси. Им есть, куда ехать, есть с кем повидаться.
Hepsinin acelesi var... ...trenlere ve taksilere biniyorlar.Те всички бързат, качват се на влакове, на таксита.
Her ay düzenli olarak aynı tutarda taksit ödediniz. Ve en son takside geldik.Poslední splátka bude velmi malý úrok a většina jistiny.
Hindistanlı taksi şöfürüm W'da (Otel adı) ortaya çıktı ve ben ona beni Sheraton'a götürmesini söyledim,Az indiai taxisofőröm megjelent a W-nél, megkértem, hogy vigyen el a Sheratonhoz, mire azt felelte: