Bu köye yaz mevsiminde uçak taksiler işletilmektedir.Mùa hè có xe ngựa chở du khách.
Daha sonra taksi şoförü olur.その後タクシー運転手になった。
(Dürzîler’de “Ûkkal” ve “Cühhal” diye bir nev’i taksimât yaparlar.付近には主にディンカ族とヌエル族が住むと考えられている。
New York'ta bir taksi şoförüdür.東京で個人タクシーの運転手をしている。
Taksi ile ulaşım mümkündür.タクシーの利用が可能。
Tilki, taksiye binip gider.くまタクシー、丸金タクシーが運行。
Bu durumda taksirle işlenen suçta ceza ağırlaştırılır.凌遅(りょうち) 罪人を寸刻みにする刑罰。
Taksiye binmenin belirli bir ücreti vardır.タクシーに乗るのとはわけが違う。
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)歴代落選作(書籍化作品)の書評
Ayrıca şehirde hizmet veren çok sayıda taksi şirketleri bulunmaktadır.また、市内には多くのタクシー会社がある。
Taksit taksit yok oluyoruz.タクシー乗り場をあらわす。
Taksim'den Beşiktaş'a inerken araya Gümüşsuyu denir.カプラーを現像液に含ませる場合を外式(そとしき)と言う。
Gelinini damat evine getirecek taksinin önüne hediye olarak el dokuması kilim bağlanır.彼らはアパートの母親に誓った通りにカフェの前に赤ん坊を残し、タクシーを拾い近くのホテルに入る。
Horwitz: Holden'ın bindiği taksinin şoförü.運転手:佐野史郎:トムが乗ったタクシーのドライバー。
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.島内に公共交通機関やタクシーはない。
Futboldan uzak kaldığı bu dönemde taksi şoförlüğü yapmıştı.若い頃は本物のタクシードライバーだった。
Türkiye'ye düşen bölümün taksitlendirme ile Fransız frangı olarak ödenmesine karar verildi.それはライン左岸一帯をフランスに割譲する代償としての同意であった。
Luce bir taksi tutmuş ve havaalanına doğru gitmektedir.父は、タクシーを呼び、あかりを空港へ向かわせ、自分は病院に向かう。
Havaalanın gitmek için bir taksi çağırir.空港の駐車場にタクシーが待機している。
Bu köye yaz mevsiminde uçak taksiler işletilmektedir.夏にはエアタクシーなどにも使われる。
Drew Carey:Aykroydun taksi müşterisi.佐々木:個人タクシー運転手。
Taksi sayılar konsept olarak çok kısıtlayıcı olmayan bir yapıya işaret etmesi açısından kullanılmaktadır.その論文は非決定性マシンという非常に貴重な概念を導入した。
Ayrıca deniz taksileri de mevcuttur.そのほか海上タクシーも運航している。
Ayrıca modelleri taksi ve limuzin olarak da kullanılır.タクシーもリムジン送迎となっている。
Adada 4 taksi ve motorsikletler kiralanabilir.観光には4人乗りの自転車、または小さな電気自動車を島の中で借りることが出来る。
Öykü bir sabah okula geç kalır ve taksiyle gitmek zorundadır.午前授業日は登校便のみ運転。
Sistem sizin nerede olduğunuzu anlayacak ve taksiyi oraya gönderecek.タクシーに乗り込んだら行き先を告げる。
Will taksinin gidişini seyreder.ウィル 第2話に登場する飛行機乗り。
Yukarda listelenmiş olan taksi sayıları arasında sadece Ta(1) ve Ta(2) küp kıstılı taksi sayıdırlar.先述したタクシー数の中では、Ta(1)とTa(2)だけがcubefreeなタクシー数である。
Bazı ülkelerde taksi gibi işlev görmektedir.タクシーのようにチャーターできる場合もある。
Taksi sistemi mevcuttur.タクシーが待機している。
Max Durocher (Jamie Foxx) Los Angeles'ta bir taksicidir.ジャック・ブルーノはラスベガスのタクシー運転手。
Filmde Fikret (Erkan Kolçak Köstendil) adlı bir taksicinin yaşadığı olaylar anlatılmaktadır.^ 映画「タクシー・ドライバー」を参考にしたものと思われる。
Takside işliyor.安全タクシーが担当。
Bunun dışında taksiler de vardır.また、タクシーもある。
Asıl mesleği dökümcülüktür, ancak taksi şoförlüğü de yapmıştır.会社のメカニックだが、本業はタクシードライバー。
Taksim'i yayalaştırdık, sana gerek kalmadı.石垣は撤去され遺構は残されていない。
Bu model özellikle taksi kullanımında tercih ediliyordu.主にタクシーとして用いることを前提に設計されている。
2003 yapımı Fransız aksiyon/komedi filmi Taksi 3'ün devam filmidir.『TAXi3』(タクシー・スリー)は、カーアクション・コメディーが中心のフランス映画『TAXi』の第三作である。
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.島上除計程車外並沒有其他公共交通工具。
Daha sonra taksi şoförü olur.現時,他是一名的士司機。
Bu nedenle bazı ülkelerde taksiler ve okul servisleri sarı renktedir.在美國,校車大多是黃色的。
Taksit taksit yok oluyoruz.中心的士命。
Taksiye binmenin belirli bir ücreti vardır.出租车纷纷提价。
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)發表《宗法考》(《東洋學報》)。
Taksi sistemi mevcuttur.现用现制。
Öykü bir sabah okula geç kalır ve taksiyle gitmek zorundadır.每天早晨,他騎馬進城上学。
Bayan Hudson, Sherlock'a kendisi için bir taksi beklediğini söyler.此時,房東哈德遜太太稱有一輛的士在門外等待歇洛克。
Tiran'da yerel ulaşım otobüs ve taksi ile yapılmaktadır.地拉那的當地交通工具主要是巴士或的士。
Efendimiz bir hadislerinde: ‘İki mü’min karşılaştıkları zaman, yüz rahmet aralarında taksim edilir.俏若日華(中)兩國的友誼能如吾等之君子之交,予堅信一千年一萬年之後的兩國之友誼,也定會攜手共進,和睦友善。
Fayton sürücüleri taksi şoförlerine dönüşür.現職為香港的士司機。
2002 yıllında Ford bu modeli taksicileri için satışa sundu.1912年,该城堡出售给一个私人业主。
Ehliyetsiz ve SRC belgesiz taksicilik yapılmaz.令人意外地沒有汽車駕照。
Ayrıca havalimanında taksiler ve araç kiralama firmaları hizmet vermektedir.此外,也可使用計程車或租車服務來往機場。
Binlerce Galatasaray taraftarı Taksim'de protesto yürüyüşü yaptı.数千名抗议者滞留在塔克西姆。
Winehouse'ın babası Mitchell taksi şoförü, annesi Janis (kızlık soyadı Seaton) eczacıdır.她的父親米切爾·懷恩豪斯(Mitchell "Mitch" Winehouse)是一名窗板安装工,後來從事出租車司機;而她母親珍妮絲(娘家姓“西頓”,Seaton)是一位藥劑師。
Taksici araç içinin ve dışının temizliğinden sorumludur.列車長有負責瞭望和行車之責。
Toplu taşıma ve taksicilik oldukça düzenlidir.正殿、配殿格局十分规整。
Kasten yaralama ve taksirle yaralama olarak ikiye ayrılır.夫兩不相傷,故德交歸焉。
Taksiciler beden gücüyle çalışmaktadırlar.此局著重車卒運用技巧。