Şimdi yapının yerinde Taksim Gezi Parkı vardır.Un immeuble de bureaux se trouve maintenant à sa place.
Havaalanın gitmek için bir taksi çağırir.Elle veut commander un taxi par téléphone.
Eski idari taksimata göre Erzurum Kongresi'ne katılan delegeler.La première question débattue porte sur les représentants qui seraient admis à participer au congrès.
Okul, Taksim-Harbiye arasında Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunuyor.Elle est située devant la gare sur le cours de la République.
Bunun dışında taksiler de vardır.Il y a des taxis à disposition.
Eski Taksim Stadı'nın düzenlenmesinde emeği geçti.Le stade fut construit à la suite de la démolition de l'ancien stade de Taksim.
Sanatçı Paris'ten döndükten sonra İstanbul'da Taksim Tepebaşı Şehir Tiyatroları'nda dekoratörlük yaptı.Pour la première new-yorkaise, le compositeur avait ramené de Paris des klaxons de taxi.
1953 yılındaki arazi taksimi bölgesi aynı zamanda mahalleyi de belirlemiştir.En 1915, le même système électoral est mis en place au niveau local.
Daha sonra taksi şoförü olur.Il est ensuite chauffeur de taxi et barman.
Bazı ülkelerde taksi gibi işlev görmektedir.Beaucoup venaient en taxi.
Ahmet Mümtaz Taylan (İskender) — Mecnun'un taksi şoförü olan babasıdır.Iskender, père de Mecnun; Un chauffeur de taxi qui est fidèle à sa famille.
Taksim Dayanışma grubunun üyeleri iş makinalarının önüne geçerek daha fazla yıkım yapılmasını engelledi.Le mauvais travail de l'état-major empêche ses hommes d'avancer pendant plus d'une heure.
Taksi iki yolcu aldı.El taxi recogió dos pasajeros.
Neden bugün istasyonda taksi yok?¿Por qué hoy no hay ningún taxi en la estación?
Bir taksiye binelim.Cojamos un taxi.
O, müzeye taksiyle gitti.Ella fue al museo en taxi.
İstasyona taksiyle gitmek 20 dakikamı alacak.Tardo veinte minutos en ir en taxi a la estación.
Taksiyle tren istasyonuna ne kadar sürer?¿Cuánto se tarda en ir en taxi a la estación de tren?
Ben otele taksi ile gittim.Yo fui al hotel en taxi.
O taksiye bindi.Montó en el taxi.
Taksi geldi.Ha venido el taxi.
Nerede bir taksiye binebilirim?¿Dónde puedo coger un taxi?
Tom taksiden indi.Tom se bajó del taxi.
Ben bir taksi bekliyordum.Estaba esperando un taxi.
Ben taksi ile Kawagoe'ye gittim.Fui a Kawagoe en taxi.
İstasyona taksi ile gittim.Fui a la estación en taxi.
O, hastaneye gitmek için bir taksiye bindi.Cogió un taxi para ir al hospital.
O, istasyona gitmek için bir taksiye bindi.Cogió un taxi para ir a la estación.
Bence taksiyle gitmelisin.Creo que deberías ir en taxi.
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindim.Tomé un taxi para llegar allá a tiempo.
Yürümektense bir taksiye binmeyi tercih ederim.Prefiero tomar un taxi a caminar.
İstasyondan otele gitmek için taksiye bindim.Cogí el taxi para ir de la estación al hotel.
Bu şehirde bir taksiye binmek çok zor.Es muy difícil coger un taxi en esta ciudad.
Otobüs geç kaldığı için, taksiye bindim.Como el autobús se retrasaba, cogí un taxi.
Bir taksiye binelim mi?¿Cogemos un taxi?
Taksi şoförüne daha hızlı sürmesini söyle.Dile al taxista que conduzca más rápido.
Taksi nerede?¿Dónde está el taxi?
Tom taksiye bindi.Tom se metió en el taxi.
Bir taksiye ihtiyacım var.Necesito un taxi.
Tren istasyonu için bir taksiye bindim.Cogí un taxi hacia la estación de trenes.
Haftada bir ya da iki kez tren istasyonuna gitmek için taksiye binerim.Cojo el taxi una o dos veces a la semana para ir a la estación de tren.
O yer çok uzak, bu nedenle bir taksi tuttuk.Ese lugar estaba muy lejos, por eso cogimos un taxi.
Taksi pahalıdır.El taxi es caro.
Dışarıda bekleyen bir taksi var.Hay un taxi esperando fuera.
Taksi şoförü taksimetreyi açmayı unuttu.Al taxista se le olvidó conectar el taxímetro.
Taksiden inince ölü bir kedi gördüm.Vi un gato muerto al bajar del taxi.
Tren istasyonuna gitmek için bir taksiye binerim.Cojo un taxi para ir a la estación de tren.
Taksiler neden genelde sarı renkte?¿Por qué suelen ser amarillos los taxis?
Bu taksi sarı mı yoksa turkuaz mı?¿Este taxi es amarillo o turquesa?
Bu model özellikle taksi kullanımında tercih ediliyordu.Este modelo se usó principalmente como taxi.
Tilki, taksiye binip gider.En taxi o a pie.
Kasabada ve havalimanında taksiler bulunur.Los taxis están disponibles en la ciudad y en el aeropuerto.
Drew Carey:Aykroydun taksi müşterisi.Drew Carey como pasajero de taxi.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Aparte de los taxis, no hay ningún transporte público en la isla.
Tiran'da yerel ulaşım otobüs ve taksi ile yapılmaktadır.El transporte local en el interior de Tirana es el autobús y el taxi.
New York'ta bir taksi şoförüdür.Taxi de Nueva York.
Ayrıca şehirde hizmet veren çok sayıda taksi şirketleri bulunmaktadır.Hay además varias compañías de taxi operando en la ciudad.
Will taksinin gidişini seyreder.Will vuelve a meterse en el coche y continúa su viaje.
Öldüğünde Phoebe'ye onun taksisi ve apartman dairesi miras kalır.Después de la muerte de su abuela, Phoebe heredó su taxi amarillo y un apartamento en Nueva York.
Taksim (hukuk): Hukuk'ta kullanılan terim.Plazo legal: el que es impuesto por la Ley.