Sadece bu yıla özel,... ...hepimizin takmak istediği... yüzlerce Kony 2012 bilekliğimiz var.Hiện có hàng ngàn của vòng tay Kony 2012 rằng chúng tôi muốn tất cả mọi người để mặc năm nay chỉ.
Sadece bu yıla özel,... ...hepimizin takmak istediği... yüzlerce Kony 2012 bilekliğimiz var.Máme tisíce Kony 2012 náramků a chceme, aby je lidé nosili, jen letos.
Sadece bu yıla özel,... ...hepimizin takmak istediği... yüzlerce Kony 2012 bilekliğimiz var.Mamy tysiące bransoletek "Kony 2012", chcemy, żeby każdy je nosił, tylko w tym roku.
Sadece bu yıla özel,... ...hepimizin takmak istediği... yüzlerce Kony 2012 bilekliğimiz var.Temos milhares de pulseiras Kony 2012 Que queremos que todos usem Apenas este ano.
Sadece bu yıla özel,... ...hepimizin takmak istediği... yüzlerce Kony 2012 bilekliğimiz var.Több ezer Kony 2012 karkötőnk van, és azt akarjuk, hogy hordjátok őket csakis ebben az évben.
Sadece bu yıla özel,... ...hepimizin takmak istediği... yüzlerce Kony 2012 bilekliğimiz var.Vi har tusentals Kony 2012 armband som vi vill att alla ska ha på sig detta år endast
Sadece bu yıla özel,... ...hepimizin takmak istediği... yüzlerce Kony 2012 bilekliğimiz var.Vi har tusindvis af Kony 2012 armbånd at vi ønsker alle at bære dette år kun.
Sadece bu yıla özel,... ...hepimizin takmak istediği... yüzlerce Kony 2012 bilekliğimiz var.We hebben duizenden Kony 2012 armbanden dat willen wij iedereen om te dragen
Sadece bu yıla özel,... ...hepimizin takmak istediği... yüzlerce Kony 2012 bilekliğimiz var."יש לנו אלפי צמידי "קוני 2012 שאנחנו רוצים שכולם ילבשו .ורק השנה הזאת
Sadece bu yıla özel,... ...hepimizin takmak istediği... yüzlerce Kony 2012 bilekliğimiz var.لدينا الآلاف من أساور كوني 2012 التي نرغب من الجميع ارتدائها هذه السنة فقط
Sadece bu yıla özel,... ...hepimizin takmak istediği... yüzlerce Kony 2012 bilekliğimiz var.みんなに付けて欲しいし、 それは今年限り。 一つ一つのブレスレットにID番号がついていて、
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.Dziś, na Zachodzie polegamy na specjalistach przy dopasowywaniu aparatów słuchowych
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.En Occidente dependemos de técnicos altamente calificados para encajar estos audífonos.
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.Im Westen sind wir auf hochqualifizierte Techniker angewiesen, die diese Hörgeräte anpassen.
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.In het Westen rekenen we op hooggeschoolde technici om deze hoorapparaten aan te passen;
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.In Vest ne bazam pe tehnicieni bine pregatiti sa regleze aceste aparate de auz.
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.서구의 선진국에서는 그러한 보청기를 맞추기 위해서는 상당히 숙련된 기술자가 필요합니다
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.Maintenant, en occident on dépend de techniciens très entrainés pour installer ces aides auditives.
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.Na Západe sa spoliehame na kvalifikovaných technikov aby tieto pomôcky inštalovali.
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.Nell'occidente ci affidiamo a tecnici specializzati per installare questi apparecchi.
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.На Западе мы обращаемся к специалистам, которые могут поставить такие аппараты.
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.На Запад разчитаме на високообучени техници да поставят тези слухови апарати.
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.בארצות המערב אנחנו נסמכים על טכנאים מאומנים היטב שיתאימו את אמצעי העזר הללו.
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.في الغرب نعتمد على تقنيين على درجة عالية من التدريب لتصنيع هذه الأجهزة.
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.このような補聴器の調整はできません しかしインドなどの国々では、まずこのような専門家すら存在しません
Teğmen apoleti takmaktan ya da size taktırmaktansa... ...eve dönmeyi tercih ederim.Bil je odločilen pri zavzetju San Romána.
Teğmen apoleti takmaktan ya da size taktırmaktansa... ...eve dönmeyi tercih ederim.Radši půjdu domů, než abych nosil oficírský frčky. Nebo nechal tebe, aby jsi je nosil.
Teğmen apoleti takmaktan ya da size taktırmaktansa... ...eve dönmeyi tercih ederim.Spełnił decydującą rolę przy zajmowaniu San Román.
Teğmen apoleti takmaktan ya da size taktırmaktansa... ...eve dönmeyi tercih ederim.Θα πάω στο σπίτι αντί να φοράω του υπολοχαγού τα σύμβολα,... ...ή ασε να φοράει ένα.
Teğmen apoleti takmaktan ya da size taktırmaktansa... ...eve dönmeyi tercih ederim.По-добре да се прибера, отколкото лейтенантът да ми се съблича,... ...нека се потормози малко.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Ce n'est pas difficile d'imaginer de mettre la même chose sur le portable de quelqu'un.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Het zal nauwelijks moeilijker zijn om hetzelfde op een mobiele telefoon te bevestigen.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Jest ciężko wyobrazić sobie umieszczenie tej samej rzeczy na telefonie noszonym przez człowieka.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.이런 감지기를 휴대전화에 탑재하는 것을 상상하는 것은 결코 어렵지 않습니다.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.No es tan difícil imaginar hacer lo mismo con los teléfonos que portan las personas.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Non ci vuole molto a immaginare di mettere la stessa cosa sul telefono di una persona.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Nu e o exagerare să îţi imaginezi ataşarea acestora la un telefon purtat de o persoană.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.Не составит особого труда представить, как такой же датчик встраивается в чей-то телефон.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.זה ממש לא מופרך לדמייך את אותו דבר על טלפון הנישא על ידי אדם.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.إنه من الصعب تخيل وضع الشيئ نفسه على هاتف يحمله إنسان.
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.同じものを取り付けるというのは ここからすぐに想像できますね さて 携帯にセンサーを付けるという 考え方は新しいものではありません
Tüm yapman gereken kulağına bir muz takmak!Tout que tu dois faire est mettre une banane dans l'oreil!
Tüm yapman gereken kulağına bir muz takmak!Vše, co musíš udělat, je strčit si banán do ucha.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.우린 그냥 동물을 태그하고 집에 왔죠.그리고 알죠,우리 책상에 앉았고.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.We hoefden alleen het dier maar te labelen, gingen naar huis en... zaten achter ons bureau.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.Wir hingen den Tieren dafür einfach den Anhänger dran, gingen nach Hause und setzten uns hin.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.И дори не е трябвало... трябвало е само да маркираме животното, после се прибираме вкъщи и седим на бюрата си.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.Мы только пометили животное, а потом пошли домой и сели за стол.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.רק היינו צריכים לתייג את החייה ואז הלכנו הביתה ואתם יודעים, לשבת ליד השולחן.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.كان لدينا فقط لوضع علامة على الحيوان ثم ذهبنا المنزل وأعلم أنك، جلس في مكاتبنا.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.好都合なことに
Ve yaptıkları şey... ...bu çitlerdeki her kancaya bir işaret takmak.A išlo o to, že umiestnili varovné znamenie na každý jeden hrot plotu.
Ve yaptıkları şey... ...bu çitlerdeki her kancaya bir işaret takmak.Azt csinálták, hogy figyelmeztetéseket tettek minden szögre ezen a dróton.
Ve yaptıkları şey... ...bu çitlerdeki her kancaya bir işaret takmak.Ceea ce au făcut a fost să pună un semn de atenţionare pe fiecare ghimpe de pe acest gard.
Ve yaptıkları şey... ...bu çitlerdeki her kancaya bir işaret takmak.E o que eles fizeram foi colocar um sinal de aviso em cada uma das farpas desta cerca.
Ve yaptıkları şey... ...bu çitlerdeki her kancaya bir işaret takmak.Et ce qu'ils ont fait c'est mettre un panneau d'avertissement sur chaque barbelé de cette clôture.
Ve yaptıkları şey... ...bu çitlerdeki her kancaya bir işaret takmak.Hanno applicato una targhetta di avvertimento su ogni pezzetto di filo spinato di questo recinto.
Ve yaptıkları şey... ...bu çitlerdeki her kancaya bir işaret takmak.그리고 그들은 했던 일은, 이 펜스에 있는 줄 하나하나에 경고문구를 붙이는 것이었죠.
Ve yaptıkları şey... ...bu çitlerdeki her kancaya bir işaret takmak.Na każdym kolcu ogrodzenia umieścili ostrzeżenie.
Ve yaptıkları şey... ...bu çitlerdeki her kancaya bir işaret takmak.Udělali to, že dali varovný lísteček na každý osten na tomto plotě.