Tom genellikle şapka takmaz.Tom doesn't often wear a hat.
Tom her gün şapka takmaz.Tom doesn't wear a hat every day.
Neden kravat takmak istemiyorsun?Why don't you want to wear a tie?
Neden kravat takmak istemiyorsunuz?Why don't you want to wear a tie?
Kravat takmam gerekiyor mu?Do I need to wear a tie?
Kravat takmalı mıyım?Do I need to wear a tie?
Bir kravat takmayı unutma.Don't forget to wear a tie.
Ben ayakta durmayı kafama takmam.I don't mind standing.
Kafana takma.Don't let it get to you.
Neredeyse üç yıldır bu kravatı takmadım.I haven't worn this tie in almost three years.
Okuma gözlüğünü takma.I don't wear reading glasses.
Bu kravatı daha sık takmalıyım. Bugün çok iltifat aldım.I ought to wear this tie more often. I've gotten a lot of compliments today.
Bir şapka takmalıydım.I should've worn a hat.
Eldivenleri takmalıydım.I should've worn gloves.
Bence bir kravat takmalısın.I think you should wear a tie.
Bence bir kravat takmalısınız.I think you should wear a tie.
Tom bir kravat takması gerekip gerekmediğini sordu.Tom asked if he needed to wear a tie.
Eğer sen kafana takmazsan ben onu saklayacağım.I'll keep these if you don't mind.
Ben olsam kafamı çok takmazdım buna.I wouldn't read too much into it.
Genellikle saat takmam.I usually don't wear a watch.
Kravat takmayacağım.I'm not going to wear a tie.
Ben Tom'a yardım etmeyi kafama takmazdım.I wouldn't mind helping Tom.
Genellikle kravat takmam.I usually don't wear a tie.
Genellikle şapka takmam.I usually don't wear a hat.
Tom'a bir kravat takmasını söyledim.I told Tom to wear a tie.
John Doe anonim bir kişi için takma bir isimdir."John Doe" is a nickname for an anonymous person.
Tom'a yarın bir kravat takması gerektiğini söyle.Tell Tom that he needs to wear a tie tomorrow.
Birçok çocuk bisiklet kaskı takmaz.A lot of kids don't wear bicycle helmets.
Polis Tom'un dinleme cihazı takmasını istedi.The police asked Tom to wear a wire.
Tom bir alyans takmaz.Tom doesn't wear a wedding ring.
En azından bir kravat takmalısın.You should at least wear a tie.
Tom bir saat takmaz mı?Doesn't Tom ever wear a watch?
Maske takmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should wear masks.
Bir kravat takman gerekecek.You'll need to wear a tie.
O neden sizin takma adınız?Why is that your nickname?
Bir kemer takmayı unuttum.I forgot to wear a belt.
İş için takım elbise giyip kravat takmam gerekiyor.I am required to wear a suit and tie to work.
Çalışmak için takım elbise giymen ve kravat takman gerekiyor, değil mi?You are required to wear a suit and tie to work, aren't you?
Tom çalışmak için takım elbise giymek ve kravat takmak zorunda değil.Tom doesn't have to wear a suit and tie to work.
Çalışmak için takım elbise giymemiz ve kravat takmamız gerekiyor.We are required to wear a suit and tie to work.
Onların çalışmak için takım elbise giymesi ve kravat takması gerekiyor.They are required to wear a suit and tie to work.
Benim takma adım Tom.My nickname is Tom.
Benim takma adım Tom değil.My nickname isn't Tom.
Tom ona verdiği yüzüğü Mary'nin takmadığını fark etti.Tom noticed Mary wasn't wearing the ring he'd given her.
Tom gözlük takmaz.Tom doesn't wear glasses.
Ad etiketini takman gerekiyor.You supposed to be wearing your name tag.
O takma adı nasıl aldın?How did you get that nickname?
Kolumu kırdım, bu nedenle bütün hafta boyunca bandaj takmak zorundayım.I've broken my arm, so I have to wear a bandage for the whole week.
Tom takma adlara düşkün değil.Tom isn't fond of nicknames.
Tom masada Mary'nin bileziğini fark etti ve onu niçin takmadığını merak etti.Tom noticed Mary's bracelet on her desk and wondered why she wasn't wearing it.
Tom takma dişlerini çıkardı.Tom took out his false teeth.
Tom asla kravat takmaz.Tom never wears a tie.
Dün gece telefonumu şarja takmayı unuttum.I forgot to put my phone on the charger last night.
Geçen gece telefonumu şarja takmayı unuttum.I forgot to put my phone on the charger last night.
Tom Mary'nin hiç mücevher takmasını istemedi.Tom didn't want Mary to wear any jewelry.
Onlar sana henüz bir takma ad verdiler mi?Have they given you a nickname yet?
Tom yüzüğü Mary'nin parmağına takmaya çalıştı, ancak o, ona izin vermedi.Tom tried to put the ring on Mary's finger, but she wouldn't let him.
O takma sakal, değil mi?That's a fake beard, isn't it?
Tom John'un takma sakalını çekti.Tom yanked off John's fake beard.
Onun takma kirpikleri var.She has fake eyelashes.