Herucina takma adı muhtemelen kocasının asıl ikametgahından geliyordu.Herucina's nickname probably came from her husband's original residence.
Whittington'ı şok eden "Jane Finn" takma adını kullanmaktır.She uses the alias "Jane Finn", which shocks Whittington.
Sorokin takma adı altında iki yıl boyunca St. Petersburg'da muhasebeci olarak yaşadı.He lived in St. Petersburg for two years as an accountant under the pseudonym Sorokin.
Ayrıca birkaç yıl boyunca takma adla yazdı.He also wrote under a pseudonym for several years.
22 Ekim 1969, Münih) Çek-Avusturyalı yazar ve ressamdı.[1][2][3][4][5] Takma adı A. von Birnitz'di.(Pseudonym A. von Birnitz)[1]
Sanatçının takma adı 'Toma' genellikle ilk heceye vurgu yapılarak telaffuz edilir.Her artistic alias 'Toma' is usually pronounced with the emphasis on the first syllable.
Motorun dıştan takmalı, ön kenarlarında slatlar kullanılmaktadır.Outboard of the engine, slats are used on the leading edge.
1919'da Zdaneviç, İliazd takma adını benimsedi.Zdanevich in 1919 adopted the pseudonym Iliazd.
Bir funda sapı takmanın iyi şans getirdiğine inanılmaktadır.Wearing a sprig of heather is believed to bring good luck.
Samira Kaşıkçı, 'Arap Yarımadası'nın Kızı' olan Samirah takma adıyla yazdı.Samira Khashoggi wrote under the pseudonym Samirah, 'Daughter of the Arabian Peninsula'.
Anarşist gazete Ontwaking'e Edward Greene takma adıyla katkıda bulundu.[1]He contributed to the anarchist newspaper Ontwaking under the pseudonym Edward Greene.[2]
Takma zamanlaması, RİA'nın atılma riskini değiştirir. [1] [2] [3] [4] [5]Insertion timing changes the risk of IUD expulsion.[65][66][67][68][69]
Film, John Hughes (Edmond Dantès takma adıyla) ve Amy Holden Jones tarafından yazılmıştır.The film was written by John Hughes (under the pseudonym Edmond Dantès) and Amy Holden Jones.
Çoğunlukla Cbum takma adıyla anılır.He is often referred to by his nickname Cbum.
Kısa süre sonra "Diakos" veya Deacon takma adını benimsedi.Soon afterwards he adopted the pseudonym "Diakos", or Deacon.[citation needed]
Kleopatra, bilinmeyen bir yazar veya yazar grubu için bir takma addır.Cleopatra is a pseudonym for an unknown author or group of authors.
Girardengo sadece kısa boyluydu ve bu ona "Novi Runt" takma adını kazandırdı.[1]Girardengo was of only small stature and this earned him the nickname "The Novi Runt".[1]
Johannes Grasseus takma adı Chortalasseus, Arca arcani artificiosissimi de summis naturae mysteriis.Johannes Grasseus alias Chortalasseus, Arca arcani artificiosissimi de summis naturae mysteriis.
Kralın takma adı, demir kablo anlamına gelen Lopa-ukamea (veya Lopa-ʻaione) idi.His nickname was Lopa-ukamea (or Lopa-ʻaione), meaning iron cable.
Annesi duyduğu "Tippy Tippy Tin"[2] adlı ninni sebebiyle ona "Tipper" takma adını vermiştir.She was given the nickname "Tipper" by her mother, from a lullaby her mother had heard.
Heil, takma adını 15 yaşında kullanmaya başladı.Heil began using her alias at the age of 15.
Takma adı Aras nehrinin Azerice yazılışı olan Araz'dır.His pen name was Araz, the Azerbaijani spelling for the Aras river.
Soğuk Moskova kışlarında kendi başına şapka takmak en iyisidir.In den kalten Moskauer Wintern ist es am besten, eine Schapka auf dem Kopf zu haben.
Tom gözlük takmaz.Tom trägt keine Brille.
Küçük sorunları kafaya takmamalıyız.Über kleine Probleme sollten wir hinwegsehen.
Eldiven takmama rağmen parmaklarım üşüyordu.Obwohl ich Handschuhe angezogen hatte, habe ich an den Fingern gefroren.
Güney Dakota'nın takma adı The Mount Rushmore Statedir.Spitzname von South Dakota ist The Mount Rushmore State.
Takma adı "Iron Mike" (Demir Mike)'dır.Sein Spitzname lautet „Iron Mike“.
Fakat Kovalyov burununu yüzüne geri takmayı başaramaz.Kowaljow kann die Nase aber nicht wieder in seinem Gesicht befestigen.
Waldegård'ın takma adı "Walle"dir.Waldegårds Spitzname lautet „Walle“.
Şehre verilen takma ad ise Kabileler Şehri'dir (The City of the Tribes).Stadt Emsdetten (Hrsg.): Stadt Emsdetten.
Toplumun doğallığımıza cinsel roller ve tarifler takmalarını reddediyoruz.Wir lehnen den Versuch der Gesellschaft ab, uns sexuelle Rollen und Definitionen unserer Natur aufzuerlegen.
Michael Keatering takma adı ile natürist film 'Travelling Light'ı (1959) yönetti.Unter dem Pseudonym Michael Keatering führte Craven in dem Film Travelling Light (1959) Regie.
"Mösyö Kreşendo" takma adı ile anılır.Mit ihm erlosch der Name Estrées.
Golf oynarken sol elini kullandığından "Lefty" takma adını almıştır.Seinen Spitznamen „Lefty“ hatte er, weil er bei Würfelspiel die Würfel mit der linken Hand warf.
Takımın takma adı Les Lionceaux'dur.Danach werden die Spieler des Vereins auch les lionceaux genannt.
Takma adı olan "Lezley"i "lezbiyen" kelimesinden esinlenerek türetmiştir.Es ist abgeleitet von λἐξις, lexis, das Wort.
Takma adı Pompey'dir.Ihre Tante hieß ebenfalls Pompeia.
Kaspar Hauser, Peter Panter, Theobald Tiger ve Ignaz Wrobel adlı takma adlarla da yazılar yazmıştır.Er schrieb auch unter den Pseudonymen Kaspar Hauser, Peter Panter, Theobald Tiger und Ignaz Wrobel.
Hiçbir koşulda bir oyuncuyu tutmak, elle itmek ve çelme takmaya izin verilmez.In keinem Fall ist das Festhalten eines Spielers, Schieben mit den Händen oder Beinstellen erlaubt.
Takma ismi "The Godfather (Baba)"dır.Sein Spitzname ist The Godfather.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.Unter anderem machte er es zur Pflicht, dass Juden einen Gelben Fleck tragen mussten.
Arkadaşlarına takma ad takmayı çok sever.Doch der vergnügt sich mit seinen Kameraden.
Zamenhof eserini "Doktoro Esperanto" (Umut eden Doktor) takma adı ile imzalamıştır.Der Sprachgründer Zamenhof hat mit Esperanto auch eine „innere Idee“ (interna ideo) verbunden.
Bundan dolayı şehrin takma adı The Sunshine City'dir.Die Stadt nennt sich selbst gern The Sunshine Coast.
Üye kendi takma adını seçmekte özgürdür.In der Wahl ihrer Berufsbezeichnung sind sie frei.
Almanya futbol kulübü Schalke 04'ün takma adı, "Die Königsblauen" ("Kraliyet mavililer")'dir.Die Spieler des deutschen Fußballvereins FC Schalke 04 werden auch als „Die Knappen“ bezeichnet.
Mary Westmacott takma adıyla aşk romanları da yazmıştır.Unter dem Pseudonym Mary Westmacott schrieb sie außerdem sechs romantische Erzählungen.
"The Big Easy" takma adıyla anılmaktadır.Das brachte ihm den Spitznamen The Big Easy ein.
Luc Décygnes takma adıyla Le Canard enchaîné hiciv gazetesi için yazılar kaleme almıştır.Unter dem Pseudonym Luc Décygnes arbeitete er bei der Satirezeitung Le Canard enchaîné.
Arkadaşlarını taşa çevirmemek için güneş gözlüğü takmak zorundadır.Er trägt Sonnengläser, um zu verhindern, dass sich andere in Stein verwandeln, wenn er sie ansieht.
Babası takma isimler ile ilgili bir kitap verir.Sie gibt ihm einige Büchernamen mit auf den Weg.
Takaya takma bir isimdir; gerçek ismi halk tarafından bilinmemektedir.CUS ist ein Pseudonym, die Identität seiner Person ist nicht öffentlich bekannt.
Sarık takmak zorunlu değildir ancak sarık uzun saçı toplamak için çok kullanışlıdır.Die Haare des Rückenfells sind nicht lockig und überdecken die stachelartigen Haare kaum.
En belirgin özelliği saati takmaması gereken bir yere takmasıdır.Eine Besonderheit weist der Turm allerdings auf, er besitzt keine Uhr.
Anna takma bir adla Ritz'te oturmakta olup Will'i davet etmiştir.Erica macht sich mit Old Will auf die Suche nach dem Gürtel.
Takma ismi Dedalus'tur.Dort lautete sein Deckname Orlando.
Takma adı 'Küçük Rafa' anlamına gelir.Der Name hat die Bedeutung „kleine Robbe“.
Bu nedenle takma adı Demokrasi Askeri oldu.Das Ergebnis nannte sich Force démocrate.
Silah taşıma, rozet takma ve tutuklama yetkisine sahiptir.Sie verfügten über Durchsuchungs-, Vernehmungs-, und Festnahmekompetenzen und trugen Schusswaffen.