Ana içeriğe geç
Sözlük

takip ile cümle

takip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hemen takip eder ki Oğul henüz ortada yok iken, Baba hala Tanrı'ydı.Vtělením Bůh přestává být Otcem, nanebevstoupením přestává být Synem.
Takip eden iki yıl içinde on beş denizci daha yan etkilerden dolayı öldü.Nicméně cestou zemřely další dvě desítky vyčerpaných námořníků.
Comte'un takipçisidir.Pověst o Hraběcí kapli.
Takip eden yazda Demokrat aday George McGovern için başarısız olacak bir kampanya yürütmüşlerdir.Spolupracoval na neúspěšné kampani na úřad prezidenta George McGoverna.
Bunun ardından sinir uçlarından içeri giren virüs, sinir yolunu takip ederek merkezi sinir sistemine ulaşır.Aby to teď k Maggie stihli, musí se svézt nervovým impulsem.
Oyuncular kaç puan topladıklarını akıldan takip etmek zorundadırlar.Ostatní hráči si pak odečtou tolik bodů, kolik kolejí by ještě museli postavit, aby svá města spojili.
Bunu takip eden yıllarda şehir önemini kaybetmeye başladı.V následujících stoletích město ztratilo na významu.
Yayınlar FM, internet üzerinden veya DVB-C'den takip edilebilmektedir.Příjem rozhlasu je v možný i přes DVB-T, DVB-C a DVB-S.
Oslo Fjordu'nu takip ediyor ve Ljabru'de sonlanıyor.Temný pruh pokračuje přes Orla a končí v Hadonoši.
Takipçileri kendilerine kemetist demektedir.Obyvatelé sami sebe nazývají Lassany.
Takip eden ilk olimpiyatlar 1992 Olimpiyat Oyunları'ydı.Poslední velké závody absolvoval na olympijských hrách 1992.
Bir programı takip ederim.Programem provází konferenciér.
1988'de bu albümü Töre takip etti.V roce 1988 nahrála tato sestava album Leprosy.
Bunu takipen Bursa önlerine geldi.Tyto bakchanálie byly placeny jejich iniciátorem.
Beni birçok kulüp takip ediyordu.Prošla mnoha českými kluby.
Dikkatli bir şekilde bir süre takip ettikten sonra duruyor ve elbisesinin altında kıstırıyor.Udělají to, ale po chvíli se zase obléknou a cítí se trapně.
Fransız Devrimini takip eden dönemde Velletri isyan ederek Cumhuriyet ilan etti.Když revolucionáři vyhlásili Irskou republiku, byl Pearse prohlášen jejím prezidentem.
Bunu diğerleri takip etti ama hepsi savaş sırasında kayboldu.Tři byly ve válce ztraceny a ostatní po válce vyřazeny.
Thomas'ın, gizemli bir kadını görüp takip ettiği sahne, Regent Street'te çekilmiştir.Teta (Marie) se nějakým záhadným způsobem dověděla, že je u letectva.
Ian arkadan takip etmektedir.Jan utíká za ní.
Sonraları grup yabaniler tarafından takip edildi.Později pak byli nalezeni rozsápaní divokou zvěří.
21 milyondan fazla takipçileri vardır.Video vidělo přes 21 milionů lidí.
Bunu bir makalenin yazımı takip etti ve bu da Escher'a gönderildi.Rozhodla se proto autorovi článku napsat dopis a ten jej přeposlal rovnou Gardnerovi.
2001'den beri konuşmalar web üzerinden takip edilebilmiştir.V mobilních sítích je nasazována od roku 2001.
Onları sınıra kadar takip ettikten sonra, asayı zorla ellerinden alır.Jakmile se jejich roty ocitnou v pasti, je posila daleko.
Korngold'un senfonik film müziğinin takipçileri olmaktan kıvanç duyduklarını ifade ettikleri belirtilmektedir.Vysvětluje to tím, že hollywoodské filmy potřebují vysokou hlasitost hudby.
Bu gösterim kalite evi incelenirken daha rahat bir takip imkanı sağlar.Tato náplň vytvoří při explozi viditelný obláček, který usnadňuje sledování střelby.
Takip eden yılda evlendiler.Příštího roku se vzali.
Mafya ile başınız derde girerse takip etmek yerine önünüze mayın döşeyebilirler.Raději zamete problém pod koberec, než aby se s nimi utkal čelem.
İzleyen beş yıl, o ve takipçileri Guaimar'a tehdit oluşturdular.În următorii cinci ani, el și susținătorii săi nu au încetat să constituie o amenințare pentru Guaimar.
Astrafobik kişi gelebilecek fırtınaları önceden bilebilmek için haberleri dört gözle takip eder.O persoană astrafobie va fi atentă la știrile privind furtunile care se apropie.
Takip eden yıllarda Sovyetler'de Yahudilere ait bir özerk oblast fikri unutuldu.În anii care au urmat, ideea unei regiuni autonome evreiești a fost dată uitării.
Miller takipçilerinin ısrarlarına rağmen beklenen İkinci Geliş için hiçbir zaman kesin bir tarih duyurmadı.În ciuda dorinței adepților lui, Miller nu fixase la început o dată exactă a celei de a doua veniri.
CC (CSRC Count): (4 bit) sabit başlığı takip eden CSRC tanımlayıcılarının sayısını içerir.CC (patru biți) conține numărul identificatorului CSRC care îi urmează antetului fix.
Bunun yerine Speer, babası ve dedesinin izlerini takip ederek mimarlık okudu.În schimb, Speer a călcat pe urmele tatălui său și a bunicului său și a studiat arhitectura.
2001 yılında babasının izini takip etti ve Rennes'de devam etti.În 2001 el și-a urmat tatăl și a semnat cu Rennes.
Bunu takip eden hiddet tarihçiler tarafından Hohenzollern adaylığı olarak adlandırılmaktadır.Evenimentele ce au urmat au fost denumite de istorici candidatura Hohenzollern.
Korkunç bir takip başlamıştır.A urmat un scandal uriaș.
18 Haziran'da Prusyalı süvariler mağlup Fransızları takip ederek zaferi kesinleştirdiler.Cavaleria prusacă a urmărit pe francezii învinși în seara de 18 iunie, pecetluind victoria aliaților.
Bu single'ı, 1982'de yayınlanan ve grubun I.R.S. Records'taki ilk icrası olan Chronic Town EP'si takip etti.Singleul a fost urmat de EP-ul Chronic Town în 1982, prima lansare sub casa de discuri I.R.S. Records.
"Down Boy"u aynı yıl "Naughty Girl" single'ı takip etti.Recenzia discului single „Naughty Girl”.
Takip edilmesi kolaydır.Căutarea este foarte ușoară.
Leprikon da bir bisikletle onları takip eder.Bulma il urmeaza pe o motocicleta.
Bunu diğer Avrupa devletleri takip etti.Alte țări europene le-au urmat exemplul în curând.
Bunu, mekruhlardan sakınma takip eder.El este urmărit de la distanță de Friecke.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Gândul acesta mă urmărea zi și noapte.
Şarkılar jüriler tarafından titizlikle takip edilecektir.Artiștii sunt apoi notați de către juriu.
Bu nedenle daha küçük bir grup tarafından takip edildi ve finansal olarak daha başarısız oldu.Din aceasta cauză, el a avut un public mai redus și mai puțin succes financiar.
Bu metot okuyucuyu da kapsar çünkü okuyucu ipuçlarını kendi okuyarak öyküyü takip eder.Această metodă angajează, de asemenea, cititorul, care îl urmează pe detectiv prin citirea indiciilor.
Tutuklanmalarından sonra bunu, bir grubun açlık grevi takip etti.A murit ca urmare a unei greve a foamei în închisoare.
Dizi, çiftin tanışmalarını, aşık olmalarını ve evlenmelerini takip etmektedir.Băiatul și fata se cunosc, vorbesc, se plac, se îndrăgostesc și hotărăsc să se căsătorească.
Safkan Yahudiler ilk sürülenler olacaktı ve onları kırmalar (polukrovki) takip edecekti (31).Primele erau conduse de juzi (corespunzători Richterilor transilvăneni), iar cele din urmă de către pârcălabi.
Bunu takip eden asırlar boyunca halk Lüteranlığı seçti.La un ordin dat de el, cetățenii se organizau pe centurii.
Bu sırada isyancı birliklerce takip edilir.CIA continuă între timp să înarmeze luptătorii rebeli.
Bu tesis takip eden yıllarda sürekli büyütülür.Acest raport este de așteptat să continue să crească în mod constant în următorii ani.
Final maçını 17 milyondan fazla insan televizyondan takip etmiştir.Ultimul episod, în special, a fost urmărit de 17 milioane de telespectatori.
Ancak Tom onu takip eder ve yakalar.Atunci Richard l-a urmărit și l-a arestat.
Bu albümü yurtiçinde bir turne de takip etti.Lansarea albumului a fost urmată de un turneu național.
Önceden yazılmış olan qed editörünün takipçisi, standart UNIX editörü ed'i geliştirdi.Editorul de texte ed a fost editorul standard pentru sistemul de operare Unix.
Geronio da karısını takip etmektedir.Geronio îi spune soției sale să meargă acasă.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod