Araştırma yaparlar, Buffy de Spike'ı takip eder.Jako pierwsza dowiaduje się też, iż Buffy sypia ze Spike'm.
Bunu başka cinayetler de takip eder.Zapowiadał również kolejne morderstwa.
Takip edilme korkusu, iyi gitmeyen evlilik ilişkisini de yıprattı.To zabójstwo przyspieszyło tylko rozkład nieudanego małżeństwa.
Onlar eğriliği dikkate alarak başlangıç ve bitiş noktası arasındaki en kısa yolu takip ederler.Po utworzeniu grafu wyznacza się najkrótszą trasę od punktu początkowego do punktu końcowego.
Maçı tam 100.000 futbol sever tribünlerden takip etti.Mecz ten obejrzało 10 tysięcy piłkarskich fanów.
Alex de onu takip eder.Muzyk podąża za nią.
Müritleri birçok takipçi çekerek Avrupa'nın her yerinde sayısız Hasidik tarikatlar kurmuşlardır.Europejskie koncerty zgromadziły rekordowe ilości widzów w każdym z obiektów.
Köyün başlıca geliri yolcu taşımacılığı ve gümrükte evrak takipçiliğidir.Najważniejszym źródłem dochodów URE są środki z tytułu opłat za koncesje i licencje.
Ian arkadan takip etmektedir.Izabela – klon Iza.
Onu Don Giovanni ve Pasquariello görünmeden gizlice takip ederler.Komandor ginie, a Don Giovanni i Leporello uchodzą nierozpoznani.
Daha önceden de takip ediyorduk.Od tej pory był śledzony.
Bunu 1917 ABD takip etmiştir.W 1917 został w Stanach Zjednoczonych.
Ardından LA Direct Models ile sözleşme imzalaması takip etti.Hon skrev kontrakt med LA Direct Models.
Bunu konuşmalar, dualar, müzik ve her iki ulusun millî marşları takip etmiştir.Därefter följde tal, böner, musik och båda ländernas nationalsånger.
Ramsay, Kışyarı'na geri çekilir ve Jon, Wun Wun ve Tormund tarafından takip edilir.Ramsay retirerar till Vinterhed, men en hämndlysten Jon följer efter tillsammans med Wun Wun och Tormund.
Yaşamın başlangıcında başka tip bir metabolik yolun takip edilmiş olması muhtemeldir.Det är möjligt att någon annan form av metabol reaktionsväg kan ha använts när livet började.
Fransız Devrimi'ni takip eden dönemde Avusturya da Napolyon Savaşları'na katıldı.Efter franska revolutionen blev Österrike indraget i Napoleonkrigen.
Yoga uygulayan veya yoga felsefesini takip eden kişiye yogi ya da yogini adı verilir.Den som övar yoga eller följer yogafilosofin med engagemang kallas en yogi (man) eller yogini (kvinna).
Sovyet ajanları da Kristal Kafatası'nın peşinde sıcak takiptedir.Sovjetiska agenter jagar samtidigt kristalldödskallen i ett dunkelt syfte.
Picasa, her resim için anahtar kelimeleri takip etmek için picasa.ini dosyalarını kullanır.Picasa använder formatet picasa.ini för att hålla reda på sökord för varje bild.
Takip eden yıllar, onun ne kadar yetenekli olduğunu kanıtladı.Många år senare beskrev han hur storslaget han då upplevt målningen.
Okul çocukları bile fırlatılışları takip etmeye başladı, roketlerin maketlerini yapmak hobi oldu.Barnen följde uppskjutningarna i skolan, och modellraketer var en populär hobby.
28 Mayıs akşamına kadar tekil Rus gemileri Japonlar tarafından takip edilerek batırılır.Enskilda ryska fartyg jagades av den japanska flottan fram tills kvällen, den 28 maj.
Her adımımızı takip ediyorlar!De följer alla nedan.
NASA, IAU tarafından ortaya konulan yeni yönlendirmeyi takip edeceğini açıkladı.NASA har meddelat att de kommer utgå från de nya riktlinjer som tagits fram av IAU.
Yavru deve çok kısa süre içinde ayağa kalkıp annesini takip edebilir.Ungdjuren kan kort efter födelsen gå och följa sin moder.
Comte'un takipçisidir.Jean: Betjänt hos greven.
İlke 10 Şirketinizin felsefesini takip eden olağanüstü insanlar ve ekipler geliştirin.Utveckla människor och arbetslag som följer företagets filosofi.
Bu yüzden bütün hücreler aynı yolu takip ederler.Därefter åker alla i samma spår.
Hillary Clinton Obama'yı sonuna kadar az bir farkla takip ediyordu.Trots allt låg Clinton till slut knappt före Obama.
İlk olarak kente bir kişi göç eder ve sonrasında ise onu diğer kişiler takip eder.Du börjar i en stad men sen kan du flytta dig till andra städer.
O sıcak takip Kaptan Amerika ile, kaçar.Turligt nog träffar hon på Captain America.
Genellikle çocukları takip eder.Lyssna alltid på barnen.
Radyasyon Onkolojisi ve Tıbbi Onkoloji (Medikal Onkoloji), kanserli hastaların takip ve tedavisini yapar.Onkologiska klinikens uppgift är utredning och behandling av patienter med cancersjukdomar.
Bunu takip eden yılda Odense BK, turnuvayı Eriksen'in finalde attığı tek golle kazandı.Följande år vann OB turneringen efter att Eriksen gjort det enda målet i finalen.
Hane şeyler bevikna haline, ancak küçük çip Belle takip etmek uzakta fişleri.Hushållssakerna blir besvikna, men lille Chip smiter iväg för att följa efter Belle.
Balçığı inceledikten sonra Doktor, takip ettiği yaratığın bir öncü Dalek olduğunu anlar.Sedan rusade han ut och den första varelse han såg var en elefant.
Lyell ise Darwin'in fikirlerini ilgiyle takip ediyor, ama sonuçlarını göremiyordu.Lyell fängslades av Darwins spekulationer utan att inse deras omfattning.
Takipçileri genellikle şifa bulmak için dua ederler.Vanligtvis ber de troende rosenkransbönen.
İki supap da düşük kam profilini takip etmektedir.Två av dem visade spår av den förbjudna substansen.
Twitter'dan, takipçilerini Obama'ya oy vermeye davet etti.Sanningen att säga röstade Frank ändå på Obama.
Polanski'nin Apartman Üçlemesinin Repulsion ve Rosemary'nin Bebeği filmlerini takip eden son filmidir.Ingår i Polanskis trilogi av "lägenhetsfilmer", där Rosemary's Baby och Repulsion utgör de två första.
Cromwell modelini ileride az sayıda üretilen başarılı Comet tankı takip etti.Cromwell kom senare att ersättas av ett litet antal Comet-stridsvagnar.
Hemen takip eder ki Oğul henüz ortada yok iken, Baba hala Tanrı'ydı.Det har funnits en tid när Guds Son ännu inte skapats.
Takip eden yıllarda, Suhoy dünyaca tanınan uçakları tasarladı ve üretti.De följande åren konstruerade och anlade så Saipem det italienska gasnätet.
Poliksenes onları takip eder.Jaqoub följer efter dem.
Bu durumda tutulum, Güneş'in gökyüzü üzerinde takip ettiği görünen yıllık yol olarak da görülebilir.Ekliptikan är den tänkta bana på himlen som solen verkar flytta sig utmed under året.
Takip onu Gambit'e götürür.Han följer efter henne till Hollywood.
Sōka Gakkai Internationalin dünya çapında 192 ülkede 12 milyon takipçisi vardır.Enligt rörelsens egna uppgifter har den nu 12 miljoner medlemmar i 192 länder.
Tartışma, metinler ve filozofların takipçileri tarafından yapılmıştır.Frågan har särskilt avhandlats av religionsstiftare och filosofer.
Bu sırada takip ettikleri yola gonad yolu denilir.På vägen dit får man vada.
Tarafından takip etti.Se även jakträtt.
Konu takip edilmektedir.Frågan behandlas fortfarande av kommissionen.
Birkaç kardeşi de onu takip etti.Få personer åtföljde honom...
Helikopterin kontrolünü alarak takip eder.Flygplatsinspektören ser där över säkerhetsrutiner.
Sonrasın da Chimera onu takip etti.Quimby följde i hans spår.
Bu keşfi hemen bir ikincisi takip etti.Denna följdes snabbt av ytterligare två.
Bunu takip eden yıllarda şehir önemini kaybetmeye başladı.Under den följande tiden miste staden alltmer sin betydelse.
Çünkü onların yük takip kapasiteleri sınırlıdır.Däremot är dess färgåtergivningsförmåga väldigt begränsad.
Bundan sonra iki hafta boyunca annelerini takip ederler.Därefter lever de tillsammans med föräldrarna i två veckor till.