Ana içeriğe geç
Sözlük

takip ile cümle

takip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Program koruyucusu: Randevuları takip edebilme.Agenda de telefone Agenda de compromissos; Manter o controle de compromissos.
Ace Ventura Jr, babasının izini takip etmektedir.O seu filho , Gil Azevedo Marques, está a seguir os traços do pai .
Descartes gündemdeki konuları iyi takip ederdi.Delacroix se interessou também pelos temas políticos do momento.
Takip eden yıllar, onun ne kadar yetenekli olduğunu kanıtladı.Para ele, esta mostrava que ele tinha talento.
Claire, babasını takip eder.Will enfrenta seu pai.
Korkunç bir takip başlamıştır.Um tempo de perseguição seguiu-se.
Bunu takip eden süreçte itilaf devletleri de savaşta çeşitli kimyasallar kullanmaya başladılar.Enquanto isso, os dois lados trocaram acusações sobre o uso de armamentos químicos na guerra.
Ian arkadan takip etmektedir.Toto segue atrás.
Balhae ve Goryeo onu takip etmiştir.Kula e Maxima vão atrás dele.
Onun muazzam çalışmaları, ilmini takip edenlerde büyük bir merak uyandırmıştır.Serão emocionantes experiências de vida contadas por quem as viveu.
Takip eden olaylarda, çok sayıda can ve mal kaybı oluştu.No caso dos muras, o desejo por liberdade custou muitas vidas e sofrimentos.
Birkaç kardeşi de onu takip etti.Seu irmão a acompanhou.
Köpek kediyi ağacın etrafında takip ediyor.O cão caça o gato ao redor da árvore.
Lütfen beni takip etmeyi bırak.Por favor, pare de me seguir.
Onu 2009'da devam filmi OSS 117: Lost in Rio takip etti.In 2009 kwam er een vervolg van de film genaamd: OSS 117: Lost in Rio.
Kullanıcılar diğer kullanıcıların bloglarını takip edebilir.Gebruikers kunnen blogs van andere gebruikers volgen.
Eldest, Eragon'da bulunan birkaç önemli olayı takip ederek başlar.Oudste begint vlak na de belangrijke gebeurtenissen in Eragon.
“Yurdunuz arkadaşlar için buluşma yeri ve takip edilenler için bir sığınak olmuştur.”Er zal op aarde een tijdelijke woonplaats en levensonderhoud voor je zijn."
Bunun sonucunda takip eden 16 yıl boyunca depresyon ve fiziksel acılar ile savaştı.Als gevolg daarvan had hij gedurende de 16 daarop volgende jaren last van depressie en fysieke pijn.
Çantasını çalan serseriyi takip eder ve bulur.Die ziet echter dat de bandiet het koffertje steelt en gaat hem achterna.
28 Mayıs akşamına kadar tekil Rus gemileri Japonlar tarafından takip edilerek batırılır.Tot de avond van 28 mei 1905 werden individuele Russische schepen opgejaagd door de Japanners.
1961’de ECI Telecom kuruldu, 1962’de Tadiran ve Elron Electronik Endüstrisi, ECI Telekom’u takip etti.In 1961 werd ECI Telecom opgericht, in 1962 gevolgd door Tadiran en Elron Electronic Industries.
Takip eden yıllarda daha fazla yardım servisi düzenlendi.De erop volgende jaren werden meer noodhulpprojecten georganiseerd.
Takip eden müzakerelerin ardından Maximus'a Britanya krallığı verildi ve Octavius emekliye ayrıldı.Na onderhandelingen werd Maximus gekroond tot koning van de Britten, en Octavius ging met pensioen.
Beni birçok kulüp takip ediyordu.Hij coachte vele clubs.
Kevin ile birlikte yemek yemeye giderler ama ölüm onları takip etmektedir.Hij geeft toe samen met Kevin mensenvlees te hebben gegeten, en is klaar om te sterven.
Ayrıca radyo ve internetten de takip edilebilir.Radio en televisie zijn tevens via internet te beluisteren en te bekijken.
GoldSrc motorunun arkasından çıkan takipçisi ise Half-Life 2 yi destekleyen Source motoru olmuştur.De opvolger van GoldSrc is de Source engine die gebruikt wordt door Half-Life 2.
Videolar bu şekilde onun milyonlarca takipçisine ulaşmış oldu.Daarmee werden zijn video's uiteindelijk miljoenen keren bekeken.
Bölümün ismi, White Rabbit, "Alice Harikalar Diyarında"'ki Alice'in takip ettiği beyaz tavşanı ima etmektedir.Ze volgt de White Rabbit (het witte konijn) tot in Wonderland.
Alex de onu takip eder.Jack gaat hem achterna.
Bahsedilen takipçi kişi Lutz'dur.De man die de klacht aanhoort is Lucky Luke.
Fraunhofer çiftinin aksine, öncelikle bir negatif lensi pozitif bir lens takip eder.In tegenstelling tot het Fraunhoferdoublet is de eerste lens negatief en de tweede positief.
Böylece oyuncu savaş sahnelerini en ince ayrıntısına kadar takip edebilecek.De speler kan dan een lijst met hoogste scores bijhouden.
Bu ilişki yönelim (oryantasyon) ve uzaklık ilişkileri tarafından takip edilir.Deze werd opgevolgd door Contigo en la Distancia (Met jou in de verte).
I. Theodosius, Batı'da Honorius ve Doğu'da Arcadius adlı oğulları tarafından takip edilmiştir.Theodosius I werd opgevolgd door zijn zoons Honorius in het westen en Arcadius in het oosten van het Rijk.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."De soort is zowel overdag als ’s nachts waargenomen.
Bunları deniz samuru (arhnaq) takip eder.De opgroeiende vis zal dan stroomafwaarts trekken tot in zee.
Comte'un takipçisidir.Bram de Graaf.
Bunu başka cinayetler de takip eder.Daarna volgen er nog enkele moorden.
Okul çocukları bile fırlatılışları takip etmeye başladı, roketlerin maketlerini yapmak hobi oldu.Iedereen volgde de lanceringen en modelraketten bouwen werd een populaire hobby.
Onun örneğini takip edeceğim".Ik zal ze een voorbeeld laten zien.’
4004’ü, daha sonra, 1972’de, Dünya'nın ilk 8-bit mikroişlemcisi olan 8008 takip etti.In 1972 verscheen de 8008, de eerste 8 bit microprocessor ter wereld.
Oyun 1998 tarihli Metal Gear Solid oyununun doğrudan takipçisidir.Het spel is een uitgebreide versie van de PlayStation-bestseller uit 1998 Metal Gear Solid.
Bu arada Doktor ve Yaz, yaratığı takip etmeye çalışır.De ziener en beeldhouwer gaan vervolgens op zoek naar de geest in kwestie.
Bunu takip eden yılda ise aynı rolle Royal Opera House'da ilk sahneye çıkışını yaptı.Parallel aan die laatste functie speelde ze ook aan het Royal Opera House.
Onu 211 kişiyle Bekirli takip etmektedir.Vyšehněvice telt 211 inwoners.
Programın akışı skeçlerin birbirini sırayla takip etmesi şeklinde sağlanır.Het is aangeraden dat de scans elkaar kort opvolgen.
Akregator açık kaynak kodlu haber takipçisidir.Akregator is een opensource-feedreader.
Bunu parlamento tarafından çıkarılan çeşitli yasalar takip etti.Het uitvaardigen van door het parlement goedgekeurde wetten.
Takip eden yıl, Thomas More ve John Fisher bu yasaya göre yargılanarak idam edildiler.18: Thomas More en John Fisher worden heilig verklaard.
Takip edilmesi kolaydır.Het is gemakkelijk om te traceren.
Patronumu takip ederim.Verbergen voor de werkgever.
Korkunç bir takip başlamıştır.Een lange zoektocht begon.
İlk papaların dönemleri ve kimin kimi takip ettiği gerçek olarak elde bulunan belgelerden bilinmemektedir.Hoe lang zal het duren voordat de gevangenen ontdekken wie hij werkelijk is?
Eylem binlerce kişi tarafından Facebook'ta da takip ediliyor.Meer dan tienduizend mensen volgen hem op Twitter.
Sonraları grup yabaniler tarafından takip edildi.Elders worden de anderen achtervolgd door een groep monsters.
Komplocu grup onu takip etti.De Benda familie volgde hem.
Irak’ın sattığı petrolün çoğu Rusya tarafından alınmış, Rusya’yı Fransa takip etmiştir.Rusland ontving de meeste toestellen, gevolgd door de Oekraïne.
15 Ekim 2004’te Fransa’da bir Mirage 2000 keşif uçağı meçhul bir hava taşıtı tarafından takip edildi.In 1995 werd een Franse Mirage 2000 daar neergehaald door een luchtdoelraket.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod