Naha-Te'nin geçmişini Kung Fu'nun beş hayvan stiline kadar takip edebiliriz.أسلوب قتال ليه وولونغ هي كونغ فو مسمى: كونغ فو الحيوانات الخمسة.
Fırtınayı ani başlayan soğuk takip etti.بدأت الرياح تجزء العاصفة آنا تقريبا.
Takip edilme korkusu, iyi gitmeyen evlilik ilişkisini de yıprattı.أيا كان السبب، فإن مفاوضات الزواج وصلت إلى طريق مسدود.
Takip eden süreçte Lapua Hareketi feshedildi.خلال الربيع تم حل حركة لابوا.
Bunu takip eden günlerde durumu giderek kötüleşti.خلال الأيام القليلة التالية تدهورت حالته.
Takip eden yılın Ocak ayında ayrıldı.وقد غادر المفتشون البلاد في ديسمبر الماضى.
Azerbaycan'da Sovyet hakimiyeti kurulduğu zaman Azerbaycan Cumhuriyetinin yetkilileri takip ediliyorlardı.تم حظره في جمهورية أذربيجان خلال الحقبة السوفيتية.
Oyuncu, oyuncakların hareketlerini önündeki ekrandan takip eder.يتحرك اللاعب بواسطة أسهم توجد على الشاشة.
Dünyadaki kadın müzelerini ve girişimlerini takip etmektedir.وترصد الرابطة المتاحف والمبادرات المعنية بالمرأة في جميع أنحاء العالم.
Radarları aynı anda 100 hedefi takip edip aynı anda 12 hedefe kilitlenme yeteneğine sahiptir.رادار جديد قادر على تعقب 14 هدفا في وقت واحد في حين يجري قادرة على مهاجمة في وقت واحد 6 من هؤلاء.
İlk olarak kente bir kişi göç eder ve sonrasında ise onu diğer kişiler takip eder.كن أنت أول قاتليه، ثم يعقبك بقية الشعب.
Diğer kısaltmalar Friday Follow (#FF): Cuma ve takip kelimelerinin kısaltılmış halidir.وقد ذُكر الجرينش في الفيلم الجمعة بعد القادمة (Friday After Next).
Bu kuram, davayı takip yetkisi kurumunu da açıklayamamaktadır.كما لم يتم استدعاؤها من قبل وزارة العدل لشرح دورها.
Rusya, 12'si altın toplam 22 madalya ile ABD'yi takip etmektedir.تصدرت روسيا جدول الميداليات برصيد 22 ميدالية منها 7 ذهبية.
Oyun içerisindeki öykü, bu kapsamlı çizgiyi takip ediyor.ثمّ تتكرَّر اللّعبة متمحورةً حول هذه الأهداف المتتابعة على الخط.
Onun örneğini takip etmeliyiz.علينا أن نتّبع مثاله.
O, Tom'u takip edecek.هو يتعقب توم
Önceki Halleri </br> Halid bin Mohammed Al Qasimi Takip et onu </br> hiç kimseسبقه خالد بن محمد القاسمي ترتيب حكام الشارقة تبعه لا أحد
Onu 2009'da devam filmi OSS 117: Lost in Rio takip etti.Em 2009 ele interpretou outra vez OSS 117 no filme OSS 117: Lost in Rio.
"Spectre" ve "Force" parçaları 2015'i takip etti.As faixas "Spectre" e "Force" foram lançadas mais tarde em 2015.
Ülke dışında yaşayan Arjantinliler Arjantin Büyükelçiliği veya Konsolosluğunda aynı prosedürü takip etmelidir.Argentinos residentes no exterior devem seguir o mesmo procedimento no consulado argentino.
Takip eden iki yıl içinde on beş denizci daha yan etkilerden dolayı öldü.Ao longo de dois anos, outros 15 marinheiros morreram por efeitos subsequentes.
Tanrı'nın adı ile ilk ben saldıracağım ve siz cesaretle beni takip edeceksiniz.Eu vou atacar primeiro em nome de Deus e você seguirá minha bravura.
Kamera daha sonra eve gitmekte olan aile üyelerini takip eder.A câmera então segue os membros da família a caminho de casa.
Bunu bir yıl sonra onları daha 'synthpop' tarzında olan Licht takip etti.Isso foi seguido um ano mais tarde por Licht, que os levou numa direção mais "synthpop".
Antalas'ın adamları onların önünden kaçtı, Artabanes onları takip etmeyip, geri döndü.Os homens de Antalas fugiram diante dele, mas Artabanes não os perseguiu e voltou.
O sıcak takip Kaptan Amerika ile, kaçar.Ele foge, com o Capitão América em perseguição.
Ordusu nehri geçti ve on gün içinde birbirini takip eden üç muharebe yürüttü.O exército cruzou o rio e batalhou três vezes ao longo de dez dias.
Geleneğe göre, Suka’ya her gece farklı bir misafir girer ve ardından altı kişi onu takip eder.Segundo a tradição, a cada noite um convidado diferente entra na sucá seguido por outros seis.
Leia, Bail’in izini takip etti ve İmparatorluk Senatosu’nun en genç üyesi oldu.Leia seguiu os passos políticos de Bail, tornando-se o membro mais jovem do Senado Imperial.
Sasha ve Bob, Maggie'yi takip etmeye karar verir.Bob e Sasha decidem acompanhar Maggie.
Onun örneğini takip edeceğim".Seguirei o seu exemplo."
Bunu konuşmalar, dualar, müzik ve her iki ulusun millî marşları takip etmiştir.Seguiram-se discursos, orações, música e hinos nacionais das duas nações.
Tacitus'un anlattıklarına göre evlilikleri boyunca kocasını "sonu gelmeyen suçlamalarla takip etmişti".Tácito relata que, durante o casamento, "ela perseguiu o marido com incessantes acusações".
Beth daha sonra kendi başına ormana gider ve Daryl ise onu arkasından takip etmektedir.Ela então segue sozinha para dentro da floresta, com Daryl seguindo-a lentamente.
Carl sesin geldiği yöne doğru koşmaya başlar ve Rick ile Michonne onu takip eder.Carl atenta-se em direção ao som, com Rick e Michonne seguindo-o.
5 Aralık'ta, Aria 'Coliseum' adlı singleını yayınladılar sonrasında Baptism by Fire adlı albüm takip etti.Em 5 de dezembro, Aria lançou o single 'Coliseum' seguido pelo álbum Baptism by Fire.
Avrupa Merkez Bankası, euro banknotları ve madeni paralarının dolaşımını yakından takip etmektedir.O Banco Central Europeu está a acompanhar atentamente a circulação e o estoque de moedas e notas de euro.
Takip eden papalar VI. Leo ve VII. Stephanus, onun kuklaları oldular.A seguir, os papas, Leão VI e Estevão VII, foram seus fantoches.
Takip eden yüzyıllarda, Osaka bölgesinde suşi, oşi-zuşi’ye dönüşmüştür.Nos séculos seguintes, o sushi de Osaka evoluiu para o oshi-zushi.
Takip eden birkaç yıl içinde Erin Gray, New York şehrindeki top modellerden biri haline gelmiştir.Com pouco tempo de carreira Erin Gray já era considerada uma das top models na cidade de New York.
Polanski'nin Apartman Üçlemesinin Repulsion ve Rosemary'nin Bebeği filmlerini takip eden son filmidir.É o último filme da "Trilogia do Apartamento" de Polanski, seguindo a Repulsion e Rosemary's Baby.
Takip 3.000 £ tutarında mütevazı bir bütçeyle yapıldı ve bir yıl boyunca hafta sonlarında çekildi.Following foi criado com um orçamento de £ 3 000, gravado em fins de semana ao longo de um ano.
Birçok işgalci Germen kabilesi çoktan Hristiyanlaşmıştı, yine de birçoğu Aryanizm'in takipçisiydi.Muitas das tribos germânicas já eram cristianizadas, mas a maioria delas era seguidora do Arianismo.
Takip eden yükleme.Não trás adaga.
İkinci prototip Ocak 1989'da uçuşa başlarken, üçüncü prototip 1992 ortalarında onu takip etti.O segundo protótipo teve seu voo inicial em janeiro de 1989, enquanto o terceiro teve em meados de 1992.
Balçığı inceledikten sonra Doktor, takip ettiği yaratığın bir öncü Dalek olduğunu anlar.Depois de examinar o lodo, a Doutora descobre que ela está seguindo um escuteiro Dalek.
Mike, Josh'ı bulmak için hızlıca yukarıya çıkarken Heather onu takip eder.Mike vai para o andar superior enquanto Heather tenta seguí-lo.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."A polícia anda atrás deles dia e noite.
Macrinus 8 Haziran 218'de Antakya'da bozguna uğradığında, Diadumenian babasının ölümünü takip etmiştir.Quando Macrino foi vencido, em 8 de junho de 218 en Antioquia, Diadumeniano morreu junto com seu pai.
18 Haziran'da Prusyalı süvariler mağlup Fransızları takip ederek zaferi kesinleştirdiler.A cavalaria prussiana perseguiu os derrotados franceses na noite de 18 de Junho, selando a vitória aliada.
Takip edilmesi kolaydır.Fácil de guardar.
Çoğu biçimci yaklaşım düzenli ifadeleri oluşturmak için takip eden işlemleri sağlar.A maioria dos formalismos provê pelo menos três operações para construir expressões regulares.
Bu albümü uzun bir dünya turnesi takip eder.O lançamento foi seguido por uma longa turnê mundial.
Hindistan nüfus sayımlarında bu dinin takipçilerinin büyük çoğunluğu kendilerini Hindu olarak tanıtmıştır.Nos censos indianos, porém, a maioria dos seus seguidores declarar-se como hindus.
İlk albümü 1981 yılında MKWAJU adıyla çıkmış, bunu bir sonraki yıl çıkan Information takip etmiştir.Seu primeiro álbum, MKWAJU, foi lançado em 1981, com informações sendo publicadas um ano depois.
FDP üyesi olan diğer bakanlar onu takip ederek istifa ettiler ve koalisyonu dağıldı.Outros ministros que eram membros do FDP seguiram seu exemplo, e a coalizão de governo foi rompida.
Takip eden yıllarda Sovyetler'de Yahudilere ait bir özerk oblast fikri unutuldu.Nos anos seguintes não mais se falou nem se pensou numa região autônoma para judeus na União Soviética.
Derginin websitesi derginin yüzde 30'u kendi sitesinden takip edilebilir ve site devamlı güncellenmektedir.O website da revista fornece aproximadamente 30 por cento da edição impressa e é atualizado diariamente.
1982 yılında Ryan, Clannad grubundan ayrılınca Enya onu takip etti.Em 1982, quando Nicky Ryan deixou o Clannad, Enya o acompanhou.