Ana içeriğe geç
Sözlük

takip eden ile cümle

takip eden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu takip eden yıllarda şehir önemini kaybetmeye başladı.Ύστερα από αυτό το γεγονός η πόλη θα χάσει για τα επόμενα χρόνια τα προνόμιά της.
Takip eden gün kırk yazılı suçlama ile kanıt ileri sürdü.Den følgende dag anførte han fyrre skrevne anklager mod ham.
Onları takip eden Jack, müthiş bir gizemi keşfeder.Jack følger efter dem og gør en frygtelig opdagelse.
Fransız Devrimi'ni takip eden dönemde Avusturya da Napolyon Savaşları'na katıldı.Efter den franske revolution blev Østrig trukket med ind i napoleonskrigene.
Takip eden yılda evlendiler.De blev gift sommeren efter.
Takip eden yıl, Thomas More ve John Fisher bu yasaya göre yargılanarak idam edildiler.De, der nægtede som Thomas More og John Fisher blev sat i Tower of London.
Öyle ki, bu gözlemler “foo fighters” (uçakları takip eden ışık küreleri) teriminin doğmasına neden olmuştur.Kritikere døbte således af den grund flyet "Spruce Goose".
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.De neste ukene var det spanske tilbud på alles lepper i Europa.
Charles Messier, takip eden 4 ve 5 Ekim'de kümeyi gözlemledi ve kataloğuna ekledi.Charles Messier lette etter den 4. oktober samme år, og inkluderte den i sin katalog.
Bunu takip eden hiddet tarihçiler tarafından Hohenzollern adaylığı olarak adlandırılmaktadır.Den påfølgende oppstyr har blitt kalt Hohenzollern-kandidaturet av historikere.
Anlaşmayı takip eden yıl, Arafat ve Rabin'e Şimon Perez ile birlikte Nobel Barış Ödülü verildi.Året etter ble Arafat og Rabin tildelt Nobels fredspris, sammen med Shimon Peres.
Takip eden yıl, Thomas More ve John Fisher bu yasaya göre yargılanarak idam edildiler.Det var under denne loven at Thomas More og John Fisher ble henrettet og ble martyrer i den katolske tro.
Takip eden günlerde de Tahrir Meydanı, Kahire'deki protesto gösterilerinin merkezi olmayı sürdürdü.Tahrirplassen i sentrum av Kairo ble den sentrale møteplassen for demonstrantene.
Normandiya savaşı birbirini takip eden üç evrede yapıldı.Tre ganger har det vært kjørt kampanjer rettet mot norske forhold.
Takip eden yılda evlendiler.De giftet seg året etter.
Güç durumda kalmış bir ünlü, kendisini takip eden kişiden koruması için Angel'ı tutar.Dette er veien til en arhat — et individ som oppnår frigjøring bare for seg selv.
Fransa yüksek öğretiminde, takip eden dereceler Bologna Process tarafından tanınmaktadır.Flere europeiske nasjoner har tatt bachelorgraden i bruk som oppfølging av Bologna-prosessen.
Kocasıda takip eden yıl ölmüştür.Året etter døde mannen.
Takip eden yıl ürettikleri ikinci planör ise çok daha kötü sonuç vermişti.Den neste turneringen de arrangerte ble betydelig bedre.
Onu takip eden Marcus Antonius tarafından yakalanacağını fark ettiği zaman intihar ederek kendini öldürdü.Etter å ha mistet hæren begikk Marcus Antonius selvmord.
Klokotnitsa Muharebesi'nde yenildi ve esir alındı ve takip eden yedi yıl esir kaldı.Wheatley var født i Senegal, tatt til fange og solgt som slave syv år gammel.
Takip eden yıllarda, Nintendo'nun kendi geliştirdiği çeşitli konsollara da çıkmıştır.Spillet har siden vært på mange andre forskjellige Nintendo-konsoller.
İlke 10 Şirketinizin felsefesini takip eden olağanüstü insanlar ve ekipler geliştirin.Prinsip 10: Kembangkan orang-orang dan tim yang luar biasa, yang bersedia mengikuti filosofi perusahaan Anda.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.Dalam beberapa minggu, tawaran Spanyol menjadi topik perbincangan di Eropa.
Böylece takip eden her gece(ya da gündüz)ile ileride olacaktır.Hal demikian itu berlaku pada setiap malam (di sepanjang Ramadan)”.
Takip eden günlerde de Tahrir Meydanı, Kahire'deki protesto gösterilerinin merkezi olmayı sürdürdü.Pada hari-hari selanjutnya, Alun-alun Tahrir terus menjadi destinasi utama bagi protes di Kairo.
Bunun sonucunda takip eden 16 yıl boyunca depresyon ve fiziksel acılar ile savaştı.Akibatnya, ia bergumul dengan depresi dan penderitaan fisik selama 16 tahun kemudian.
Takip eden yılın Ocak ayında ayrıldı.Mereka dipecat pada bulan Februari pada tahun berikutnya.
Anlaşmayı takip eden yıl, Arafat ve Rabin'e Şimon Perez ile birlikte Nobel Barış Ödülü verildi.Tahun berikutnya, Arafat dan Rabin dianugerahkan Hadiah Nobel Perdamaian, bersama Shimon Peres.
Onu takip eden "Stronger (What Doesn't Kill You)", Clarkson'ın kariyerindeki en başarılı single'ı oldu.Hits single “Tak Ingin Sendiri” menjadi single tersukses Dian sepanjang kariernya.
Takip eden aynı kayıtlar diğer gruplarca yapılmıştır.Minhagim yang muncul kemudian hanya diikuti oleh kelompok-kelompok tertentu.
Bu hanelerin 179 milyonu kablo, uydu ve karasal yayından kanalı takip eden Avrupalılar'dan oluşmaktadır.Mencapai lebih dari 177 juta rumah tangga Eropa dengan kabel, satelit, dan terrestrial.
Gmail posta kutusundan erişilebilen özellik, takip eden haftalar içerisinde Gmail hesaplarına yayıldı.Tính năng này, có sẵn từ hộp thư Gmail, đã được chuyển sang tài khoản Gmail trong những tuần tiếp theo.
Takip eden dört yıl boyunca düzenli olarak Port-Royal ile Paris arasında yolculuk etmiştir.Suốt bốn năm kế tiếp, ông thường xuyên đến Port-Royal.
Takip eden yıllarda, Suhoy dünyaca tanınan uçakları tasarladı ve üretti.Trong những năm sau đó, Sukhoi được thiết kế và xây dựng những máy bay nổi tiếng thế giới.
Severus 190'da Konsül, takip eden yılda ise İmparator Commodus'dan Pannonia Lejyonlarının komutasını aldı.Năm 191, Severus được hoàng đế Commodus trao quyền chỉ huy các quân đoàn ở Pannonia.
Doğumu takip eden iki-üç hafta içinde meydana gelir.Thường xuất hiện trong hai đến ba tuần sau khi đẻ.
Takip eden gün kırk yazılı suçlama ile kanıt ileri sürdü.Việc thông qua nghị quyết cần trước 14 ngày khi có văn bản buộc tội.
Takip eden olaylarda, çok sayıda can ve mal kaybı oluştu.Những cuộc biểu tình chống đối đã gây ra nhiều thiệt hại đến tính mạng và của cải.
Gece boyunca Selahaddin’i takip eden Baudouin sonrasında Ascalon’a çekilir.Baldwin đã cho truy kích Saladin cho đến khi màn đêm xuống và sau đó rút về nghỉ ngơi ở Ascalon.
20'den fazla test uçuşu takip eden dokuz ay içinde yapılmıştır.続いての9か月で20回以上の試験飛行が実施された。
Takip eden yıllarda, Suhoy dünyaca tanınan uçakları tasarladı ve üretti.その後数年間、彼は世界的に有名な航空機の設計と製造を行った。
Böylece takip eden her gece(ya da gündüz)ile ileride olacaktır.徹夜(てつや)とは、夜を徹して(夜通し)何かをするということ。
"Eğer birinci perde açıldığında duvarda bir tüfek asılıysa takip eden sahnede tüfek mutlaka patlamalı.「もし、第1幕から壁に拳銃をかけておくのなら、最終幕にはそれが発砲されるべきである。
Gimbutas "Kurgan kültürü" nü birbirini takip eden dört periyodun bileşkesi olarak tanımıştır.ギンブタスは、クルガン文化を4つの連続する時期に区分する。
Gece boyunca Selahaddin’i takip eden Baudouin sonrasında Ascalon’a çekilir.ボードゥアンはサラディンを夜になるまで追撃してアスカロンへと戻った。
Takip eden aylarda çalışma şefi, bahar kızak sezonuna hazırlanmak için özel görev ile gönderilmiştir.その後の数か月間で主要な仕事は春の橇を動かすシーズンのための細かい準備だった。
Takip eden yirmi yıl içerisinde üyelerin tamamı birer birer bağımsızlıklarını kazandılar.しかしそれから20年後、彼等はそれぞれ問題を抱えていた。
Eliptik yörünge: Dışmerkezliği 0 ile 1 arasında olan ve yol olarak bir elips takip eden yörüngelerdir.楕円軌道 - 軌道離心率が0から1の間で、楕円を描く軌道。
Bunu takip eden savaşlarda mühimmat, özellikle benzin sıkıntısı çekmesine rağmen büyük başarılar elde etti.本作戦中、砲兵、特に毒ガス弾は大きな効果を挙げた。
Takip eden savaşta çok değişik hesaplar vardı.戦闘では苦戦する描写が多かった。
Destansı bir yürüyüşten sonra, San Marino'da kendisini hala takip eden 250 adamıyla geçici göçmenlik aldı.在一场史诗般的行军之后,加里波第在圣马力诺求得了短暂的庇护,而当时追随他的人只有250名了。
Bunun sonucunda takip eden 16 yıl boyunca depresyon ve fiziksel acılar ile savaştı.结果,在此后的16年余生中,他不得不一直与情绪沮丧及严重的腹痛争斗。
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.在此后的几周内,西班牙的提议成为了欧洲的重要话题。
6, 7 ve 9 da bunları takip eden zararlı sayılardır).6、8、9數字排序上欠缺7)。
Final maçı ise, takip eden günler içinde yeniden oynatılacaktı.這迫使剩下的比賽被延後數天。
Birbirini takip eden flareler arasındaki süre çok değişkendir.但是,各个脉冲之间的时间间隔是可变的。
Charles Messier, takip eden 4 ve 5 Ekim'de kümeyi gözlemledi ve kataloğuna ekledi.梅西爾隨後也在10月4日和5日觀測到,並將之編入星表中的第72號。
Takip eden gün kırk yazılı suçlama ile kanıt ileri sürdü.第二天他书面提交了四十条对塞爾韋特的指控。
Aldebaran, Arapça "takip eden" veya "izleyen" demektir.「Varanus」取自阿拉伯文的「ورل‎」,意思為監控。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod