takdir ile cümle
takdir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.제가 지금까지 말한 이 책에 대한 모든 감상이 정말 저의 진심이기 때문입니다.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Koska arvostan täysin vilpittömästi kaikkea mitä olen kirjasta sanonut.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Má chvála, kterou jsem dosud na adresu této knihy vyslovil, byla naprosto upřímná.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Mert teljesen őszintén dicsértem mindent, amit eddig említettem.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Omdat ik absoluut oprecht ben in mijn waardering van alles wat ik over dit boek gezegd heb.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Parce que je suis absolument sincère dans mon appréciation de tout ce que j'ai dit à propos de ce livre.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Pentru că sunt absolut sincer în ceea ce privește aprecierea acestei cărți.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Perchè il mio apprezzamento delle caratteristiche citate del libro è assolutamente sincero.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Porque eu sou absolutamente sincero na minha apreciação de tudo o que disse sobre este livro.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Porque soy absolutamente sincero en mis comentarios acerca de este libro.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Saya benar-benar tulus terhadap pujian yang saya katakan tentang buku ini.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Weil ich wirklich ehrlich bin mit meiner Wertschätzung über alles was ich über dieses Buch gesagt habe.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Γιατί είμαι απόλυτα ειλικρινής σε όλα όσα είπα για αυτό το βιβλίο.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Защото съм абсолютно искрен в оценката си за всичко, което казах за тази книга.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Потому, что я абсолютно честен в моих оценках, которые я высказал по поводу этой книги.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.מפני שאני כנה לחלוטין בהערכה שאני רוחש ובכל מה שאמרתי על הספר הזה.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.لإني صادق حقا في تقديري في كل ما قلته عن الكتاب.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.高い評価を述べましたが もっと良くできたと思います
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir. CA:Darle un nuevo valor al privilegio de asumir este desafío.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir. CA:Um novo reconhecimento pelo privilégio de termos assumido este desafio.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Dobbiamo considerare un privilegio il fatto di dover affrontare questa sfida.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Een nieuwe erkenning van het privilege dat we kennen om deze uitdaging aan te gaan.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Egy újfajta megbecsülése annak a kiváltságnak, ami a miénk, ha felvállaljuk ezt a kihívást.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Eine neue Wertschätzung des Privilegs, das wir durch die Annahme dieser Herausforderung besitzen.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.En ny uppskattning för privilegiet vi har, att ta oss an utmaningen.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.우리가 이 도전에 책임을 맡는다는 특권에 새롭게 감사해야 합니다.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Nové zhodnocení pro privilegium, které máme ze závazku provést tuto změnu.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Novo cenjenje privilegija, da se soočamo s tem izzivom.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Nowe docenienie przywileju, który mamy, podejmując to wyzwanie.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.O noua apreciere a privilegiului pe care il avem angajandu-ne in aceasta schimbare.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Penghargaan yang baru atas kelebihan yang kita miliki untuk mengatasi tantangan ini.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Sự trân trọng những quyền lợi mà ta có được khi đón nhận thử thách này.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Une nouvelle appréciation du privilège que nous avons de pouvoir relever ce défi.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Uusi kiitollisuus tästä etuoikeudesta, joka meillä on ryhtyä tähän haasteeseen.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Μια νέα εκτίμηση για το προνόμιο που έχουμε να αναλάβουμε αυτή την πρόκληση.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.Едно ново признание на привилегията, която имаме, да преодолеем това изпитание.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.По-новому оценить привилегию преодоления этого испытания.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.По-новому оцінити привілей подолання цього іспиту.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.הערכה חדשה לגבי הזכות שנפלה לידינו לקחת על עצמנו אתגר זה.
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.تقدير للامتياز الذي ننفرد به إذا تولينا التصدي لهذا التحدي
Bu mücadeleye girişmemizden dolayı edindiğimiz ayrıcalık için yeni bir takdir.私達の特権への新しい理解なのです クリス:アル・ゴアさん、TEDにおいでいただきありがとうございました
Bunlara yatırım yaptığım takdirde, bir sorun çıkma ihtimali en az olanlar.Estas son cosas que tienen muy poca posibilidad de ser insolventes.
Bunlara yatırım yaptığım takdirde, bir sorun çıkma ihtimali en az olanlar.Inilah mereka yang memiliki kemungkinan paling kecil untuk gagal bayar.
Bunlara yatırım yaptığım takdirde, bir sorun çıkma ihtimali en az olanlar.しかし、このA会社の格付は、 どうでしょう、
Bunlar eğimin bütün çeşitleridir fakat umuyorum ki takdir edersiniz bunlar eğilimi ölçüyor.Det er alt sammen forskellige måder at skrive hældningen på.
Bunlar eğimin bütün çeşitleridir fakat umuyorum ki takdir edersiniz bunlar eğilimi ölçüyor.너가 이것들은 경사 값이라는 것을 이해했기를 바래 좌우로 조금 이동하는 동안 톤만큼 올라갈 거야
Bunlar eğimin bütün çeşitleridir fakat umuyorum ki takdir edersiniz bunlar eğilimi ölçüyor.Toto jsou různé způsoby zápisu směrnice, která vyjadřuje sklon.
Bunlar eğimin bütün çeşitleridir fakat umuyorum ki takdir edersiniz bunlar eğilimi ölçüyor.Тези всичките са различни вариации на наклона, но дано разбирате, че те измерват наклонеността.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.1つ目は 18ヵ月の赤ちゃんは
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Asa ca aici avem doua descoperiri extraordinare.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Así que encontramos aquí dos cosas realmente notables.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Ci sono due cose veramente degne di nota.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Det finns två anmärkningsvärda saker med detta.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Dve resnično pomembni stvari glede tega sta.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Há duas coisas impressionantes em relação a isto.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Il y a donc deux faits réellement remarquables à ce propos,
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Jadi ada dua hal yang menarik tentang hal ini.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.따라서 여기엔 두 가지 실로 주목할 만한 사실이 있습니다.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Možno tu vidieť dve naozaj pozoruhodné veci.
Bununla ilgili takdire şayan iki husus var.Så der er to bemærkelsesværdige ting her.