takıntı ile cümle
takıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Mikä pakkomielle heillä oli 80-luvun alkupuolella?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Milyen mániája volt az élelmiszeriparnak a 80-as évek elején?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Qu'est-ce qui les obsédait au début des années 80?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Waarvan waren ze bezeten begin jaren '80?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Wovon waren sie in den frühen 80ern besessen?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Με τί είχαν εμμονή στις αρχές του '80?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Чем они были одержимы в начале 80-х?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Що не давало їм спокою на початку 80-х?
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Aber wissen Sie, wir sind wirklich von diesem linearen Erzählschema besessen geworden.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ale mamy obsesję na punkcie liniowości.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ale, víte, stali jsme se posedlí touto povídkou o jasném nalinkování.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.De tudjátok, megszállottjai lettünk ennek a lineáris narratívának.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Însă ştiţi, am devenit obsedaţi de această poveste liniară.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.하지만, 우린 여전히 직선적 인생관에 사로잡혀 있어요.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Maar weet je, we zijn geobsedeerd geworden door deze lineaire aanpak.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mais vous savez, nous sommes devenus obsédés par ce récit linéaire.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mas ficámos obcecados com esta narrativa linear.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ma siamo diventati ossessionati da questa storia della linearità.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Men ni vet, vi har blivit besatta med denna linjära berättelse.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Men ved I hvad, vi er blevet besat med dette linieære narrativ.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mutta meille on tullut pakkomielle tästä lineaarisuuden oletuksesta.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Nhưng chúng ta đã quá lệ thuộc vào kiểu suy nghĩ tuyến tính này.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Pero ya sabes, nos hemos obsesionado con esta narración lineal.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Tapi anda tahu, kita telah menjadi terobsesi dengan pemikiran tentang linearitas ini.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Toda veste, postali smo obsedeni s to linearno pripovedjo.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Viete, stali sme sa posadnutí touto rozprávkou o linearite.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Αλλά η γραμμικότητα μας έχει γίνει εμμονή.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Але нас захопила ця лінійна поведінка.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Но мы слишком одержимы таким линейным развитием.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Но нали знаете, ние сме станали обсебени от този линеен разказ.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.אבל הפכנו לכפייתיים עם הנרטיב הליניארי.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.ولكن كما تعلمون، أصبحنا مهوسين مع هذه القصة عن الخط المستقيم.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.考えに囚われており 教育の最大の山場は
Ancak pazarlamayı BU insanlara yapın, çünkü sizi umursuyorlar. Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Chodzi o tych ludzi, bo im na czymś zależy bo ci ludzie mają pasję.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Chúng cũng dễ bị ám ảnh bởi những hoàn cảnh.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.De er også meget besatte af status.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Ils sont aussi obsedés par le status.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.침팬지는 또한 상대적 지위에 강하게 집착합니다.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Mają obsesję na punkcie statusu.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Prav tako so obsedeni s statusom.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Şi foarte preocupaţi de statutul social.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Sono anche molto ossessionati dallo status sociale.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Status ist ihnen sehr wichtig.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.También son muy obsesionados con el estatus.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Ze zijn ook zeer geobsedeerd door status.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Είναι επίσης πολύ παθιασμένοι με τη θέση.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Вони також одержимі статусом.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Они тоже одержимы статусом.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.Също, те имат йерархия.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.וגם חשוב להם מאד המעמד החברתי.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.كما أنهم مهووس جداً بالأوضاع.
Ayrıca statüleriyle çok takıntılılar.松沢氏が考えたのは チンパンジーは脳の活動を温存し
Bakın bilim iletişiminde ciddilikle ilgili bir takıntı var.A ismeretterjesztő tudománnyal kapcsolatban van valami megszállottság a komolyság iránt.
Bakın bilim iletişiminde ciddilikle ilgili bir takıntı var.Anda tahu, dalam komunikasi ilmu sains (IPA) terdapat obsesi dengan keseriusan.
Bakın bilim iletişiminde ciddilikle ilgili bir takıntı var.Când vorbim despre știință, seriozitatea e deja obsesie.
Bakın bilim iletişiminde ciddilikle ilgili bir takıntı var.In dieser ganzen wissenschaftlichen Kommunikation sind alle so vom Ernst besessen.
Bakın bilim iletişiminde ciddilikle ilgili bir takıntı var.아시다시피, 과학의 세계에서는 진지함에 집착하는 경향이 있습니다.
Bakın bilim iletişiminde ciddilikle ilgili bir takıntı var.Ni vet, när det kommer till förmedling av vetenskap så finns det en besatthet av allvar.
Bakın bilim iletişiminde ciddilikle ilgili bir takıntı var.Sabe, na comunicação da ciência há esta obsessão com a seriedade.
Bakın bilim iletişiminde ciddilikle ilgili bir takıntı var.Sapete, nelle comunicazioni scientifiche c'è questa ossessione per la serietà.