takıntı ile cümle

takıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Scarlett'in Ashley'e olan takıntısı devam etmektedir.Il perçoit que l'amour de Scarlett pour Ashley ne faiblira pas.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Comment ces jeunes filles perçoivent-elles précisément les garçons ?
Atlara takıntılıdır.Passionné par les chevaux.
Takıntı derecesinde çalışan kişilere işkolik denmektedir.Elle cible les personnes sujettes à l'épuisement.
Bu sebeple Nero popülerlik takıntısı olmakla eleştirilmiştir.Rose est alors jugée pour infanticide.
Çünkü hastalıkta bir takıntı söz konusu ama bunun OKB olup olmayacağı tam olarak tespit edilmemiştir.On pense que c'est une maladie de type allergique, même si cela n'est pas encore réellement prouvé et certain.
O zamanlardan beri bir takıntım var: en iyi sanatçı ismini bulmak.Desde entonces me perseguía una obsesión: encontrar el nombre artístico ideal.
Dylan Minnette: Clay Jensen, Hannah'nın yakın arkadaşı ve ona ne olduğunu anlamayı takıntılı hale getirmiştir.Dylan Minnette como Clay Jensen, es un amigo cercano de Hannah que se obsesiona con descubrir qué le sucedió.
İnsan cinselliği G-noktası Orgazm Kadınlarda boşalma ^ "Mastürbasyon Takıntısı".Zona erógena Punto G Orgasmo Eyaculación femenina Sexualidad humana Cada vez que te masturbas...
Uzakdoğu insanında böyle bir takıntı olduğu yadsınamaz.No veis en el Oriente Desencanto.
Kontrolcü, takıntılı bir kadın.Es una mujer controladora y compulsiva.
Bu onda takıntı haline gelmiştir.Y se postró ante Él.
Candace, kardeşlerinin yaptıklarını Linda'ya söylemek konusunda takıntılıdır.Candace acepta que su hermano es necesario para la diversión.
Takıntısız ve koşulsuz cömertlik, verme ve vazgeçme olarak ifade edilir.Se enamoran incondicional e irrevocablemente.
Teknoloji ve ete takıntılıdır.¿Qué es la tecnología dura y blanda?
Ancak bu takıntısı onun hayatını ve kariyerini mahveder.De este modo, su tío pretende arruinar su carrera.
Kim onları takıntı yapmaz ki?¿Quién no lo quiere?
Bir sanatçı olarak konumuna takıntılı biri olan Nero, partileri bir sanat çalışması olarak addediyordu.Nerone, ossessionato dal suo status d'artista, certamente guardava alle sue feste come opere d'arte.
Jack hayaletleri yok etmekte takıntılı biridir ve onlardan açıkça nefret eder.Jack è ossessionato dall'eliminare tutti i fantasmi, ma è piuttosto tonto.
Ancak bu takıntısı onun hayatını ve kariyerini mahveder.Questo scandalo compromise la sua reputazione ed il prosieguo della sua carriera.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Chi fu che non disertò?
En büyük takıntısı kilosu, en sevdiği şey inci kolyesi.Soprannominato El Chaio, il suo piede preferito è il sinistro.
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.Quando la invita a dirle qualcosa, Rachel comincia a piangere.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Глупцы: кто это отрицает?
Ancak bu takıntısı onun hayatını ve kariyerini mahveder.Пьянство практически разрушило его жизнь и карьеру.
Scarlett'in Ashley'e olan takıntısı devam etmektedir.Индия застаёт Скарлетт обнимающейся с Эшли.
Atlara takıntılıdır.Ядовито для лошадей.
İnsanların beni nasıl gördüğü yönündeki takıntılarımı konu almaktaydı.Ещё я хотел посмотреть, как люди будут реагировать на то, что я делаю.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Как это объяснить нашим детям?
Bir sanatçı olarak konumuna takıntılı biri olan Nero, partileri bir sanat çalışması olarak addediyordu.Nero, que tinha uma obsessão pelo seu estatuto como artista, certamente entendia as festas como obras de arte.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Quem não sonharia com isso?
Michelle'in eski erkek arkadaşıdır fakat ona hala takıntılıdır ve aşıktır.Ela é a ex-namorada de Tom e é extremamente insegura e requer muita atenção.
Yaş takıntısı vardır ve hiçbir yerde yaşını söylememektedir.Está aberta a crianças a partir dos três anos e não tem limite de idade.
Ancak bu takıntısı onun hayatını ve kariyerini mahveder.O escândalo destruiu sua carreira e vida pessoal.
Atlara takıntılıdır.Cavalos são domesticados.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Quantas palavras os cães entendem?
Kontrolcü, takıntılı bir kadın.Mulher lutadora e obstinada.
Bu onda takıntı haline gelmiştir.Daarin vergiste hij zich.
"Ben promosyon ile medya takıntısı bulmak ve demografik üzücü," Beatty dedi.“Maar we zijn een liefdevol en ondersteunend gezin” reageert Beverly.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Hoe vertel ik het mijn ouders?
Burada en son, Tak Tak Takıntı adlı oyunda oynamıştır.In de laatst genoemde titel speelt ze nog steeds.
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.Hoewel hij haar dumpt, weet Rachel hem te verleiden.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Któż nie zadrży?
İddialar konusunda takıntılıdır.Zasiedla zadrzewienia.
Bu sebeple Nero popülerlik takıntısı olmakla eleştirilmiştir.Nero kritiserades till och med för att vara besatt av att vara populär.
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.De trivs bra tillsammans men Rachel råkar sätta lägenheten i brand.
Kontrolcü, takıntılı bir kadın.Jag är en hårt prövad kvinna.
Amortentia, içen kişide iksiri verene karşı güçlü bir takıntı ve delicesine bir aşkın oluşmasına sebep olur.Kärleksdrycken Amortentia kan bara skapa en stark besatthet och känsla av förälskelse.
En takıntılı oldugu konu ise temizliktir.Den stora fördelen är renheten.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Та хто насмілиться їх ігнорувати?
Takıntı derecesinde çalışan kişilere işkolik denmektedir.Не шанувала людей, які тяжко працювали.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Як відреагують хлопці на обман?
Yeme takıntılıdır ve sürekli « Ne zaman yiyeceğiz ? » diye sorarak Joe’yu kızdırır.Je posedlý jídlem a pořád se ptá: „Kdy už budeme jíst?“, což leze na nervy Joemu.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Jak chybují rodiče při zvládání vzdoru?
Zihinsel takıntılara bağlanıp kalmaktan kaçınmanın yöntemlerini öğretir.Má člověka naučit, jak předcházet psychickým obtížím.
Nash 23 sayısıyla takıntılıydı.Columbus tak učinil 23.
Takıntılı ve tuhaf karakterleri vardır.Zloděj a jiné podivné figury.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Kdo nás dezinformuje?
İnsanların beni nasıl gördüğü yönündeki takıntılarımı konu almaktaydı.A fost obsesia mea legată de modul în care oamenii mă privesc.
Ancak bu takıntısı onun hayatını ve kariyerini mahveder.Acest lucru îl deziluzionează și-i afectează cariera.

İlgili Sayfalar