takın ile cümle

takın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şâyet, bizde bir kötü niyet görürseniz hemen bizi süngülerinizin ucuna takınız...”И ако след като разбереш грешките си, решиш да се поправиш, ще те упрекнат в скъперничество."
Michelle'in eski erkek arkadaşıdır fakat ona hala takıntılıdır ve aşıktır.Той е бившето гадже на Кейси, но още изпитва чувства към нея.
Avrupa ülkeleri arasında sadece Türkiye'de sigara tüketimi Arnavutluk'takinden fazladır.Повече от България е консумацията само в Турция..
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.Gordon ne stiže na vrijeme kako bi spasio Rachel, a ona pogiba.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Nuž, kto mu bráni zostať nedoukom?
Kontrolcü, takıntılı bir kadın.Prezieravá a vypočítavá žena.
Kendisine takınılan bu kötü tutum üzerine ülkeyi terk etme kararını verdi.Odločil se je zapustiti te grozne kraje.
Yeme takıntılıdır ve sürekli « Ne zaman yiyeceğiz ? » diye sorarak Joe’yu kızdırır.Raus e patacis, repa in krompir!«, Žakaj pa ves čas radovedno sprašuje »žakaj«.
Atlara takıntılıdır.Arkliams nuodingas.
We're taking the place!") diye ilân ettiler.Tai mūsų žemė, mes ją užkariavome!“.
"Şifaü’s-Sail"’de ise, daha tenkitçi bir tavır takınmaktadır.Tuomet vietoj „tikro“, glotnaus, gaunamas smarkiai osciliuojantis sprendinys.
Taraflar ayrıca birbirlerinin müttefiklerine karşı da aynı tutumu takınacaklardır.Taip pat reiktų pagalvoti ar jie derės vienas prie kito.
Hogwarts'takinden büyüktür.Hetitams tai buvo netikėta.
İnsan cinselliği G-noktası Orgazm Kadınlarda boşalma ^ "Mastürbasyon Takıntısı".Osadel naistel tekitab g-punkti stimuleerimine intensiivsema orgasmi kui kõdisti stimuleerimine.
Nash 23 sayısıyla takıntılıydı.Viktor Rähni 23.
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Apa obsesi mereka di awal 80-an?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Ce îi obseda pe ei la începuturile anilor 80?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Čím boli posadnutí začiatkom 80. rokov?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Čím byli posedlí na začátku 80. let?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Com que é que estavam obcecados no início da década de 80?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?¿Con qué estaban obsesionados a principios de los 80?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Da cosa erano ossessionati, negli anni '80?
80'lerin başında neye takıntılıydılar? Hardala takıntılıydılar.80년대 초반 식품 업계는 머스터드에 사로잡혀 있었습니다.
80'lerin başında neye takıntılıydılar? Hardala takıntılıydılar.Vad var de besatta av i början av 80-talet?
80'lerin başında neye takıntılıydılar? Hardala takıntılıydılar.С какво се занимаваше тя в началото на 80-те?
80'lerin başında neye takıntılıydılar? Hardala takıntılıydılar.מה העסיק אותם יומם וליל בתחילת שנות ה-80? הם התעסקו יומם וליל בחרדל.
80'lerin başında neye takıntılıydılar? Hardala takıntılıydılar.ما الذي كان يشغل بالهم فى بداية الثمانيات؟ كانت المسطردة تشغل بالهم بشدة فى ذلك الوقت.
80'lerin başında neye takıntılıydılar? Hardala takıntılıydılar.特にグレープーポンの話に夢中でした
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Họ bị ám ảnh bởi điều gì vào đầu những năm 80?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Ja? S čim so bili obsedni v zgodnjih 80ih?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Mikä pakkomielle heillä oli 80-luvun alkupuolella?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Milyen mániája volt az élelmiszeriparnak a 80-as évek elején?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Qu'est-ce qui les obsédait au début des années 80?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Waarvan waren ze bezeten begin jaren '80?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Wovon waren sie in den frühen 80ern besessen?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Με τί είχαν εμμονή στις αρχές του '80?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Чем они были одержимы в начале 80-х?
80'lerin başında neye takıntılıydılar?Що не давало їм спокою на початку 80-х?
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.Désolé, mais pourquoi tu te fâches ainsi ?
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.Het spijt me, maar je hoeft niet zo verschrikt te kijken, hoor!
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.Îmi pare rău, dar nu trebuie să faci o astfel de figură...
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.Lo siento, mas, no deberías fruncir el ceño y enfurecerte de tal manera.
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.Maaf tapi kamu tak perlu menunjukkan wajah ketakutan seperti itu.
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.Omlouvám se, ale nemusíš se na mě takhle dívat.
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.Oprosti, a res ti ni treba tako prestrašiti ljudi.
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.Tôi xin lỗi nhưng cô không cần phải làm mặt đáng sợ như thế.
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.Wybacz, nie chciałem cię aż tak wystraszyć.
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.Съжалявам, но не е нужно да се ядосваш за това.
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.מצטער אבל את לא צריכה .להראות פרצוף זוהם כזה
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Ale však někteří z Asser, Manasses a Zabulon, poníživše se, přišli do Jeruzaléma.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Ali vsaj nekateri Aserjevi, Manasejevi in Zebulonovi so se ponižali in prišli v Jeruzalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Avšak niektorí mužovia z Asera, z Manassesa a zo Zabulona ponížili sa a prišli do Jeruzalema.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Cependant quelques hommes d`Aser, de Manassé et de Zabulon s`humilièrent et vinrent à Jérusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dầu vậy , cũng có mấy người trong A-se , Ma-na-se , và Sa-bu-lôn chịu hạ_mình xuống và đến Giê-ru-sa-lem .
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dầu vậy, cũng có mấy người trong A-se, Ma-na-se, và Sa-bu-lôn chịu hạ mình xuống và đến Giê-ru-sa-lem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Det var bare nogen få i Aser og Manasse og Sebulon som ydmyket sig og kom til Jerusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Doch etliche von Asser und Manasse und Sebulon demütigten sich und kamen gen Jerusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dock funnos några i Aser, Manasse och Sebulon, som ödmjukade sig och kommo till Jerusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dog var der nogle i Aser, Manasse og Zebulon, der ydmygede sig og kom til Jerusalem;
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Însă cîţiva oameni din Aşer, din Manase şi Zabulon, s'au smerit şi au venit la Ierusalim.
İlgili Sayfalar