takın ile cümle

takın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.I rozkazał Ezechyjasz, aby sprawiono szpichlerze przy domu Pańskim. I sprawiono je.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.그러나 아셀과 므낫세와 스불론 중에서 몇사람이 스스로 겸비하여 예루살렘에 이르렀고
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Kuitenkin Asserista, Manassesta ja Sebulonista muutamat nöyrtyivät ja tulivat Jerusalemiin.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Mindazáltal némelyek az Áser, Manasse és a Zebulon nemzetségébõl megalázák magokat, és eljövének Jeruzsálembe.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Solamente algunos hombres de Aser, de Manasés y de Zabulón se humillaron y fueron a Jerusalén
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Solo alcuni di Aser, di Manàsse e di Zàbulon si umiliarono e vennero a Gerusalemme
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Tapi, ada juga orang-orang dari suku Asyer, Manasye, dan Zebulon yang mau datang ke Yerusalem
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Todavia alguns de Aser, e de Manassés, e de Zebulom, se humilharam e vieram a Jerusalém.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Τινες ομως εκ του Ασηρ και Μανασση και Ζαβουλων υπεκλιναν και ηλθον εις Ιερουσαλημ.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Някои обаче от Асира, Манасия и Завулона се смириха и дойдоха в Ерусалим.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Однако некоторые из колена Асирова, Манассиина и Завулонова смирились и пришли в Иерусалим.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.אך אנשים מאשר ומנשה ומזבלון נכנעו ויבאו לירושלם׃
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.الا ان قوم من اشير ومنسّى وزبولون تواضعوا وأتوا الى اورشليم.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.然 而 亞 設 、 瑪 拿 西 、 西 布 倫 中 、 也 有 人 自 卑 、 來 到 耶 路 撒 冷
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.然而 亞設 、 瑪拿西 、 西 布 倫中 、 也 有 人 自卑 、 來到 耶路撒冷
Ancak bize bir zafer takının nasıl gözüktüğü, boyutları, duruşu hakkında fikir veriyor.Pero sí nos da una idea de lo que un arco de triunfo parecía y comose sentía y su escala.
Ancak bize bir zafer takının nasıl gözüktüğü, boyutları, duruşu hakkında fikir veriyor.Но той ни даде някаква представа за Какво Триумфална арка приличаше и се чувствах като и нейния мащаб.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Aber wissen Sie, wir sind wirklich von diesem linearen Erzählschema besessen geworden.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ale mamy obsesję na punkcie liniowości.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ale, víte, stali jsme se posedlí touto povídkou o jasném nalinkování.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.De tudjátok, megszállottjai lettünk ennek a lineáris narratívának.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Însă ştiţi, am devenit obsedaţi de această poveste liniară.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.하지만, 우린 여전히 직선적 인생관에 사로잡혀 있어요.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Maar weet je, we zijn geobsedeerd geworden door deze lineaire aanpak.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mais vous savez, nous sommes devenus obsédés par ce récit linéaire.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mas ficámos obcecados com esta narrativa linear.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ma siamo diventati ossessionati da questa storia della linearità.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Men ni vet, vi har blivit besatta med denna linjära berättelse.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Men ved I hvad, vi er blevet besat med dette linieære narrativ.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mutta meille on tullut pakkomielle tästä lineaarisuuden oletuksesta.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Nhưng chúng ta đã quá lệ thuộc vào kiểu suy nghĩ tuyến tính này.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Pero ya sabes, nos hemos obsesionado con esta narración lineal.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Tapi anda tahu, kita telah menjadi terobsesi dengan pemikiran tentang linearitas ini.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Toda veste, postali smo obsedeni s to linearno pripovedjo.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Viete, stali sme sa posadnutí touto rozprávkou o linearite.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Αλλά η γραμμικότητα μας έχει γίνει εμμονή.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Але нас захопила ця лінійна поведінка.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Но мы слишком одержимы таким линейным развитием.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Но нали знаете, ние сме станали обсебени от този линеен разказ.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.אבל הפכנו לכפייתיים עם הנרטיב הליניארי.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.ولكن كما تعلمون، أصبحنا مهوسين مع هذه القصة عن الخط المستقيم.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.考えに囚われており 教育の最大の山場は
Ancak pazarlamayı BU insanlara yapın, çünkü sizi umursuyorlar. Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Chodzi o tych ludzi, bo im na czymś zależy bo ci ludzie mają pasję.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Aniž se ponížil před Hospodinem, jako se ponížil Manasses otec jeho, nýbrž on Amon mnohem více hřešil.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Han ydmygede sig ikke for HERRENs Åsyn, som hans Fader Manasse havde gjort, men Amon dyngede Skyld på Skyld.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.이 아몬이 그 부친 므낫세의 스스로 겸비함 같이 여호와 앞에서 스스로 겸비치 아니하고 더욱 범죄하더니
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Która rzekła do nich: Tak mówi Pan, Bóg Izraelski: Powiedzcie mężowi, który was posłał do mnie:
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Meg sem alázá magát az Úr elõtt, mint az õ atyja Manasse megalázta magát; hanem még sokasítá Amon a bûnt.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Nepokoril sa pred Hospodinom, ako sa pokoril Manasses, jeho otec, lebo on, Amon, hrešil o mnoho viac.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Non si umiliò davanti al Signore, come si era umiliato Manàsse suo padre; anzi Amòn aumentò le sue colpe
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Pero nunca se humilló delante de Jehovah, como se humilló su padre. Al contrario, Amón añadió más a su culpa
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.И не смирился пред лицем Господним, как смирился Манассия, отец его;напротив, Амон умножил свои грехи.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.ולא נכנע מלפני יהוה כהכנע מנשה אביו כי הוא אמון הרבה אשמה׃
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.ولم يتواضع امام الرب كما تواضع منسّى ابوه بل ازداد آمون اثما.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.不 在 耶 和 華 面 前 像 他 父 瑪 拿 西 自 卑 . 這 亞 們 所 犯 的 罪 、 越 犯 越 大
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.不 在 耶和華 面前 像 他 父瑪拿西 自卑 . 這亞們 所 犯 的 罪 、 越 犯 越大
And this is how you're taking revenge from me for letting your hand go, isn't it?Şi acest lucru este cum sunteţi a lua răzbunare la mine pentru permiţându-mâna ta merge, nu-i asa?
And this is how you're taking revenge from me for letting your hand go, isn't it?Y así es como usted está tomando venganza de mí para dejar ir la mano, ¿no?
And this is how you're taking revenge from me for letting your hand go, isn't it?Παρακαλώ επιτρέψτε μου να πάω.
And this is how you're taking revenge from me for letting your hand go, isn't it?. וזה איך שאתה לוקח נקמה ממני שנתת את היד שלך ללכת, נכון?
İlgili Sayfalar