takın ile cümle

takın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir sanatçı olarak konumuna takıntılı biri olan Nero, partileri bir sanat çalışması olarak addediyordu.Nero, que tinha uma obsessão pelo seu estatuto como artista, certamente entendia as festas como obras de arte.
Erişim tarihi: 9 Haziran 2015. ^ "Taking Lives (2004)".Consultado em 9 de junho de 2015 «Taking Lives (2004)».
Kim onları takıntı yapmaz ki?Quem não sonharia com isso?
Şu anda Ipswıch Town takınında oynamaktadır.Atualmente, joga pelo Ipswich Town.
Nizâmeddîn Evliya gibi mübarek bir Allah dostuna hürmetsizlik edip, uygun olmayan tavırlar takındı.Deus não lhes mostrou misericórdia; procurou os seus descendentes e não os libertou de nada.
"Taking the measure of a mountain" ((İngilizce)).«The Other Side of the Mountain» (em inglês).
Michelle'in eski erkek arkadaşıdır fakat ona hala takıntılıdır ve aşıktır.Ela é a ex-namorada de Tom e é extremamente insegura e requer muita atenção.
Yaş takıntısı vardır ve hiçbir yerde yaşını söylememektedir.Está aberta a crianças a partir dos três anos e não tem limite de idade.
Ancak bu takıntısı onun hayatını ve kariyerini mahveder.O escândalo destruiu sua carreira e vida pessoal.
Ruh bilimi açısından, kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranış.Como alguém se comporta também depende de coisas e pessoas ao redor dele ou dela.
We're taking the place!") diye ilân ettiler.Nossa esperança é que a comunidade tome conta do lugar."
Atlara takıntılıdır.Cavalos são domesticados.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Quantas palavras os cães entendem?
Kontrolcü, takıntılı bir kadın.Mulher lutadora e obstinada.
Almanya'nın takınacağı tutum devletin güvenliği için son derece önemliydi.Os aspectos naturais do Geórgia foram e ainda são muito importantes para o estado.
Çıngırak takınma düşüncesini nereden aldığımı bilmek istersiniz.Quer ter uma ideia de como é a trilha do Bonete?
Bu onda takıntı haline gelmiştir.Daarin vergiste hij zich.
"Ben promosyon ile medya takıntısı bulmak ve demografik üzücü," Beatty dedi.“Maar we zijn een liefdevol en ondersteunend gezin” reageert Beverly.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Hoe vertel ik het mijn ouders?
Burada en son, Tak Tak Takıntı adlı oyunda oynamıştır.In de laatst genoemde titel speelt ze nog steeds.
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.Hoewel hij haar dumpt, weet Rachel hem te verleiden.
Mahallenin ilk öğretmeni "Takınalı Hoca" lâkaplı Mehmet Ok'tur.'Netty's eerste schooldag', ill.
Mary mücevherlerini takınmış.Mary heeft haar sieraden omgedaan.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Któż nie zadrży?
İddialar konusunda takıntılıdır.Zasiedla zadrzewienia.
"Scuderia Ferrari" Formula 1 otomobil yarışma takının merkezi buradadır.Aktualnie pełni funkcję kierowcy rozwojowego teamu Scuderia Ferrari w Formule 1.
Almanya'nın takınacağı tutum devletin güvenliği için son derece önemliydi.Dla Niemiec utrzymanie w panowaniu Bałtyku było bardzo ważne.
Hani sureti takındığını görmelerini istiyorum.Powinny być przycinane po przekwitnieniu.
Katalan shawm ve tabalesin ritmiyle dans eden kişiler ciddi ve ağırbaşlı bir yüz takınırlar.Zarówno Cygan jak i Siuda Baba mają dokładnie wysmarowane sadzą dłonie i twarze.
Ancak o kendisini aktör ve yazar olarak tanıtır, ozan olarak adlandırılmasına alaycı bir tutum takınırdı.Powszechnie znany tylko jako kompozytor, nad czym wielce ubolewał.
Bu sebeple Nero popülerlik takıntısı olmakla eleştirilmiştir.Nero kritiserades till och med för att vara besatt av att vara populär.
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.De trivs bra tillsammans men Rachel råkar sätta lägenheten i brand.
Nesnelerle, genel anlamda dünyayla kurulan bağ, yaşama karşı takınılan tutum onu yeni yapar.Ja, om jag komme mitt i det förlovade land, till Värmland jag ändå återvänder.
Kontrolcü, takıntılı bir kadın.Jag är en hårt prövad kvinna.
Amortentia, içen kişide iksiri verene karşı güçlü bir takıntı ve delicesine bir aşkın oluşmasına sebep olur.Kärleksdrycken Amortentia kan bara skapa en stark besatthet och känsla av förälskelse.
En takıntılı oldugu konu ise temizliktir.Den stora fördelen är renheten.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Та хто насмілиться їх ігнорувати?
Veya Lütfen bir ses CD'si takın.T: -- назви нотного запису.
Ama 1320'lerde, Edward'ın yeni gözdesi Despenser ailesine karşı uzlaşmaz bir tutum takındı.Проте в 1303 році Едуард I почав шукати іншу наречену для сина.
Takıntı derecesinde çalışan kişilere işkolik denmektedir.Не шанувала людей, які тяжко працювали.
Video, insanların üne ulaşmak için takındığı abartılı durumlara değiniyor.Відео досліджує ті штучно роздмухувані ситуації, в яких опиняються люди, аби стати знаменитими.
Kurtuluş Savaşı'na karşı olumsuz bir tavır takındı.Бачила руйнування викликані визвольною війною.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Як відреагують хлопці на обман?
Yeme takıntılıdır ve sürekli « Ne zaman yiyeceğiz ? » diye sorarak Joe’yu kızdırır.Je posedlý jídlem a pořád se ptá: „Kdy už budeme jíst?“, což leze na nervy Joemu.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Jak chybují rodiče při zvládání vzdoru?
Genellikle aşırı milliyetçi bir tutum takındı.Zpravidla cizí státní příslušník.
Zihinsel takıntılara bağlanıp kalmaktan kaçınmanın yöntemlerini öğretir.Má člověka naučit, jak předcházet psychickým obtížím.
Nash 23 sayısıyla takıntılıydı.Columbus tak učinil 23.
Takıntılı ve tuhaf karakterleri vardır.Zloděj a jiné podivné figury.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Kdo nás dezinformuje?
Veya Lütfen bir ses CD'si takın.Se ascultă o casetă sau un CD.
İnsanların beni nasıl gördüğü yönündeki takıntılarımı konu almaktaydı.A fost obsesia mea legată de modul în care oamenii mă privesc.
Ancak bu takıntısı onun hayatını ve kariyerini mahveder.Acest lucru îl deziluzionează și-i afectează cariera.
We're taking the place!") diye ilân ettiler.Vă închipuiți că auziți mesa din locul în care este celebrată."
Kim onları takıntı yapmaz ki?Cine nu poate fi de acord cu aceste rezultate?
Goal! 3: Taking on the World (Dünya'yı Sallamak) ,Gol film üçlemesinin 3. filmidir.Goal II: Living the Dream este cea de-a doua parte din trilogia fotbalistică Goal!.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Ki nem szarja le?
Atlara takıntılıdır.A lovak számára toxikus.
Veya Lütfen bir ses CD'si takın.Elhozom neked a CD-t!
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.Amikor kiderül a hazugság, Rachel újra elcsábítja.
İlgili Sayfalar