takın ile cümle

takın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
RAB insana boyunduruk takınca, İnsan tek başına oturup susmalı;Se sentará solo y callará, porque Dios se lo ha impuesto
RAB insana boyunduruk takınca, İnsan tek başına oturup susmalı;Sieda costui solitario e resti in silenzio, poiché egli glielo ha imposto
RAB insana boyunduruk takınca, İnsan tek başına oturup susmalı;Θελει καθησθαι κατα μονας και σιωπα, επειδη ο Θεος επεβαλε φορτιον επ' αυτον.
RAB insana boyunduruk takınca, İnsan tek başına oturup susmalı;Нека седи насаме и мълчи, когато Господ му го наложи.
RAB insana boyunduruk takınca, İnsan tek başına oturup susmalı;сидит уединенно и молчит, ибо Он наложил его на него;
RAB insana boyunduruk takınca, İnsan tek başına oturup susmalı;ישב בדד וידם כי נטל עליו׃
RAB insana boyunduruk takınca, İnsan tek başına oturup susmalı;يجلس وحده ويسكت لانه قد وضعه عليه.
RAB insana boyunduruk takınca, İnsan tek başına oturup susmalı;他 當 獨 坐 無 言 、 因 為 這 是 耶 和 華 加 在 他 身 上 的
RAB insana boyunduruk takınca, İnsan tek başına oturup susmalı;他 當獨 坐 無言 、 因 為這 是 耶和華 加在 他 身上 的
Roketleri ateşlemeye hazırlanın! Gidelim! - Kemerlerinizi takın, beyler!Ponham os cintos, rapazes!
Roketleri ateşlemeye hazırlanın! Gidelim! - Kemerlerinizi takın, beyler!Watts, stuwraketten opstarten.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.A zaujímavé je asi to, že teraz som už posadnutý technológiou tela.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.E acho que o que é interessante é que agora estou obcecado com a tecnologia do corpo.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.E interesant că acum sunt obsedat cu tehnologia corpului.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.Et je suppose que ce qui est intéressant, c'est que je suis maintenant obsédé par la technologie du corps.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.Het interessante is dat ik nu geobsedeerd ben door de technologie van het lichaam.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.그리고 흥미로운 것은 제가 지금 신체의 기술에 대해 강렬히 사로잡혀 있다는 점이라고 생각합니다.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.Obecnie interesuje mnie technologia ciała.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.Và tôi đoán điều thú vị là điều tôi đang bị ám ảnh ngay lúc này với kỹ thuật của cơ thể
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.Y supongo que lo interesante es que ahora me obsesiona la tecnología del cuerpo.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.Νομίζω πως είναι ενδιαφέρον που είμαι τώρα απορροφημένος με την τεχνολογία του σώματος.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.Думаю, вам буде цікаво знати, що я одержимий технікою тіла.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.Я полагаю, интересно то, что я сейчас одержим техникой тела.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.ומה שמעניין הוא, שעכשיו אני אובססיבי לגבי הטכנולוגיה של הגוף.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.واعتقد أن الشيء المثير للإنتباه هو أني الآن مهووس بتكنولوجيا الجسم.
Sanırım esas ilginç olan, şu an bedenin teknolojisini takıntı haline getirmiş olmam.最近は身体を使って何が出来るかと 常に考えているという具合です 身体は 技術的に 表現に最も適したものだと思うのです
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Acho que estamos obcecados em meter pessoas na faculdade, em algumas faculdades.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Credo che siamo ossessionati dall'idea di mandare le persone all'università, a certe università.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Creo que estamos obsesionados con hacer que la gente entre a la universidad, ciertos tipos de universidad.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Eu cred că suntem obsedați să ducem oamenii în facultate, anumite tipuri de facultăţi.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Hình như chúng ta yêu thích việc đẩy lũ trẻ vào đại học, một vài trường nổi tiếng,
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Ik denk dat we geobsedeerd zijn om mensen naar een universiteit te krijgen, bepaalde soorten universiteiten.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Jag tror att vi är besatta med att få in folk på högskola, vissa sorters högskolor.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Jeg tror vi er besat af tanken om at få folk på universitetet, visse former for universiteter.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Je pense que nous sommes obsédés par l'entrée à l'université certaines sortes d'universités.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.대학, 그 것도 잘 나가는 대학에 보내는 데 급급해 하는 것 같아요.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Mamy obsesję na punkcie studiów, niektórych rodzajów studiów.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Mislim, da smo obsedeni s tem, da ljudi spravljamo na fakulteto, v določene vrste fakultet.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Myslím, že jsme posedlí posíláním lidí na vysokou školu, či jisté vysoké školy.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Myslím, že sme podľa mňa posadnutí posielaním ľudí na výšku, či určitý druh výšky.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Pyrimme pakonomaisesti lähettämään ihmisiä yliopistoihin. Tietyn tyyppisiin yliopistoihin.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Saya rasa kita terobsesi dengan membuat orang masuk kuliah, masuk ke suatu jenis perguruan tinggi.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Νομίζω ότι η εισαγωγή στο πανεπιστήμιο έχει γίνει εμμονή, σε κάποιες τουλάχιστον σχολές.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Мисля, че сме обсебени от идеята да вкарваме хора в колежа, в определени колежи.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Я думаю, ми захоплені тим, щоб люди поступили в коледж, певні типи коледжів.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.Я считаю, что мы одержимы идеей поступления в университеты, в определённые университеты.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.אני חושב שאנחנו כפייתיים בשליחת אנשים לאוניברסיטה, סוגים מסויימים של אוניברסיטה.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.أعتقد أننا أصبحنا مهوسين بإدخال الناس إلى الكلية، بعض الكليات المتخصصة.
Sanırım insanları üniversiteye sokmayı da takıntı haline getirdik, en azından bazı çeşit üniversitelere.入学させようという考えにとりつかれています 大学に行くなと言うわけではありません
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.A persevera înseamnă a te fixa obsesiv şi repetat pe un singur lucru.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.At være udholdende betyder at man fokuserer tvangsmæssigt og gentagne gange på nøjagtig den samme ting.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Dai dẳng có nghĩa là tập trung một cách ám ảnh và lặp đi lặp lại cùng một việc.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.'보속한다'함은 같은 일에 강박적이고 지속적으로 집중한다는 겁니다
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perserverovat znamená nutkavě a opakovaně zaměřovat na přesně tu stejnou věc.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perseverare significa concentrarsi in maniera ossessiva e ripetuta sulla stessa cosa.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perseverar significa centrarse obsesiva y repetidamente en lo mismo.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perseverar significa focar-se obsessiva e repetidamente sempre na mesma coisa.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perseveratie betekent dat er obsessief en herhaaldelijk op exact hetzelfde wordt geconcentreerd.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Persévérer signifie se concentrer obsessionnellement et de manière répétée sur une seule chose.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perseweracja to obsesyjne i wielokrotne skupianie się na jednej i tej samej rzeczy.

İlgili Sayfalar