takın ile cümle
takın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perszeverálni azt jelenti, megszállottan és ismételten összpontosítani ugyanarra a bizonyos dologra.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Το να επιμένεις σημαίνει να εστιάζεις με εμμονή και επαναλαμβανόμενα στο ακριβώς ίδιο πράγμα.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Персеверация означава да се фокусираш маниакално и многократно върху точно същото нещо -- да зациклиш.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Пресеверувати, значить застановитись одержимо та повторювано на тій самій речі.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Что означает повторяющаяся, чрезмерная концентрация на одну и ту же вещь.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.חזרתיות זה כשמתמקדים בכפייתיות ובאופן חוזר באותו הדבר.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.أي أن تواظب على التركيز بصورة شديدة ومتكررة على نفس الشيء فقط.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.何度も繰り返すという意味です。 ここでの保続の働きは
- Savaşın kuralları var.. - Evet siz Almanlar neden bu kadar kurala nizama takıntılısınız?Ada aturan perang./ Kenapa kau begitu terobsesi aturan?
- Savaşın kuralları var.. - Evet siz Almanlar neden bu kadar kurala nizama takıntılısınız?- Der er regler for krigsførelse. - Hvorfor er I så besatte af regler?
- Savaşın kuralları var.. - Evet siz Almanlar neden bu kadar kurala nizama takıntılısınız?- Det finns krigsregler. - Varför är tyskar besatta av regler?
- Savaşın kuralları var.. - Evet siz Almanlar neden bu kadar kurala nizama takıntılısınız?Er zijn oorlogsregels. - Waarom zijn jullie zo geobsedeerd door regels?
- Savaşın kuralları var.. - Evet siz Almanlar neden bu kadar kurala nizama takıntılısınız?- Existen reglas en la guerra. - ¿Qué tanta obsesión por las reglas?
- Savaşın kuralları var.. - Evet siz Almanlar neden bu kadar kurala nizama takıntılısınız?Vannak háborús szabályok. Miért vagytok, ti németek, ennyire megszállotjai a szabályoknak?
- Savaşın kuralları var.. - Evet siz Almanlar neden bu kadar kurala nizama takıntılısınız?- Υπάρχουν οι κανόνες του πολέμου. - Γιατί είσαι τόσο παθιασμένος με τους κανόνες;
- Savaşın kuralları var.. - Evet siz Almanlar neden bu kadar kurala nizama takıntılısınız?Има военни правила. Защо вие немците сте обсебени от правилата и прилагането им?
- Savaşın kuralları var.. - Evet siz Almanlar neden bu kadar kurala nizama takıntılısınız?- Има правила за водене на война. - Защо си толкова обсебен с правилата?
- Savaşın kuralları var.. - Evet siz Almanlar neden bu kadar kurala nizama takıntılısınız?.יש כללים במלחמה למה אתם הגרמנים כה אובססבים ?באשר לכללים והוראות
- Savaşın kuralları var.. - Evet siz Almanlar neden bu kadar kurala nizama takıntılısınız?هناك قواعد للحرب ذلك سبب أنكم الألمان مهووسون بالقواعد و القوانين؟
Sert veya gülümseyen bir ifade takınıyorlar.שרירי הפנים שלהם מתחילים 'לקפוא', בין אם מדובר בחיוך או הזעפה.
Sert veya gülümseyen bir ifade takınıyorlar.女性の場合は、顔の筋肉はすぐに反応しますが、 男性より小さな反応です。
Şimdi 0'a çok takın x değerleri aldıça fonskiyon grafiğimiz negatif yönlere doğru gidecek.Wraz ze zbliżaniem się wartości x do zera nasza funkcja staje się coraz bardziej ujemna.
Şimdi 0'a çok takın x değerleri aldıça fonskiyon grafiğimiz negatif yönlere doğru gidecek.وكلما حصلنا على قيم x التي تكون قريبة من 0 فالتمثيل البياني للاقتران سيكون سالباً اكثر
Son olarak, bu bir takıntı olur:A v neposlední řadě je to posedlost.
Son olarak, bu bir takıntı olur:A v neposlednom rade, je to posadnutosť.
Son olarak, bu bir takıntı olur:En als laatste maar niet minder belangrijk, het is een obsessie.
Son olarak, bu bir takıntı olur:E per ultimo, ma non meno importante, diventa un'ossessione.
Son olarak, bu bir takıntı olur:E por fim, mas não menos importante, é uma obsessão.
Son olarak, bu bir takıntı olur:In na koncu, še ena od glavnih značilnosti je obsesija.
Son olarak, bu bir takıntı olur:I, wreszcie, jest to obsesja.
Son olarak, bu bir takıntı olur:마지막으로, 사랑은 강박 관념입니다.
Son olarak, bu bir takıntı olur:Legutoljára, de nem utolsó sorban ez egy rögeszme.
Son olarak, bu bir takıntı olur:Och sist men inte minst, är det en besatthet.
Son olarak, bu bir takıntı olur:Por último, pero no por eso menos importante, es una obsesión.
Son olarak, bu bir takıntı olur:Puis cela devient une obsession.
Son olarak, bu bir takıntı olur:Şi nu în cele din urmă, este o obsesie!
Son olarak, bu bir takıntı olur:Và cuối cùng nhưng không kém phần quan trọng, đó là sự ám ảnh.
Son olarak, bu bir takıntı olur:Zu guter Letzt ist es eine Besessenheit.
Son olarak, bu bir takıntı olur:Και τελευταίο, αλλά όχι αμελητέο, είναι μια έμμονη ιδέα.
Son olarak, bu bir takıntı olur:И не на последно място, любовта е обсебване.
Son olarak, bu bir takıntı olur:И, последнее, но не менее стоящее, это наваждение.
Son olarak, bu bir takıntı olur:І останнє, але не менш важливе - це одержимість.
Son olarak, bu bir takıntı olur:ולבסוף, זה הופך לדיבוק.
Son olarak, bu bir takıntı olur:و اخيراً وليس اخراً، أنه هاجس.
Son olarak, bu bir takıntı olur:最後,但唔可以忽視嘅,愛係一種痴迷
Son olarak, bu bir takıntı olur:被験者のMRI検査を行うときあるいはその前に
Sonra o Jake Gyllenhaal piçiyle tanıştım. Ve anında onu takıntı haline getirdim.Pak jsem potkala toho čůráka Jakea Gyllenhaala a byl hned posedlý
Sonra o Jake Gyllenhaal piçiyle tanıştım. Ve anında onu takıntı haline getirdim.Puis j'ai rencontré cet imbécile de Jake Gyllenhaal j'ai été tout de suite accroc
Sonra o Jake Gyllenhaal piçiyle tanıştım. Ve anında onu takıntı haline getirdim.После срещнах този задник - Jake Gyllenhal и бях обсебена на момента
Sosyal yaratıklar olarak ahlak konusunda takıntılıyız.Als soziale Wesen sind wir besessen von Moral.
Sosyal yaratıklar olarak ahlak konusunda takıntılıyız.Ca ființe sociale, suntem obsedați de moralitate.
Sosyal yaratıklar olarak ahlak konusunda takıntılıyız.Como seres sociales, nos obsesiona la moral.
Sosyal yaratıklar olarak ahlak konusunda takıntılıyız.Jako istoty społeczne mamy obsesję na punkcie moralności.
Sosyal yaratıklar olarak ahlak konusunda takıntılıyız.Jako tvorové společenští jsme morálkou posedlí.
Sosyal yaratıklar olarak ahlak konusunda takıntılıyız.Kita terobsesi akan moralitas sebagai makhluk sosial.
Sosyal yaratıklar olarak ahlak konusunda takıntılıyız.우리는 사회적인 생물체로서 도덕성에 집착합니다.
Sosyal yaratıklar olarak ahlak konusunda takıntılıyız.Là những sinh vật xã hội, chúng ta bị ám ảnh bởi đạo đức.
Sosyal yaratıklar olarak ahlak konusunda takıntılıyız.Nous sommes obsédés par la moralité en tant que créatures sociales.
Sosyal yaratıklar olarak ahlak konusunda takıntılıyız.Olemme pakkomielteisiä moraalista sosiaalisina olentoina.
Sosyal yaratıklar olarak ahlak konusunda takıntılıyız.Siamo ossessionati dalla morale in quanto creature sociali.