takın ile cümle

takın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gidelim! - Kemerlerinizi takın, beyler!- Schnallt euch an!
Gidelim! - Kemerlerinizi takın, beyler!Sedetevi e allacciatevi, ragazzi!
Gidelim! - Kemerlerinizi takın, beyler!Vyöttäkää itsenne istuimiin!
Gürültülü bir ofisteyseniz, bir kulaklık takın ve kuş sesleri, su akıntısı sesleri dinleyin.אם אתם עובדים במשרד רועש, הרכיבו זוג אוזניות והשמיעו שירת ציפורים או קול גשם קל,
Hardala takıntılıydılar.A mustár megszállottja volt.
Hardala takıntılıydılar.Boli posadnutí horčicou.
Hardala takıntılıydılar.Byli posedlí hořčicí.
Hardala takıntılıydılar.Com a mostarda.
Hardala takıntılıydılar.Dalla senape.
Hardala takıntılıydılar.Erau obsedaţi de muştar.
Hardala takıntılıydılar.Estaban obsesionados con la mostaza.
Hardala takıntılıydılar.Heillä oli pakkomielle sinappiin.
Hardala takıntılıydılar.Họ bị ám ảnh bởi mù tạc.
Hardala takıntılıydılar.Ils étaient obsédés par la moutarde.
Hardala takıntılıydılar.Mereka terobsesi dengan mustard.
Hardala takıntılıydılar.Obsedeni so bili z gorčico.
Hardala takıntılıydılar.Sie waren besessen von Senf.
Hardala takıntılıydılar.Van mosterd.
Hardala takıntılıydılar.Είχαν εμμονή με τη μουστάρδα.
Hardala takıntılıydılar.Вони були одержимі гірчицею.
Hardala takıntılıydılar.Они были одержимы горчицей.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.A minha vida focou-se em ver-me livre dele, de uma forma obsessiva.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Az életem elkezdett arról szólni, hogy megszabaduljak tőle, mígnem teljesen ennek a megszállottja lettem!
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Hidup dan obsesiku menjadi untuk mengenyahkannya.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.제 삶은 그것을 없애고 그것을 없애는데 몰두하는 것이 되어버렸습니다.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.La mia vita si è trasformata nell'ossessione di liberarmene.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Ma vie s'est mise à tourner autour de l'obsession de m'en débarrasser.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mein Leben drehte sich plötzlich darum, ihn loszuwerden und besessen davon zu sein.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mijn leven draaide om het kwijtraken ervan en de obsessie hierover.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mitt liv kom att handla om att bli av med den och fundera på att bli av med den.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mi vida se convirtió en sacármelo de encima; una obsesión por deshacerme de él.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Moje życie zaczęło się koncentrować na tym, żeby się go pozbyć i obsesyjnie do tego dążyłam.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Rồi tôi sống như là để rũ bỏ nó đi và luôn bị ám ảnh về điều đó.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Tématem mého života se stalo to, že jsem se ho zbavovala, a že jsem byla tímto zbavováním posedlá.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Viaţa mea devenise o încercare şi o obsesie de a scăpa de ea.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Život sa začal točiť okolo toho, ako sa ho zbaviť, a nutkania sa ho zbaviť.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Η ζωή μου περιστρεφόταν γύρω από το να το ξεφορτωθώ και είχα αποκτήσει εμμονή να το ξεφορτωθώ.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Животът ми бе относно отърваването от него и бях завладяна от това как да се отърва от него.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Моє життя наповнилось спробами позбутись його і одержимістю позбутись його.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Моя жизнь наполнилась попытками избавиться от него и сильным желанием это сделать.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.חיי הפכו להיות לאובססיה סביב העיסוק בלהפטר ממנה.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.أصبحت حياتي حول التخلص منها ، والتفكير المهووس حول التخلص منها.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.実のところ それが 行きすぎて
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.我嘅生活開始圍繞點除佐佢,我心神不寧,一心要除佐佢。
Herhangi bir takıntınız yoksa o zaman liderlik içeren hiçbir olaya katılamazsınız - politik, dinsel, sosyal.どんな種類のリーダーシップにも 関わりになることはないだろう 政治的リーダーにせよ
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Alle ved, at mennesker der følger deres passion er noget neurotiske.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar. Biraz da garip? Hmm?Iedereen weet dat mensen die hun dromen najagen wat obsessief en een beetje vreemd zijn.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Jeder weiß, dass Menschen, die ihrer Leidenschaft folgen, etwas zwanghaft sind.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Kaikki tietävät, että intohimoaan tavoittelevat ihmiset ovat hieman pakkomielteisiä.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Každý přece ví, že lidi, co se ženou za svou vášní, jsou trošku šílení.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Každý vie, že ľudia, ktorí nasledujú svoje vášne sú do istej miery fanatickí.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.누구나 자신의 열정을 추구하는 사람들은 어느 정도 망상에
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Mindenki tudja, hogyha valaki követi a szenvedélyeit, az valamennyire megszállott.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Mọi người đều biết những ai theo đuổi đam mê nhìn chung đều bị ám ảnh
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Semua orang tahu orang-orang yang mengejar gairah mereka sedikit obsesif.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Toată lumea ştie că cei care-şi urmează pasiunea în viaţă sunt oarecum obsedaţi, puţin ciudaţi.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar."Toda a gente sabe que as pessoas que perseguem as suas paixões "são meio obsessivas.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Todos saben que las personas que persiguen sus pasiones son un tanto obsesivas ¿un poco raras?
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Tout le monde sait que les gens qui poursuivent leurs passions sont quelque part obsédés.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Tutti sanno che chi insegue le proprie passioni è in qualche modo ossessivo.
İlgili Sayfalar