takın ile cümle
takın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Erkeksi bir tavır takınarak telefonu açar --Und an der maskulinen Mannesfront beantwortet er das Telephon mit
Erkeksi bir tavır takınarak telefonu açar --ובמובן הגבריות, הוא עונה לטלפון -
Erkeksi bir tavır takınarak telefonu açar --وهو الرجل الذي طابعه
Erkeksi bir tavır takınarak telefonu açar --皆さんも経験があるかと思いますが -
Everything you do, you are taking us deeper into quicksands.Todo lo que haces, que nos están tomando más en arenas movedizas.
Everything you do, you are taking us deeper into quicksands.Tot ceea ce faci, luaţi ne mai adânc în quicksands.
Everything you do, you are taking us deeper into quicksands.Αρκετά! Δεν θέλω να ζω άλλο έτσι!
Everything you do, you are taking us deeper into quicksands.. כל מה שאתה עושה, אתה לוקח אותנו עמוק לתוך חולות טובעניים.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Ale pokiaľ prijmete tento postoj, v skutočnosti vám uniká niečo pomerne výnimočné.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Azonban ha az ember így áll hozzá, valami igazán különleges dolgot szalaszt el.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Dar daca avem aceasta atitudine, pierdem ceva cu adevarat special.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Dlatego, że omija nas coś szczególnego.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.하지만 그런 태도로는 상당히 특별한 걸 놓칠 수가 있습니다.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Ma così facendo, vi perdete qualcosa di molto speciale.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Mais si vous prenez cette position, vous ratez quelque chose d'assez spécial.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Men hvis man har den attitude, misser man noget temmelig specielt.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Mutta jos ottaa tuon asenteen, saattaa jäädä paitsi jostain hyvin ainutlaatuisesta.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Nhưng nếu bạn giữ thái độ đó, bạn thật sự bỏ lỡ một vài điều đặc biệt.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Pero si toman esa actitud, realmente se están perdiendo algo bastante especial.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Wenn Sie aber diese Haltung vertreten, dann verpassen Sie etwas sehr Spezielles.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Αλλά με αυτήν τη νοοτροπία, χάνετε κάτι πολύ ξεχωριστό.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.Но ако приемеш тази нагласа, всъщност пропускаш нещо доста специално.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.אבל אם אתם נוקטים בגישה זו, אתם דווקא מפספסים משהו די מיוחד.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.إن اتخذت هذا الموقف، فأنت تفوت على نفسك أمراً مميزاً.
Fakat eğer bu tavrı takınırsanız, çok özel bir şeyi kaçırırsınız.このトンボは驚くべき話を秘めているからです
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızBräutigam und Braut,bitte tauscht die Ringe.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızBrudgum och brud, snälla utbyt ringar.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızBruidegom en bruid, geef elkaar de ring.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızCô dâu và chú rể, hãy trao nhẫn cưới cho nhau nào!
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızLo sposo e la sposa, prego scambiatevi le fedi.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızMari et femme, veuillez échanger les alliances.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızMire si mireasa, va rog schimbati inelele.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızPaństwo młodzi, proszę wymieńcie się obrączki.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızPengantin laki-laki dan pengantin perempuan, silahkan bertukaran cincin.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızŽenin in nevesta, prosim, izmenjajta si prstane.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızΓαμπρέ και νύφη, παρακαλώ αλλάξτε δαχτυλίδια.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızЖених и невеста, пожалуйста, обменяйтесь кольцами.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızالعريس والعروسه ارجوكم تبادلوا الخواتم
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızどこに行ったの?
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Ako mladý kúzelník som bol posadnutý Houdinim a jeho výzvami pod vodou.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Als jonge magiër was ik geobsedeerd door Houdini en zijn uitdagingen onder water.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Als junger Zauberkünstler war ich besessen von Houdini und seinen Unterwasserkünsten.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Cuando era un joven mago estaba obsesionado con Houdini y sus desafíos bajo el agua.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Da giovane mago ero ossessionato dalla figura di Houdini e dalle sue sfide sott'acqua.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Enquanto mágico jovem, eu estava obcecado com Houdini e com os seus desafios debaixo de água.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Fiatal bűvészként megszállottja voltam Houdininek és az ő vízalatti számainak.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Jako mladý kouzelník jsem byl posedlý Houdinim a jeho kousky pod vodou.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Jako młody magik miałem obsesję na punkcie Houdiniego i jego podwodnych wyzwań.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Nuorena taikurina olin pakkomielteinen Houdinista ja hänen vedenalaisista haasteistaan.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Quand j'étais jeune magicien, j'étais obsédé par Houdini, et ses exploits sous l'eau.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Som en ung tryllekunstner var jeg besat af Houdini og hans undervands udfordringer.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Som ung magiker var jag som besatt av Houdini och hans undervattensutmaningar.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Tanar magician fiind, eram obsedat cu Houdini si incercarile sale subacvatice.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Σαν νεαρός μάγος είχα εμμονή με τον Χουντίνι και τις υποβρύχιες δοκιμασίες του.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Как и все молодые маги-чародеи, я был увлечен Гудини, и его подводные чудеса не давали мне покоя.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Като млад магьосник бях обсебен от Худини и подводните му предизвикателства.
Gidelim! - Kemerlerinizi takın, beyler!Attachez-vous !
Gidelim! - Kemerlerinizi takın, beyler!Oxigénellátást ellenőrizni!
Gidelim! - Kemerlerinizi takın, beyler!På med bælterne, venner!
Gidelim! - Kemerlerinizi takın, beyler!På med bältena, grabbar!
İlgili Sayfalar