takın ile cümle
takın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.ルー タネン マジックショップという ニューヨークの手品用品の店に行きました
- Başlıklarınızı takın! - Hayır. Bu nasıl durdurulur?- Hvordan slukker man?
- Başlıklarınızı takın! - Hayır.- Comment on éteint ça ?
- Başlıklarınızı takın! - Hayır.- Cum o opreşti?
- Başlıklarınızı takın! - Hayır.Helm op.
- Başlıklarınızı takın!-Không! Làm sao tắt nó?
- Başlıklarınızı takın!Oh, tidak.
- Başlıklarınızı takın!А, не!
Bazen çocukların, bilhassa erkek çocuklarının böyle yüz ifadeleri takındıkları görürüz.Ja tak, choć mam dzieci, dokładniej mówiąc chłopców i czasami robią oni takie miny.
Bazen çocukların, bilhassa erkek çocuklarının böyle yüz ifadeleri takındıkları görürüz.Si bien que ayant des enfants et des garçons particulièrement, parfois, ils font des têtes comme celle-ci
Bazen çocukların, bilhassa erkek çocuklarının böyle yüz ifadeleri takındıkları görürüz.Я теж, хоча маю дітей, і зокрема хлопців, інколи вони роблять гримаси на зразок цієї.
Bazen çocukların, bilhassa erkek çocuklarının böyle yüz ifadeleri takındıkları görürüz.احضار أطفال،وخاصة الفتيان و في بعض الأحيان يعملون مثل هذه الوجوه
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Bagi saya, obsesi ini adalah sumber dan akar dari produktivitas dan kreatifitas.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Đối với tôi, chính sự ám ảnh này là nguồn gốc của tất cả những năng suất và sáng tạo của chúng ta.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.For mig, denne besættelse er en kilde og rod til al vores produktivitet og kreativitet.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Für mich ist diese Besessenheit die Quelle und Wurzel von all unserer Produktivität und Kreativität.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.제 의견으로는 이 집념이 우리의 모든 생산력과 창조력의 제공처이고 뿌리입니다.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Minulle tämä pakkomielle on kaiken tuotteliaisuutemme ja luovuutemme ydin.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Para mí esta obsesión es la raíz de toda nuestra productividad y creatividad.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Para mim, esta obsessão é a fonte e raiz de toda a nossa produtividade e criatividade.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Pentru mine, acestă obsesie e sursa şi rădăcina productivităţii şi creativităţii noastre.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Per me, questa ossessione è fonte e radice di tutta la nostra capacità produttiva e creativa.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Pour moi, cette obsession est la source et la racine de l'ensemble de notre productivité et de créativité.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Pre mňa táto posadnutosť je zdrojom a koreňom všetkej našej produktivity a kreativity.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Pro mě je tato posedlost zdrojem a základem veškeré naší produktivity a kreativity.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Számomra ez a szenvedély a forrása és gyökere az összes produktivitásunknak és kreativitásunknak.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Voor mij is deze obsessie de bron en de wortel van al onze productiviteit en creativiteit.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Według mnie ta obsesja jest źródłem i przyczyną całej naszej produktywności i kreatywności.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Για μένα, η εμμονή αυτή είναι η πηγή και η ρίζα όλης της παραγωγικότητας και της δημιουργικότητας μας.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Для мене це нав'язлива ідея є витоком і коренем всієї нашої продуктивності та творчості.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.Для меня эта навязчивая идея является источником и корнем всей нашей производительности и творчества.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.За мен, тази маниакалност е източника и корена на цялата ни продуктивност и изобретателност.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.עבורי, הרדיפה הזו היא המקור והשורש של כל היצרנות והיצירתיות שלנו.
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.بالنسبة لي .. هذا الهوس هو الاساس لكل الانتاج والابداع
Bence, bu takıntı yaratıcılığımızın ve üreticiliğimizin kaynağı ve kökenidir.生産や創造の すべての根源です 昨年 諸般の事情から
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.80年代に流行した 『トリビアル・パスート』というゲームで
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Byl jsem ten typ dítěte, které je posedlé znalostmi všeho druhu.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Eu sempre fui aquela espécie de miúdo obcecado por trivialidades.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Ich war schon immer so ein Kind, dass von Allgemeinwissen fasziniert war.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Ik was altijd al zo'n door trivia geobsedeerd kind.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Întotdeauna am fost obsedat de cultură generală.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.J'ai toujours été obsédé par la culture générale.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Jeg var altid den slags barn der var besat af paratviden.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.저는 항상 그런 잡학에 빠진 아이였죠.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Siempre fui ese tipo de niño obsesionado con la trivia.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Sono sempre stato quel tipo di bambino ossessionato dalle nozioni.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Tôi luôn là một thằng bé đam mê tìm hiểu những thứ xung quanh.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Zawsze miałem świra na punkcie ciekawostek.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Ως παιδί είχα πάντα εμμονή με τις γενικές γνώσεις.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Бях обсебено от телевизионните игри дете.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.Я всегда был ребёнком, помешанным на фактах.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.תמיד הייתי כזה ילד מכור לטריוויה
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.ولقد كنت دائماً من الأطفال المهووسين بالإشياء التافهة
Ben kıyafet konusunda takıntılıyım.A ta je, jsem posedlá oblečením.
Ben kıyafet konusunda takıntılıyım.집착을 합니다.
Ben kıyafet konusunda takıntılıyım.Minulla on pakkomielle asukokonaisuuksiin.
Ben kıyafet konusunda takıntılıyım.Sou obcecada por roupas.
Ben kıyafet konusunda takıntılıyım.אני אובססיבית ללבוש.
Ben kıyafet konusunda takıntılıyım.أنني مهووسة بالملابس
Ben kıyafet konusunda takıntılıyım.洋服を探すのも 着るのも大好き
İlgili Sayfalar