takılmak ile cümle
takılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
2. Adam: Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Merekku adalah casual fly.
2. Adam: Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Moje značka je, pohodář.
2. Adam: Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Чолов'яга 2: якби я був брендом, то назвав би його випадковий політ.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.6년 동안 전 이 친구들과 돌아다녔어요.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım. Bu grup Evrensel Düşünceler olarak adlandırılır.Al zes jaar ben ik actief in een groep genaamd Global Voices.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım. Bu grup Evrensel Düşünceler olarak adlandırılır.Posledních šest let jsem se potloukal kolem skupiny nazvané Global Voices (Globální hlasy).
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.Da sei anni frequento questo gruppo di persone.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.Durante seis años, he estado en contacto con estos chicos.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.Há seis anos que ando com estas pessoas.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.Hat éve ezekkel a srácokkal lógok együtt.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.Przez 6 lat zadawałem się z tymi facetami.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.Seit sechs Jahren verbringe ich Zeit mit diesen Leuten.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.Selama enam tahun saya menongkrong dengan beberapa orang.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.Timp de șase ani, m-am alăturat acestor indivizi.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.Trong 6 năm qua, tôi làm việc với một nhóm
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.Εδώ και έξι χρόνια κάνω παρέα με αυτούς τους τύπους.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.В продължение на шест години вися с тези момчета.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.Шесть лет я общался с этими ребятами.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.במשך שש שנים אני מסתובב עם החבר'ה האלה.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.على مر ست سنوات، كنت أعمل مع هؤلاء الأشخاص.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.活動をしています。
Adam: Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Diria que a marca que sou é informal.
Arkadaşlarınızla takılmak bir saat merdivenlerde takılmaktan daha kolaydırES MAS FACIL IRSE DE FIESTA CON TUS AMIGOS....QUE ESTAR HACIENDO EJERCICIO UNA HORA...
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.At rejse med militærfolkene var en ting, - - men sikke et møgsted jeg er faret vild på.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Att åka med militärerna var en grej- -men vilket jävla ställe att gå vilse på.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Inseguire quei militari è un conto, ma guarda in che razza di posto mi sono perso adesso.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Nie było tak trudno zabrać się z wojskowymi, ale teraz zgubiłem się na dobre.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Oli eri juttu kulkea sotilaiden perässä. Tämä on pirunmoinen paikka eksyä.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Seguir os militares é uma coisa, mas parece que me perdi num sítio infernal.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Yo solo quería seguir a los militares. No esperaba acabar en un laberinto como este.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Η πίστη στους στρατιωτικούς είναι ένα πράγμα. Αλλά εγώ φαίνεται να χάθηκα σε κάτι πολύ διαφορετικό.
Askerlerin peşine takılmak ayrı... ...ama kaybolmak için korkunç bir yer buldum gibi görünüyor.Тащиться за военными - это одно, но, кажется, я выбрал удачное место, чтобы заблудиться.
Benim aşk oyunları oynayan zengin çocukları ile takılmak için vaktim yok.A školné, musím plávať, aby som dostala štipendium. Naozaj nemám čas na vaše šľachtické romániky.
Benim aşk oyunları oynayan zengin çocukları ile takılmak için vaktim yok.Ich habe keine Zeit mich in das Liebesleben von euch Prinzen verwickeln zu lassen.
Benim aşk oyunları oynayan zengin çocukları ile takılmak için vaktim yok.J'dois nager pour rester. J'ai pas le temps d'me prendre la tête avec vous et vos vies princières.
Benim aşk oyunları oynayan zengin çocukları ile takılmak için vaktim yok.Nimam časa, da bi se vmešavala v ljubezensko življenje princev!
Benim aşk oyunları oynayan zengin çocukları ile takılmak için vaktim yok.Och för kostnaden av skolan måste jag simma så att jag kan få stipendium. Jag har inte tid att hamna i pr
Benim aşk oyunları oynayan zengin çocukları ile takılmak için vaktim yok.Uimiseenkin on löydettävä aikaa. Ei minulla ole aikaa sekaatua prinssi-poikien rakkauselämää
Benim aşk oyunları oynayan zengin çocukları ile takılmak için vaktim yok.Và học phí... Tôi phải bơi để có thể nhận được học bổng.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Brandet som jeg er jeg ville kalde det casual.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Die Marke, die ich bin, ist, würde ich sagen, lässige Fliege.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Het merk dat ik ben zou ik eenvoudige vlieg noemen.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Il mio "brand" direi che è "casual fly".
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.캐쥬얼한 쿨함, 이라고 부르는 것입니다.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.la llamaría 'vuelo casual'.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.La marque que je suis est, je l'appellerais, vol décontracté.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Moja marka to, powiedziałbym, odlotowy luz.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Muž 2: Moja značka je, nazval by som ju ľahostajná mucha.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Phong cách của tôi Tôi cho là mình thuộc tuýp sống tự do.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Η μάρκα που είμαι, είναι, όπως εγώ θα την έλεγα, χαλαρή σικ.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Бренд, которым я являюсь, я бы назвал его, сотрудник в штатском.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.Марката, която съм, бих нарекъл, небрежно облечен.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.הוא, הייתי קורא לו, מתעופף לא רשמי.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.هو، وأود أن نسميها، تعبير حر
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.女性2:ヒッピーとヨガが混じった
Bir gün, bir arkadaşım, bana takılmak için, bir resim getirdi ve dedi ki;Có lần, một anh bạn của tôi, anh ấy muốn chọc tôi, bèn mang tới một bức hình, rồi bảo,
Bir gün, bir arkadaşım, bana takılmak için, bir resim getirdi ve dedi ki;Egy napon egy barátom, hogy bosszantson engem, hozott egy képet, és azt mondta,
Bir gün, bir arkadaşım, bana takılmak için, bir resim getirdi ve dedi ki;Într-o zi, un prieten de-al meu, pentru a mă ațâța, a adus o fotografie și mi-a zis:
Bir gün, bir arkadaşım, bana takılmak için, bir resim getirdi ve dedi ki;Jedného dňa, jeden priateľ, aby ma podpichol, priniesol obrázok a pýta sa,
Bir gün, bir arkadaşım, bana takılmak için, bir resim getirdi ve dedi ki;Jednoho dne mi můj přítel, aby mne vykolejil, přinesl obrázek a řekl: