takıl ile cümle

takıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yorumun nasıl ucuna takıldığı açık değil.ما زال من غير الواضح كيف نُفذت هذه المحاولة الأولى.
Arabalar, kızlar, gençler takılıyorlar ve eğleniyorlar.Carros, meninas, jovens se divertindo, esse tipo de coisa.
Poe'nun iğneleyici eleştirileri ona "tomahawk man" adının takılmasına neden olmuştur.As críticas cáusticas de Poe fizeram com que ele ganhasse o apelido de "Homem Tomahawk".
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.Quando perdeu uma perna em um desastre de avião, ele recebeu uma "desconfortável prótese de madeira".
11 Kasım'da NJPW, 2013 World Tag League'e takılan takımları açıkladı.Em 11 de novembro, a NJPW anunciou as equipas participantes do World Tag League 2013.
İlk düşenler atlarıyla birlikte çamurda takılıp kaldı ve arkasından gelenler onların üzerinden geçti.Os primeiros atolaram na lama com seus cavalos e foram pisoteados pelos que vinham atrás.
"TAKILMAYIN, SADECE İZLEYİN".Fica, pois e apenas, a chamada de atenção."
Batı Cephesinde kaldı ve yeni filosuna Sopwith 1½ Strutter takıldı.Tedder permaneceu na Frente Ocidental, e seu novo esquadrão foi equipado com aviões Sopwith 1½ Strutter.
Ferguson sıkı disiplinini devam ettirmesi nedeniyle kendisine Furious Fergie (Öfkeli Fergie) lakabı takıldı.Ele ainda era rígido com a disciplina, os seus jogadores o apelidaram de Furious Fergie (Fergie Furioso).
Bir miktar buzdolabında bekletilen kıyma buradan çıkartılır ve uzun kitle halinde enli şişlere takılıyor.Imaginemos uma garrafa cheia de um líquido qualquer sendo deixada durante horas em um refrigerador.
Gece vakti takılmayı ve düşünceler kurmayı çok severim.Eu gosto enormemente de pintar no local à noite.
Çağırılan cine kutsal çengel takılırsa onun köle olacağına inanılır.Instintivamente reconhecendo que este é um lugar sagrado, ela reza.
Yarı değerli taş olarak takılarda kullanılır.Ocasionalmente é usada como pedra preciosa.
Subay rütbe kıdemlerinin kıyafete takılan kıdem işaretleri yoktur.Fuzileiros navais não vestem nenhuma insígnia de posição em seus chapéus de utilidade.
Nunivak'takiler ise Cup'ig olarak kendilerini adlandırırken anakaradaki Yupiklere de Yup'ig adını verirler.A sura é chamada de Adh-Dhariyat porque nela, Alá presta juramento em nome dos ventos.
Las Vegas'a takılan yerel bir addır.Trata-se de um subúrbio não incorporado de Las Vegas.
Silahta top takılıydı ve 2 tane M2 makineli tüfeği vardı.Tinha capacidade para um piloto e estava armado com duas metralhadoras.
Geminin gerekli tüm ileri teknoloji alet ve ekipmanlarının Mayıs 2013 sonuna kadar takılması planlanıyor.Do lado francês, toda a estrutura viárias e aduaneira está pronta desde o fim de 2011.
Parakete 24 saate bir denizden çekilerek yakalanan balıklar alınır ve iğnelerine yeniden yem takılır.Demolhar o peixe seco durante 24 horas e cortá-lo em pequenos pedaços.
Kafası mızrağa takıldı ve herkese gösterildi.Sua cabeça foi exibida através das ruas para todos verem.
Bundan sonra, Edward’ın sol bacağı ve sağ kolunun yerine Automail, bir çeşit gelişmiş protez uzuv, takılır.Em seguida, a perna esquerda e o seu braço direito são substituídos por um automail.
Hep onlarla takılır.Sempre lhe acompanhando.
Top takıldı.A bola rasteira.
1896 yılında ise altın arayıcılarının peşine takılmıştır.Em 1896 publicou suas canções de um surdo.
Craig ile birlikte takılır.Então com quem Jackie e Craig estão fazendo negócios?
Diğer ucu ise Direk üzerinde bulunan Gönder baskı sistemine takılır.Além disto, a pressão deve ser contínua no bordo de fuga.
Halkın yöresel giyim kuşamı,takıları Gelenek ve görenekleri Doğanşar ile aynıdır.A servidão voluntária das mulheres também nasce do hábito, dos costumes.
Takıları sadece süslenmek için değil, aynı zamanda manevi olarak korunmak için kullanıyorlardı.Utilizada não apenas colar como, também, descolar.
Donanma Zırh Aparatı (The Marine Armor Kit (MAK)) ise 2005 yılı Ocak ayından itibaren M1114lere takılmaktadır.Frota nacional ganha 149 locomotivas, DEZEMBRO/JANEIRO DE 2013:.
Hep arkadaşlarıyla takılır ayrıca haksızlığa hiç dayanamaz.Está sempre disposta a defender os amigos e jamais quebra seus acordos.
Charlie yeni erkek kardeşinin gelmesiyle abla olduğu duygusuna takılıyor.Não está muito feliz com a chegada do novo irmão.
Cromwell VI (341 adet üretildi) Cromwell üzerine 95 mm obüs takıldı.Cromwell VI (341) Cromwell bewapend met de 95 mm houwitser.
Bu yüzden ona özel bir ad takılmıştır.Daarom geeft hij haar een speciale ring.
Aspasia’ya "Yeni Omphale", "Deianira", "Hera" ve "Helen" adları takılmıştır.Aspasia werd de "nieuwe Omphale", "Deianira", "Hera" en "Helena" genoemd.
Centaur IV (114 adet üretildi) Centaur üzeirne 95 mmlik obüs takıldı.(51 adet mermi taşıyordu).Centaur IV (114) Centaur bewapend met een 95mm houwitser (51 schoten).
Bu dönemdeki dominesi sebebiyle Aris BK'ya "İmparator" lakabı takıldı.Het is deze periode van dominantie die Aris BC de bijnaam "The Emperor" gaf.
Centaur III (233 adet üretildi) Centaur üzerine 75 mm ROQF Mk V top takıldı.Centaur III (233) Centaur bewapend met de 75 mm ROQF Mk V gun.
Batı Cephesinde kaldı ve yeni filosuna Sopwith 1½ Strutter takıldı.Tedder bleef aan het Westfront en zijn nieuwe squadron werd uitgerust met Sopwith 1½ Strutters.
Bunun yerine çıkıntı halinde dört köşe bir sütun konmuş, musluk buna takılmıştır.Dit is een stenen gebouw waaromheen een gracht ligt, met vier torens.
Sürekli olarak Mahir'e takılır.Zij hebben de gewoonte voortdurend de staart te spreiden.
Boynunda zincirli bir halka takılı idi.Een Grote Keten werd om de hals gedragen.
Bu sırada ayağı takıldı ve düştü” diyerek ifade verdi.Zo hebben ze hem naar beneden gegooid en verdronken."
Bunun üzerine Anna'ya "Kırmızı Başlıklı Kız" lakabı takılır.Onmiddellijk wordt er een nationale jacht naar 'het meisje met het rode haar' gestart.
Tech'le takılır.Ze verafschuwen technologie.
Craig ile birlikte takılır.Hij heeft samen met Jacq.
Sürekli Malibu Club'da takılır.Het wordt altijd op de Woburn Golf Club gspeeld.
Kızlarla takılmayı sever.Hij vindt het fijn dat de meisjes hem gezelschap houden.
Hastalığın bulaştığı insanların yanındayken yüz maskesi takılması faydalı olabilir.Het dragen van mondkapjes in de nabijheid van mensen met een infectie kan nuttig zijn.
Daha sonra Emma ve Brooke birlikte takılmaya başladılar.Hij en Brooke vallen al snel voor elkaar.
Savaşın bitiminde pencereler tekrar yerine takılmıştır.Na de oorlog zijn deze ramen hersteld.
Şövalyede ise göğüse rozet takılmaz.Bij de ridder is in het kleinood geen goud verwerkt.
Savaşta kılıçlar atın üstüne bağlanan kayışa takılır.Hij mag het zwaard houden, het paard wordt aan de kist gebonden.
Üçü çoğu zaman birlikte takılır.Ze zitten meestal met drie bij elkaar.
Renkli çizimi Valentine III Tanka geniş taret takıldı.Bu sayede mürettebata fazladan bir yükleyici eklendi.Valentine III Deze kreeg een grotere geschutskoepel waardoor er ruimte was voor een derde bemanningslid.
İki pile rağmen telefonun düzenli olarak takılması gerekiyordu.Bij de ontwikkeling van de telefoon liet men de telefoon continu rinkelen.
Fagot, çalıcının boynuna takılan askı ile desteklenir.Bongo is Dag zo dankbaar dat hij hem de steen schenkt die rond zijn nek hangt.
M2E6/M2A1 – Sağ ön koltukta geliştirilmiş M49 makineli tüfek takılıydı.M2E6/M2A1: Elke M2 die werd uitgebreid met de M49 machinegeweer boven de passagiersstoel.
Ortasına "Bananenflanken"(Muz Orta) ismi bile takılmıştır.De speciale voorzet werd de "Bananenflanke" ("bananenvoorzet") genoemd.
M9A1 - M2A1 üzerine M9 ve M49 Makineli tüfek takılı modeli.M9A1: Gelijk aan de M2A1, een M9 met een M49 machinegeweer.
Fakat bu plan Norveç yasalarına takıldı.Het werd gebruikt in het Normandische recht.
İlgili Sayfalar