takıl ile cümle
takıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.So why do we get stuck in this feeling of being right?
İşte bu da haklı olma hissine takılıp kalmamız için yapısal bir neden.So this is one reason, a structural reason, why we get stuck inside this feeling of rightness.
Kafana takılan bir şey mi var?Are you worried about something??
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.But we like to joke, in the first few months of all of our children's lives, this is Uncle Rufus.
Yeni evimde takılmaya davetlisiniz.You're invited to come hang out at my new house.
Benim olduğum marka benim deyişimle, rahat takılmaktır.The brand that I am is, I would call it casual fly.
Neden ona bu kadar çok takılıyorsun?Why do you tease her so much?
Oh Ha Ni'ye takılmak için yaşıyorum.I live for teasing Oh Ha Ni.
Arkadaşlarla dışarıda takılıyorum.I'm out with my friends.
[maske takılması][Putting on a mask.]
Bir kişilik olduğumuz hissine sahip olduğumuz sürece, bir şeye takılıyız.As long as we have the sense of being a person, your mind is up to something.
Umarım aklınıza takılan bir şey kalmamıştır.Hopefully, that was vaguely clarifying.
Unutma, söz verdin yaralandığımı kimseye söylemeyeceksin yoksa, peşime takılırlar...Remember, you promised you would not tell others that I am hurt otherwise, I will be chased...
Eğer başka düşünceler belirmeye başlarsa onlara takılıp gitme cazibesine direnin.If other thoughts begin to arise, resist the temptation to follow them.
Arkadaşlarıyla takılmayı seviyor olmalı.Just Iikes to hang out with friends.
Eskiden yalnız takılırdım, sonra sırnaşma şansımız oldu, şimdiyse sana içim gidiyor.I used to travel single, we chanced to mingle, oh now, now I'm a-tingle over you
Üzerlerinde takılı kalıyor ve sonunda onları öldürüyor.They hold on to them, and it eventually kills them.
Ve sonrasında orada takılır, kitap imzalar ya da öğrencilerle fotoğraf çekilirim.And sometimes afterwards I'll stick around and sign books and take photos with students.
Kendini Zarif Takılarda Gösteriyo�Captured in Fine Jewellery
Sadece takılıyor, rahatlamış bir durumda.He just hangs out. He's relaxed.
Aklıma takılan şey bu.That is what I was thinking.
Henüz bütün robot değil, bunun üzerinde çalışıyoruz- şimdi nasıl takıldığını görebilirsiniz.It's not the whole robot yet, we're working on it -- now you can see how it's attaching.
Ayrıca kitap okumak gibi bir hobim var, yazılar yazar, Facebook'ta takılırım.I also have this hobby of reading books, writing articles and being on Facebook.
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Okay. man:
Merhaba, " Bir Günde Hayat". Hala Emily ile beraberim, hala Şikago'da takılıyoruz.I'm still with Emily, and we're still hanging out in Chicago.
Bu ev yapımı fişe takılı ev yapımı bakır kablolardan 240 volt elektrik geçiyordu.So there was 240 volts going through these homemade copper wires, homemade plug.
Ürünlere bakmayın, sadece takılın." dedim.Just stand around and don't face products."
Eğer kafana bir silah dayarsam ve çetelerle takılıyorsam, bir anda önemli olurum.If I put a gun to your head and I live in the 'hood, instantly I'm significant.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiDon't make mistakes again, whether you drop the ring or you step on your own dress and slip.
Geçenlerde Aspen'e gittim ve bu şarkıya takıldım.I went to Aspen recently and stumbled into this song.
Oltayla avlanmış -- başka bir tür avlarken ağalara yanlışlıkla takılmış değil.Pole caught -- no bycatch.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.She tripped over her oxygen tank.
Eğer sorun etmezsen biraz seninle takılacağım.Wait a second, did I just see a pair of boobs?
Çünkü Game Of Thrones'a takılı kaldım.Tell Ceelo his cat can have my chair.
Sen şu boş kafanın içinde ki fantezi dünyasında takılmaya devam et.Well, you just live in that fantasy land that you got up there in that noodle.
Fişe takılı eserler hiç tatmin edici olmuyor.It's really unsatisfactory having plug-in art.
Bir çok insan bu bekleme istasyonun etrafında takılı kalıyorlar. Evet... Bunun etrafında.A lot of people are in the holding station around this one.
Malcolm onları para çalmakla, pahalı takılar satın almakla, kürkler satın almakla suçladı.He accused them of taking money, of buying expensive jewelry, of buying furs.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.A lot of them are actually pretty good.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.My left leg got caught up in the wheel well -- spun it around.
Neden Birleşmiş Milletler'de takılmıyorsun ki.Why don't you cruise the United Nations.
Ve ben şu soruya takılıyorum,And the question to me becomes:
Neye takıldın?What kept you?
A: bu ben değilim, ve B: böyle insanlarla takılmam bile.A: that's not me, and B: I don't even hang out with people like that.
Koca bir hafta boyunca... ...pijamalara takılan elastik bant mı?The elastic band for your pajamas?
Skysurfing ayağa takılan bir sörf tahtası ile yapılan skydiving.Skysurfing is skydiving with a board on the feet.
Trafiğe takıldım.I'm stuck in traffic.
Her halükarda, terminolojiye takılmak istemiyorum.But anyway I don't want to get caught up in terminology.
Bu Rezero'nun başında takılı bir lazer sensör ile çalışıyor.This works with a laser sensor that's mounted on top of Rezero.
Hiçbir şeye Takılmamak Arunachala Satsang with Mooji Müzik: Soran: Namaste[music]
Gerçekte altın takıları da yoktu, sadece altın kaplamaydılar.And they didn't really have gold jewelry, they had gold-plated jewelry.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.But, it struck me how much this dive, these deep dives, was like a space mission.
-Bana takıl, seni eğlendiririm. Olmaz, başka planlarım var. Hem artık bir nişanlım var.Nothing doing; I've got a steady bloke
Manavda çalışan kaltakla beraber takılıyorlar.He's carrying on with that slut at the greengrocer's
"Neden bu sıkıcı hukukçulara takılıp kaldık ve neden sadece kağıt belgeler var?"Why do we have to stick with the stodgy lawyers and just have a paper document?
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.For six years, I've been hanging out with these guys.
Bu Gezginler şu an Mars'takiler.These are the Rovers up here that you have on Mars now.
Sırf gereksizce peşine takıldığım için...All because I needlesly tagged along.
Burada aklınıza şu takılabilir:And so you might be wondering,
Evet, geçen gece birkaç Google elemanıyla takılıyordum.Yeah, I was hanging out with some Google guys last night.
İlgili Sayfalar