takılı ile cümle

takılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Uçağın peşine askeri uçaklar takılır.За ними летит штабной самолёт.
Altıgen şeklindedir ve içerisinde çanı olan bir saat takılıdır.Она имеет шестиугольную форму, в ней установлен колокол.
Gömütler giyinik ve takılı olarak gömülmüştür.Могилы их известны и ухожены.
Banyo armatürlerini takılır.В баню с ружьями.
Beyaz kenar çizgileri olan mavi bir şeritte boyuna takılır.Голубой круг окаймляется орнаментом из белых (серебряных) лучей.
Madalyalar yeşil kurdele bağlanmak suretiyle göğsün sol tarafına takılırdı.Носить медаль полагалось на левой стороне груди на зелёной ленте.
Şarj etmek için USB özellikli kablo kulaklık jakına takılır.Для его использования к приставке необходимо подключить специальную USB-камеру EyeToy.
Ama biz hâlâ “Fransız”da takılı kaldık.Он отвергал также французский «вождизм».
Jonathan bir fasulye ağacına takılıydı.Антонин состоял в переписке с Плинием Младшим.
Daha sonra hayır dualarla kızın parmağına belge yüzüğü takılır.Он надевает невесте на палец кольцо.
Başında takılı tolgası (miğferi) ile betimlenir.Затем накладывается давящая повязка.
Modelin saçında kırmızı bir çiçek takılıdır.وكان يوجد زهرة حمراء معلقة على شعر المرأة.
Tabi herkes başkanı kaçırdı sanır ve Ben'in peşine takılır.أ يرون محاولات ل خطف بن, ز اعما ً أ ن يكون ال أ مر إ نق اذنا, لكن بن يهرب.
Arabalar, kızlar, gençler takılıyorlar ve eğleniyorlar.Carros, meninas, jovens se divertindo, esse tipo de coisa.
İlk düşenler atlarıyla birlikte çamurda takılıp kaldı ve arkasından gelenler onların üzerinden geçti.Os primeiros atolaram na lama com seus cavalos e foram pisoteados pelos que vinham atrás.
Bir miktar buzdolabında bekletilen kıyma buradan çıkartılır ve uzun kitle halinde enli şişlere takılıyor.Imaginemos uma garrafa cheia de um líquido qualquer sendo deixada durante horas em um refrigerador.
Çağırılan cine kutsal çengel takılırsa onun köle olacağına inanılır.Instintivamente reconhecendo que este é um lugar sagrado, ela reza.
Silahta top takılıydı ve 2 tane M2 makineli tüfeği vardı.Tinha capacidade para um piloto e estava armado com duas metralhadoras.
Parakete 24 saate bir denizden çekilerek yakalanan balıklar alınır ve iğnelerine yeniden yem takılır.Demolhar o peixe seco durante 24 horas e cortá-lo em pequenos pedaços.
Bundan sonra, Edward’ın sol bacağı ve sağ kolunun yerine Automail, bir çeşit gelişmiş protez uzuv, takılır.Em seguida, a perna esquerda e o seu braço direito são substituídos por um automail.
Hep onlarla takılır.Sempre lhe acompanhando.
Craig ile birlikte takılır.Então com quem Jackie e Craig estão fazendo negócios?
Diğer ucu ise Direk üzerinde bulunan Gönder baskı sistemine takılır.Além disto, a pressão deve ser contínua no bordo de fuga.
Hep arkadaşlarıyla takılır ayrıca haksızlığa hiç dayanamaz.Está sempre disposta a defender os amigos e jamais quebra seus acordos.
Charlie yeni erkek kardeşinin gelmesiyle abla olduğu duygusuna takılıyor.Não está muito feliz com a chegada do novo irmão.
Sürekli olarak Mahir'e takılır.Zij hebben de gewoonte voortdurend de staart te spreiden.
Boynunda zincirli bir halka takılı idi.Een Grote Keten werd om de hals gedragen.
Bunun üzerine Anna'ya "Kırmızı Başlıklı Kız" lakabı takılır.Onmiddellijk wordt er een nationale jacht naar 'het meisje met het rode haar' gestart.
Tech'le takılır.Ze verafschuwen technologie.
Craig ile birlikte takılır.Hij heeft samen met Jacq.
Sürekli Malibu Club'da takılır.Het wordt altijd op de Woburn Golf Club gspeeld.
Savaşta kılıçlar atın üstüne bağlanan kayışa takılır.Hij mag het zwaard houden, het paard wordt aan de kist gebonden.
Üçü çoğu zaman birlikte takılır.Ze zitten meestal met drie bij elkaar.
M2E6/M2A1 – Sağ ön koltukta geliştirilmiş M49 makineli tüfek takılıydı.M2E6/M2A1: Elke M2 die werd uitgebreid met de M49 machinegeweer boven de passagiersstoel.
M9A1 - M2A1 üzerine M9 ve M49 Makineli tüfek takılı modeli.M9A1: Gelijk aan de M2A1, een M9 met een M49 machinegeweer.
Ana silahının yerine sahte bir top takılıydı.De neprevolver is dus vervangen door een echte revolver.
Gömütler giyinik ve takılı olarak gömülmüştür.Echter wordt hij bedolven onder balken hout en overlijdt.
Kulağının arkasında bir kalem takılıdır.Achter het oor zit een oranje vlek.
Takılı ve yapması kolaysa, kontak lensleri çıkartın.Deze frames onderhouden en zetten de verbindingen op.
Uçağın peşine askeri uçaklar takılır.Ze achtervolgen hem met een vliegtuig.
RJ45 jakına kablo takılırken belirli bir standart vardır.Bij het patchpanel horen een groot aantal RJ-45-kabels met een variabele lengte.
Hep onlarla takılır.Zij vergezellen hem altijd.
Şu yeşil arabanın arkasında, kırmızı bir römork takılı.Achter die groene auto hangt er een rode aanhanger.
Dikenli telin altından sürünerek geçtiğinde, pantolonuyla takılıp kaldı.Toen hij onder het prikkeldraad doorkroop, bleef hij er met zijn broek aan haken.
Hep onlarla takılır.Zawsze trzyma się z nimi.
Gömütler giyinik ve takılı olarak gömülmüştür.Następnie zwłoki zasypano wapnem i zakopano.
Bilbo'da hala yüzük takılıdır.W tunelach goblinów Bilbo znajduje pierścień.
Sürekli olarak Mahir'e takılır.Jest ona stale powiększana.
Altıgen şeklindedir ve içerisinde çanı olan bir saat takılıdır.Posiada również niezwykle ozdobną wieżę zegarową wewnątrz której znajdują się również dzwony.
Bu arada damada paralar takılır.Tymczasem Łaskiemu kończyły się pieniądze.
BT-5 alev makinesi takılı - (prototip).BT-5 z miotaczem ognia – kilka prototypów.
Genelde kendisinden yaşça küçük arkadaşı ile takılır.Często towarzyszy mu szop Mały Brat.
Bükülü kablo çiftinin ucuna RJ-45 konnektörü takılır.Kabel zakończony jest złączem RJ-45.
Bu versiyon kanat ucuna takılı dümenler kullanıyordu.Wersja ta miała zdwojone sterownice.
Parakete 24 saate bir denizden çekilerek yakalanan balıklar alınır ve iğnelerine yeniden yem takılır.40 dni rybami przynoszonymi w dziobie, trzymając je w poprzek.
Hep arkadaşlarıyla takılır ayrıca haksızlığa hiç dayanamaz.Zawsze stoi po stronie dzieci, a także nie cierpi Vinniego.
Tabi herkes başkanı kaçırdı sanır ve Ben'in peşine takılır.George zatuszował przed Abigail fakt, że David uciekł a sam ruszył za nim w pościg.
Boynunda zincirli bir halka takılı idi.Na szyi ma zawieszony złocony łańcuch.
Bele şal kuşak takılır.Den vita hingsten bryter sig dock ut.
Mütedeyyin Yahudi erkekler ve bazı Yahudi kadınlar tarafından, hafta içinde, sabah duasında takılır.Kapslarna används av judiska män under morgonbön på vardagar.

İlgili Sayfalar