takılı ile cümle
takılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bazen erkeklerle bazen kızlarla takılıyorum. değişir.Sometimes I hang out with guys, sometimes with girls. It varies.
Bu süngü el korumasının saat 6 yönündeki rayına takılır.This bayonet is attached to the 6 o'clock rail on the hand guard.
Verici, bebek beşiğinin yanında durur ve genellikle bir prize takılır.The transmitter stays near the infant crib and is usually plugged into a AC socket.
Bir şeye gözlerinin takılı kalması, sana ruhunun neyi aradığını gösterir.Woran deine Augen hängen bleiben, zeigt dir, wonach deine Seele sucht.
Kapıya birkaç kilit takılıdır veya bir kilit birkaç kilit silindiri içeriyorsa.Entweder sind mehrere Schlösser in die Tür eingebaut oder ein Schloss enthält mehrere Schließzylinder.
Genellikle Megan'la takılır ve TV karşısında salatalık yemekten çok hoşlanır.Sie hängt am meisten an Megan und hat eine Vorliebe für eingelegte Gurken neben dem Fernseher.
Ama biz hâlâ “Fransız”da takılı kaldık.Im Anschluss würde man auch mit den Franzosen „abrechnen“.
Sürekli olarak Mahir'e takılır.Und ewig lockt die Zulage.
Tech'le takılır.Mit der Technik auf du.
Mercutio rüyalar perisi Kraliçe Mab baladı'nı söyleyerek ona takılır.Mercutio singt die Ballade der Königin Mab.
Bazı şeyler benim aklıma takılır, ben de onları işlerim ve şarkılar yaparım.Ich brauche dafür Zeit, ich muss mich in die Songs hineindenken.
Düşerken bakışları yine kendi odasındaki Alice takılır.Im Fallen bleibt sein Blick noch einmal am Fenster hängen, hinter dem Alice steht.
Aksi takdirde düşman gemisine takılınıp kalınırdı.Das tat man nur, wenn man längsseits an das feindliche Schiff ging.
Altıgen şeklindedir ve içerisinde çanı olan bir saat takılıdır.In ihm befinden sich drei Glocken sowie eine Uhr.
Bükülü kablo çiftinin ucuna RJ-45 konnektörü takılır.Es soll den RJ45 Verbinder nutzen.
Bunun üzerine Anna'ya "Kırmızı Başlıklı Kız" lakabı takılır.Dies brachte ihr die Bezeichnung „Rote Prinzessin“ ein.
Holden Phoebe'den imza isteyerek küçük kıza takılır.Eine weitere Streife hat sich – von Holm geschickt – der kleinen Tochter angenommen.
Hep onlarla takılır.Er ist stets bei euch.
Charlie, Danielle'ın tuzaklarından birine takılır gibi olur.Sie stellen sich als Spuren von Daniel heraus.
Her tür işte, işinizi yapma düşüncesi ortaya çıktığı zaman, aklınız yapmakta olduğunuz şeye takılır.Wenn ihr es im Sport zu was bringen wollt, muß sich eure ganze Lebensweise danach richten.
Modelin saçında kırmızı bir çiçek takılıdır.Im Haar hat sie eine Sternblume.
Çağırılan cine kutsal çengel takılırsa onun köle olacağına inanılır.Da man dem weisen Propheten glaubt, wird Hann freigelassen.
ABD'deki tröstler ve politikacılara takılıyor.Religion und Politik in den USA.
Tech'le takılır.Il se jette dans le Tech .
Charlie, Danielle'ın tuzaklarından birine takılır gibi olur.Charlie se fait blesser par un piège tendu par Danielle.
Mercutio rüyalar perisi Kraliçe Mab baladı'nı söyleyerek ona takılır.Mercutio chante la Ballade de la reine Mab.
Hoffmann Olympiya ile dans etmeye başlar; ama ayağı takılıp yere düşer gözlükleri düşüp kırılır.Alors qu'il valse avec Olympia, Hoffmann tombe et ses lunettes se brisent.
Boynunda zincirli bir halka takılı idi.Porté avec une chaînette autour du cou.
Orada, Spike'ın kafasına insanlara saldırmasını engelleyecek bir çip takılır.Ainsi, une puce a été implantée dans la tête de Spike pour l'empêcher de faire du mal aux humains.
Kafa, heyekele takılır ve herkes, Bart'ı affeder.Tout le monde est d'accord, la tête est replacée sur la statue et Bart est pardonné.
Altıgen şeklindedir ve içerisinde çanı olan bir saat takılıdır.Elle possède huit cloches et une horloge, toutes en fonctionnement.
"Bir adam dikenli tel çitine takılır.Un homme est en difficulté avec sa tringle à rideaux.
Uçağın peşine askeri uçaklar takılır.L'avion obéit à l'ordre.
Gözlükler fok derisinden dar kayışlarla başa takılır.Elles sont poussées haut sous les lunettes de la voûte.
Charlie yeni erkek kardeşinin gelmesiyle abla olduğu duygusuna takılıyor.Susan arrive avec le bébé car sa sœur a disparu.
Bunun üzerine Anna'ya "Kırmızı Başlıklı Kız" lakabı takılır.Elle est la dernière des «Red Rose Girls» à être intronisée.
Hep onlarla takılır.Il est toujours avec lui.
İpek ipe takılıp düştü.Ipek se cayó saltando a la comba.
İlk düşenler atlarıyla birlikte çamurda takılıp kaldı ve arkasından gelenler onların üzerinden geçti.Los primeros se detuvieron en el barro con sus caballos y fueron pisoteados por los que vinieron después.
MRC108 – Çok bantlı iletişim araçları takılı İleri Hava Kontrol modeli.MRC108 - Variante de control de avanzada aérea, con equipos de comunicación multibanda.
Eşmerkezli kablonun ucuna BNC konnektörü takılır.El cable utiliza un conector BNC giratorio.
Parmağında büyülü bir yüzük takılıdır.Ella tenía un valioso anillo en su dedo.
Pantalonlar düz tek renklidir ve siyah veya koyu bir kemer takılır.Los pantalones son pierna recta y un cinturón negro o de color oscuro se lleva con ellos.
Hep onlarla takılır.Siempre está con ella.
Genelde kendisinden yaşça küçük arkadaşı ile takılır.A menudo actuaba junto a su hermano menor.
Fakat ailesinin sevgisine olan ihtiyacı bu yeni hayatta onu birçok kez takılıp düşmek zorunda bırakacaktır.Sin embargo, su amor tendrá que pasar por varias dificultades antes de ser felices.
Bisiklet selesi genellikle bir sele borusuna takılır.Generalmente las bicicletas de una sola velocidad son totalmente rígidas con cuadro de acero.
Kalıplanacak model temiz ve eksiksiz bir şekilde hazırlandıktan sonra, sabitleme pimleri takılır.Una vez que se ha subido y colocado bien y de una forma segura, el muñeco queda suspendido en el aire.
Tabi herkes başkanı kaçırdı sanır ve Ben'in peşine takılır.Desesperado por encontrar a alguien, Bob busca por todos lados.
Üçü çoğu zaman birlikte takılır.Así los tres a veces se confunden.
Jake: Kyle ile takılır.Si allea insieme a Kirby.
Altıgen şeklindedir ve içerisinde çanı olan bir saat takılıdır.Al centro del corpo vi è un orologio, e sulla sommità una cella con la campana che suona l'ora.
Babalık'ın dükkânında takılır.Tenta di lavorare nella libreria del sig.
Dizi boyunca kahramanlar Les Soldats isimli gizli organizasyonun tuzaklarına takılırlar.Gli uomini che stanno dando loro la caccia fanno parte di un'organizzazione segreta chiamata I Paladini.
Düşman yenilip kaçmaya başlayınca, Şehzade Yakub Çelebi onların peşine takılır.Quando la giovane donna riesce alla fine a scappare, Barrego la insegue.
Silahta top takılıydı ve 2 tane M2 makineli tüfeği vardı.Era armato di mitra e aveva con sé due bottiglie di benzina.
O ve çetedeki arkadaşları genelde şehir merkezindeki bir barda takılır.Allora lui e i suoi amici si ritrovano al centro commerciale.
Su sebili prize takılı değil.Кулер для воды не включён в розетку.
Bugün ben ısmarlıyorum, kafanıza göre takılın!Давайте, налетайте, сегодня я угощаю!
Bill, hastanede uyanır ve kalbinin bulunduğu yerde mekanik bir cihaz takılı olduğunu fark eder.Билл просыпается в больнице и обнаруживает, что вместо сердца ей было установлено механическое устройство.