Kısa vadeli devlet tahvilleri 1 ila 10 sene arası borçlardır.それでは、このグラフで、 実際の利回り曲線について書いてみましょう。
Kupon faizi, bu şirketin sattığı tahvil için ne kadar faiz ödeyeceğidir.Ale kupon je v podstatě pravidelná platba dluhopisu, který firma vydává, v našem případě XYZ.
Kupon faizi, bu şirketin sattığı tahvil için ne kadar faiz ödeyeceğidir.Kuponkikorko on siis säännöllinen maksu velkakirjassa, jonka yhtiö, tässä tapauksessa XYZ tekee.
Kupon faizi, bu şirketin sattığı tahvil için ne kadar faiz ödeyeceğidir.このケースでは基本的にはXYZ社が行います。
Mecbur kalmadıkça biz onları alırsınız ve duvar oldukça büyük miktarda hissettim tahvil네가해야 할 일이 아니라면 우리가 그들을받을 그리고 벽의 꽤 많은 양을 느꼈다 증서
Mecbur kalmadıkça biz onları alırsınız ve duvar oldukça büyük miktarda hissettim tahvilV nekaj časa nazaj
Mecbur kalmadıkça biz onları alırsınız ve duvar oldukça büyük miktarda hissettim tahvilאנו מקבלים אותם, אלא אם כן יש לך והרגיש די כמות גדולה של קיר קשר
Mecbur kalmadıkça biz onları alırsınız ve duvar oldukça büyük miktarda hissettim tahvilنتلقى منهم لم يكن لديك ل وشعرت تماما كمية كبيرة من الجدار رباط
Mecbur kalmadıkça biz onları alırsınız ve duvar oldukça büyük miktarda hissettim tahvilと壁の非常に大きな量を感じました 債券 いくつかの時間前で
Örneğin bazı ülkelerde, borçlanma tahvilleri arasında ödeme önceliği açısından bir sıralama olabiliyor. .V poslední sérii videí jsme se, doufám, seznámili s různými způsoby, jak může firma zvýšit kapitál.
Örneğin bazı ülkelerde, borçlanma tahvilleri arasında ödeme önceliği açısından bir sıralama olabiliyor. .W ostatnim zestawie filmów, zapoznaliśmy się z różnymi sposobami, jak firma może powiększyć swój kapitał.
Örneğin bazı ülkelerde, borçlanma tahvilleri arasında ödeme önceliği açısından bir sıralama olabiliyor. .以前のビデオでは、会社は様々な方法で、
Örneğin, hazine bonoları ve devlet tahvilleri son derece likid menkul kıymetlerdir.Například státní pokladniční poukázky jsou likvidní cenný papír nebo likvidní aktivum.
Örneğin, hazine bonoları ve devlet tahvilleri son derece likid menkul kıymetlerdir.Por exemplo , o tesouro do governo tem uma seguranca liquida ou um bem liquido
Örneğin, hazine bonoları ve devlet tahvilleri son derece likid menkul kıymetlerdir.Наприклад, казначейські цінні папери — це ліквідні активи або цінні папери.
Örneğin, hazine bonoları ve devlet tahvilleri son derece likid menkul kıymetlerdir.على سبيل المثال، سندات الخزينة هي ضمانات مالية أو أصول ذات سيولة
Örneğin, hazine bonoları ve devlet tahvilleri son derece likid menkul kıymetlerdir.髭剃り入れは流動性資産とはいえない・・・
Rezerv, ama onlar da belirli Devlet Tahvili olarak başka şeyler içerir.הבנק המרכזי, אבל הם גם כוללים דברים אחרים, אגרות חוב ממשלתיות בפרט.
Senior tahvillere sahip olan yatırımcılar, paralarını geri alan ilk kesim oluyor.上級という意味は、積み重なった上の方に居るという意味です。 彼らは、このお金を得る最初の人達です。 担保の意味は、もし会社が支払えなくなったら、
Sıfır kuponlu tahvillerde getiriyi bulmak için hesaplama yapmanız lazım. -2年間、1年に1回、債券の3%を支払い、 計6%を支払います。
Sonra bu 1 seneden 10 seneye kadar olanlar kısa vadeli devlet tahvilleri. -実際に1年後からは中期国債だと、私は思っています。 1年目までは、短期国債。
Tahvil, aslında bu XYZ Şirketinin verdiği 'sana borçluyum' belgesi.En substance, il s'agit d'une reconnaissance de dette de la Société XYZ.
Tahvil, aslında bu XYZ Şirketinin verdiği 'sana borçluyum' belgesi.Tämä siis velvoittaa yhtiön maksamaan lainan tietyillä ehdoilla.
Tahvil, aslında bu XYZ Şirketinin verdiği 'sana borçluyum' belgesi.V podstatě je to "dlužím ti" od firmy XYZ.
Tahvil, aslında bu XYZ Şirketinin verdiği 'sana borçluyum' belgesi.Zasadniczo jest to - jest to skrypt dłużny od firmy XYZ.
Tahvil, aslında bu XYZ Şirketinin verdiği 'sana borçluyum' belgesi.Насправді, це боргове зобов'язання компанії XYZ.
Tahvil, aslında bu XYZ Şirketinin verdiği 'sana borçluyum' belgesi.もし私がこの債券を保持しており、それが今、
Tahvil ihraç edecekler.Mohu vydat dluhopisy.
Tahvil ihracında yaptığınız şey bunları yatırımcılara satmak, yani halktan para topluyorsunuz bir anlamda.Dluhopisy jsou - v podstatě si znovu půjčujete z veřejných trhů.
Tahvil ihracında yaptığınız şey bunları yatırımcılara satmak, yani halktan para topluyorsunuz bir anlamda.En substance, les obligations, c'est lorsqu'on emprunte sur les marchés publics.
Tahvil ihracında yaptığınız şey bunları yatırımcılara satmak, yani halktan para topluyorsunuz bir anlamda.Joukkovelkakirja luodaan, kun lainataan rahaa markkinoilta.
Tahvil ihracında yaptığınız şey bunları yatırımcılara satmak, yani halktan para topluyorsunuz bir anlamda.Obligacje są - zasadniczo znów pożycza się z rynku publicznego.
Tahvil ihracında yaptığınız şey bunları yatırımcılara satmak, yani halktan para topluyorsunuz bir anlamda.Облігації це ... (насправді ти знову позичаєш з публічного ринку.
Tahvil ihracında yaptığınız şey bunları yatırımcılara satmak, yani halktan para topluyorsunuz bir anlamda.お金を借りる事です。 大勢の人から借ります。
Tahvilimiz bu olsun.Tässä on itse velkakirja.
Tahvilimiz bu olsun.Tohle může být dluhopisový certifkát.
Tahvilimiz bu olsun.To mogłoby być świadectwo obligacji.
Tahvilimiz bu olsun.Voilà, ceci pourrait être un certificat d'obligation.
Tahvilimiz bu olsun.Це може бути сертифікат на облігацію.
Tahvilimiz bu olsun.この額面(face value)は時々、額面(per value)もしくは、
Tahvilimizin vadesinde hem borçlandığım anaparayı hem de faizini ödeyeceğim.Datum, kdy já vám nejen splatím úrok, ale splatím celou jistinu, celkovou nominální hodnotu.
Tahvilin nominal değeri olan 1,000$'ı da ödeyecekler.Také vám zaplatí 1 000 dolarů.
Tahvilin üzerinde nominal değeri yazıyor. -A jeho nominální hodnota, někdy se nazývá jmenovitá hodnota nebo uvedená hodnota.
Tahvilin üzerinde nominal değeri yazıyor. -A wartość nominalna, czasem nazywana wartością parytetową.
Tahvilin üzerinde nominal değeri yazıyor. -Ja tässä sen nimellisarvo. Joskus sitä kutsutaan muillakin termeillä.
Tahvilin üzerinde nominal değeri yazıyor. -Це номінальна вартість, інколи вони називають це номінал облігації, чи фактична вартість.
Tahvilin üzerinde nominal değeri yazıyor. -額面(stated value)と呼ばれています。 (※全て同じ意味) それで、これをKYZ社の債券とし、
Tahvilin vadesi geldiğinde bana 1,000 $ ödeyecekler.1000 доларів буде сплачено в термін погашення.
Tahvilin vadesi geldiğinde bana 1,000 $ ödeyecekler.Elle paierait donc 1000 $ à l'échéance.
Tahvilin vadesi geldiğinde bana 1,000 $ ödeyecekler.Joten saan 1.000 dollaria laina-ajan päätyttyä.
Tahvilin vadesi geldiğinde bana 1,000 $ ödeyecekler.Takže vyplatí 1000 dolarů při splatnosti.
Tahvilin vadesi geldiğinde bana 1,000 $ ödeyecekler.Zapłaci więc 1000 $ w terminie wykupu obligacji.
Tahvilin vadesi geldiğinde bana 1,000 $ ödeyecekler.あなたはそれを良い取引だと思い、
Tahviller de borsada ve ikinci el piyasada işlem görür.Dluhopisy jsou také obchodovatelné.
Tahviller de borsada ve ikinci el piyasada işlem görür.Joukkovelkakirjoja kaupataan myös.
Tahviller de borsada ve ikinci el piyasada işlem görür.Les obligations aussi sont négociables.
- Tahviller de borsada ve ikinci el piyasada işlem görür.Obligacje również są obracane.
Tahviller de borsada ve ikinci el piyasada işlem görür.Боргові зобов'язання також продаються.
Tahviller de borsada ve ikinci el piyasada işlem görür.残念ながら、それは債券の見積もりを取得するように簡単ではありません。
Tahvillere faiz ödeyeceğim.A řeknu, jaký úrok bych z toho platil.