Ana içeriğe geç
Sözlük

tahta ile cümle

tahta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.만약 체스판을 예로 들면 이 시스템은 그것이 어떤 의미인지 이해하려고 합니다.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.Nếu như bạn chỉ cho nó với một bảng cờ, nó sẽ cố nghĩ ra ý bạn là gì.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.Pokud jste jí ukázali šachovnici, tak se snažila přijít na to, co jste tím mysleli.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.Se lo presentavi ad una schacchiera, cercava di capire che cosa intendevi con ciò.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.Si le presentabas un tablero de ajedrez, intentaba averiguar que querías que entienda con ello.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.Si vous lui montrer un échiquier, elle essayait de deviner ce que vous vouliez dire.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.Wenn Sie ihm ein Schachbrett gaben, versuchte es herauszufinden was Sie damit beabsichtigten.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.Αν του παρουσίαζες μία σκακιέρα, προσπαθούσε να καταλάβει τι εννοείς.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.Ако му предоставиш шахматна дъска, се опитваше да проумее какво може да имаш предвид с това.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.Если вы показывали ему шахматную доску, он пытался определить, что вы хотели этим сказать.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.Якщо ви показали йому шахову дошку, він намагався з'ясувати, що ви можете сказати цим.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.אם תציג לזה לוח שח, הוא מנסה להבין מה אתה מתכוון בכך.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.إذا قدمتها مع لوحة شطرنج، فانها تحاول التعرف على ماذا تعنيه بذلك.
Eğer bir satranç tahtası koyarsanız, ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyor.それが何を意味するのか理解しようとします そしてすることがなくなれば
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.제안한 해결책처럼, 우리가 나무로 건물을 짓는다면, 3100톤의 이산화탄소를 분리해서 저장하고 총 합계 4300톤의 이산화탄소를 제한할 수 있습니다.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.3,100トンを封じ込めて 4,300トンの差分を 生むことになります この量は 900台の車が
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.Als je hetzelfde gebouw in hout optrekt, stoot je ± 3100 ton minder uit, een netto verschil van 4300 ton.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.Dacă am construi-o din lemn, am reține în jur de 3100 de tone, pentru o diferenţă netă de 4300 de tone.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.Jeśli wykorzystamy drewno, dojdzie do sekwestracji około 3100 ton, przy różnicy netto wynoszącej 4300 ton.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.Když to uděláme ve dřevě, toto řešení uskladní okolo 3100 tun, s čistým rozdílem 4300 tun.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.Om vi byggde av trä, enligt den här lösningen, skulle vi lagra ungefär 3 100 ton, med ett netto på 4 300 ton.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.Würden wir es aus Holz bauen, würden wir 3100 Tonnen binden, macht netto 4300 Tonnen.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.Ако я направим от дърво, с тези параметри, бихме изолирали около 3100 тона с нетна разлика от 4300 тона.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.Если построить то же здание из дерева, мы сможем запереть около 3 100 тонн, — разница в 4 300 тонн.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.Якщо ж скористаємося деревиною, то зв'яжемо близько 3100 тон вуглецю - чиста різниця становитиме 4300 тон.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.אם עשינו את זה מעץ, בפתרון זה, אנו נפקיע כ- 3,100 טון, עבור הפרש נטו של 4,300 טונות.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.لو بنيناه بالخشب، فبهذا الحل، سنحبس 3100 طن لصافي الفرق 4300 طن.
Eğer bu binayı tahtadan yapsaydık, bu çözümde 3,100 ton hapsetmiş olurduk 4,300 ton net fark oluşurdu.如果我哋以木嚟起 我哋可以封存到 3,100 噸二氧化碳 即係話,兩者嘅二氧化碳排放量 相差 4,300 噸
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Ako je zid, zgradimo na njej srebrn nadzidek v utrdbo; ako je ona duri, ogradimo jo z deskami cedrovimi.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Er hun en Mur, så bygger vi en krone af sølv derpå, men er hun en Dør, så spærrer vi den med Cederplanke.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Er hun en mur, vil vi bygge på den tinder av sølv; er hun en dør, vil vi stenge den med en sederplanke.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Ha õ kõfal, építünk azon ezüstbõl palotát; ha pedig ajtó õ, elrekesztjük õt czédrus-deszkával.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Jestliže jest zed, vzděláme na ní palác stříbrný; pakli jest dveřmi, obložíme je dskami cedrovými.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Jeźliże jest murem, zbudujmyż na niej pałac srebrny; a jeźli jest drzwiami, oprawmyż ją deszczkami cedrowymi.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Jos hän on muuri, rakennamme sille hopeasta harjan; jos hän on ovi, sen setrilaudalla suljemme."
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.그가 성벽일진대 우리는 은망대를 그 위에 세울 것이요 그가 문일진대 우리는 백향목 판자로 두르리라
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.Ако бъде стена ще съградим на нея сребърни укрепления; И ако бъде врата, ще я оградим с кедрови дъски.
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.אם חומה היא נבנה עליה טירת כסף ואם דלת היא נצור עליה לוח ארז׃
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.ان تكن سورا فنبني عليها برج فضة. وان تكن بابا فنحصرها بألواح ارز
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.他 若 是 牆 、 我 們 要 在 其 上 建 造 銀 塔 . 他 若 是 門 、 我 們 要 用 香 柏 木 板 圍 護 他
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.他 若是 牆 、 我 們 要 在 其上 建造 銀塔 . 他 若是門 、 我 們 要 用 香柏 木板 圍護他
Elimi kaldırmadım ben. Kalk tahtaya ve 1. soruyu çöz.Ven y haz el número uno, por favor.
Elimi kaldırmadım ben. Kalk tahtaya ve 1. soruyu çöz.Сейчас же встань и выполни, пожалуйста, задание номер 1.
Emin olun bu doğru. /b/ başladığımız ilk resim tahtası, ve birçok yönden websitesinin kalbinin attığı yer.정말 그렇습니다. 제가 장담하죠. /b/는 우리가 시작했던 첫 번째 게시판입니다, 그리고 이 게시판은 여러면에서
Emin olun bu doğru. /b/ başladığımız ilk resim tahtası, ve birçok yönden websitesinin kalbinin attığı yer./b/ は 私たちが始めた時の初めの板のことで いろいろな意味で このサイトの心臓部でもあります
Emin olun bu doğru. /b/ başladığımız ilk resim tahtası, ve birçok yönden websitesinin kalbinin attığı yer.אני מבטיח לכם, זה מאוד מדוייק. /b/ זה הפורום הראשון שהתחלנו איתו, ובהרבה דרכים,
Emin olun bu doğru. /b/ başladığımız ilk resim tahtası, ve birçok yönden websitesinin kalbinin attığı yer.لأؤكد لكم، بإن ذلك صحيح تماماً. /b/ هو أول منتدى بدأنا به، ويعتبر /b/ ، من نواحي كثيرة
Eşim bir yazı tahtası aldı.A feleségem vett egy flip-chart-ot.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Istri saya membeli sebuah papan tulis.
Eşim bir yazı tahtası aldı.아내는 괘도를 준비했지요.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Ma femme a acheté un tableau de conférence.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Meine Frau kaufte ein Flipchart.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Mia moglie ha comprato una lavagna a fogli.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Mi esposa compró un rotafolio.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Mijn vrouw kocht een flip-over.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Vợ tôi mua một bảng lật (flip chart)
Eşim bir yazı tahtası aldı.Żona kupiła tablicę.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Η γυναίκα μου έφερε έναν πίνακα παρουσιάσεων.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Жена купила доску с маркерами.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Жена ми купи флипчарт.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod