Akıllı yazı tahtaları kullanır, blog yazarlığı yapar,تستعمل اللائحات الذكية، تكتب مدونات على الإنترنيت،
Akıllı yazı tahtaları kullanır, blog yazarlığı yapar,フェイスブックまで、ありとあらゆる
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.A cserépedény pedig, a melyet a magfolyós illet, törettessék el, minden faedény pedig öblíttessék ki vízzel.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Belanga tanah yang disentuh orang itu harus dipecahkan dan perkakas yang dipegangnya harus dicuci
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Ðồ sành bị người bịnh bạch trược đụng đến , phải đập bể đi , còn đồ gỗ , thì rửa trong nước .
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Ðồ sành bị người bịnh bạch trược đụng đến, phải đập bể đi, còn đồ gỗ, thì rửa trong nước.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Hlinená nádoba, ktorej by sa dotkol tečúci, sa rozbije, a každá nádoba drevená sa umyje vodou.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Ja saviastia, johon vuotoa sairastava koskee, rikottakoon; mutta jokainen puuastia huuhdottakoon vedessä.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.유출병 있는 자의 만진 질그릇은 깨뜨리고 목기는 다 물로 씻을지니라
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Lerkar, som den, der lider af Flåd, rører ved, skal slås itu, og alle Trækar skal skylles i Vand.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Og et lerkar som den som har flod, rører ved, skal brytes i stykker, og ethvert trekar skal skylles i vann.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Orice vas de pămînt care va fi atins de el, să fie spart, şi orice vas de lemn să fie spălat în apă.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Tout vase de terre qui sera touché par lui sera brisé, et tout vase de bois sera lavé dans l`eau.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Vsaka prstena posoda, ki se je dotakne tisti, ki ima tok, naj se razbije, lesena pa naj se pomije z vodo.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.וכלי חרש אשר יגע בו הזב ישבר וכל כלי עץ ישטף במים׃
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.واناء الخزف الذي يمسّه ذو السيل يكسر. وكل اناء خشب يغسل بماء.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.患 漏 症 人 所 摸 的 瓦 器 、 就 必 打 破 . 所 摸 的 一 切 木 器 、 也 必 用 水 涮 洗
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.患漏症人 所 摸 的 瓦器 、 就 必 打破 . 所 摸 的 一切 木器 、 也必 用水 涮洗
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.50 ドルほどのハードで 自分のホワイトボードが作れるのです 今使っているのはAdobe Photoshop です
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(박수) 5만원어치의 장비만 있으면 전자칠판이 하나 생기는거죠.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Aplausos) Así, por más o menos 50 dólares de hardware, usted puede tener su propio tablero interactivo.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Aplavz) Tako lahko imate za 50 dolarjev lastno interaktivno tablo.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Applåder) För 50 dollar, kan du alltså få din egen whiteboard.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Applaus) Für 50 Dollar kann man sein eigenes Whiteboard haben.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Applausi) E così, per circa 50$ di hardware, potete avere la vostra lavagna.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.A teď je to stejné jako povrch tabule. (potlesk) Takže asi za 50 dolarů si můžete vytvořit vlastní tabuli.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Brawa) Więc za ok. 50 dolarów możemy mieć własną tablicę interaktywną.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.És máris olyan, mint egy tábla felülete. (taps) Tehát kb.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Potlesk) Takže so zariadením za asi $50 môžete mať svoju vlastnú interaktívnu tabuľu.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Tepuk tangan) Jadi dengan perangkat keras sekitar $50, Anda bisa memiliki papan tulis sendiri.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.Voici un tableau blanc interactif. (Applaudissements) Pour 50 $, vous avez votre tableau blanc.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Vỗ tay) Vậy chỉ với 50 đô cho phần cứng, bạn có thể có chiếc bảng trắng của riêng mình.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Χειροκρότημα) Έτσι με υλικά 50 δολαρίων, μπορείτε να έχετε τον δικό σας διαδραστικό πίνακα.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Аплодисменты) Так что с помощью устройств за 50 долларов, вы можете получить свою собственную белую доску.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(Оплески) Так що за допомогою приладу за 50 доларів, ви можете отримати свою власну білу дошку.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(מחיאות כפיים) אז באמצעות חומרה ששוויה כ-50 דולר, אתם יכולים להשיג לוח לבן משלכם.
(Alkış) 50 dolar civarında donanım ile kendi tahtanıza sahip oluyorsunuz.(تصفيق) و هكذا يمكنكم الحصول على سبورتكم التفاعلية بتكلفة 50 دولار
Ama daha önemlisi otoritesini gösteren bir tahta oturmuş, ve ayakları dağlar üzerinde.Isso mesmo.
Ama daha önemlisi otoritesini gösteren bir tahta oturmuş, ve ayakları dağlar üzerinde.하지만 더 중요한 것은 그가 그의 권능을 보여주는 왕좌에 앉아있고 그의 발은 산악 위에 얹어져있다는 것이죠.
Ama daha önemlisi otoritesini gösteren bir tahta oturmuş, ve ayakları dağlar üzerinde.Maar belangrijker is hij gezeten op een troon zijn gezag te tonen en zijn voeten zijn op de bergen.
Ama daha önemlisi otoritesini gösteren bir tahta oturmuş, ve ayakları dağlar üzerinde.Але важливіше те, що він сидить на троні, показуючи свою владу, поставивши ступні на гори
Aptal bir tahta bacak edinmeNão tenho uma perna de pau estúpida Nem um gancho parvo a fazer de mão
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Bạn sẽ cảm thấy mình đang leo lên bức tường gỗ
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Doch dann erreicht man die Baumkrone, als würde man durch eine Wolkendecke stoßen.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Het voelt alsof je een muur van hout beklimt.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.나무벽을 올라가고 있는 것처럼 느껴질 겁니다.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Mais quand on pénètre la canopée, c'est comme si on passait au-dessus des nuages.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Ma się wrażenie wspinania po murze lasu.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Se siente que se está escalando una pared de madera.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Simți că escalezi un perete din lemn.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Ti senti come se scalassi una parete di legno.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Úgy érezzük, mintha egy a fafalon másznánk fel.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Вам кажется, будто вы взбираетесь по древесной стене.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Чувстваш се, все едно се катериш по стена от дърво.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.אתה מרגיש כאילו אתה מטפס על קיר מעץ.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.تحس وكأنك تتسلق جدارا من الخشب.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.でもセコイアの樹冠に到達すると
Baktım, Keruvların başı üzerindeki kubbenin üzerinde laciverttaşından tahta benzer bir nesne gördüm.이에 내가 보니 그룹들 머리 위 궁창에 남보석 같은 것이 나타나는데 보좌 형상 같더라
Baktım, Keruvların başı üzerindeki kubbenin üzerinde laciverttaşından tahta benzer bir nesne gördüm.Plotseling verscheen in de lucht een troon van blauw saffier boven de hoofden van de cherubs.
Baktım, Keruvların başı üzerindeki kubbenin üzerinde laciverttaşından tahta benzer bir nesne gördüm.ואראה והנה אל הרקיע אשר על ראש הכרבים כאבן ספיר כמראה דמות כסא נראה עליהם׃