Mary çamaşırını çamaşır yıkama tahtasında elle yıkar.Mary washes her laundry by hand on a washboard.
Kim tahta çıkacak?Who will succeed the throne?
Tahtın varisi öldürüldü.The successor to the throne was killed.
Tom pencereleri tahta çakarak kapattı.Tom boarded up his windows.
Yunanlar tahtadan bir at inşa etti.The Greeks built a wooden horse.
Bu fikir seks hakkında daha fazla tartışmalar için bir sıçrama tahtasıydı.That idea was a springboard for further discussions about sex.
Profesör tahtanın önündedir.The professor is in front of the board.
Tahta profesörün arkasındadır.The board is behind the professor.
Tom resim tahtasına geri gitti.Tom went back to the drawing board.
Dükkan sahipleri pencerelerini tahta çakarak kapattılar.Shopkeepers boarded up their windows.
Japonya İmparatoru Akihito tahttan çekilme niyetini ilan etti.The Emperor Akihito of Japan has announced his intention to abdicate.
Katalogdan yeni bir kesme tahtası ısmarladım.I ordered a new cutting board from a catalog.
Katalogdan yeni bir ekmek tahtası sipariş ettim.I ordered a new cutting board from a catalog.
Yeni bir kesme tahtası aldım.I bought a new cutting board.
Bu masa kullanılmış tahtadan yapılır.This table is made from reclaimed wood.
Sörf tahtası bavuluma sığmaz.The surfboard doesn't fit in my suitcase.
Öğretmen beklenen cevabın türünü netleştirmek için tahtada bir örnek gösterebilir.The teacher can show an example on the blackboard to clarify the type of answer expected.
Korsanın bir tahta bacağı var.The pirate has a peg leg.
Oğlanın tahta üzerinde bir kimyasal denklemi çözmesi istendi.The boy was asked to solve a chemical equation on the board.
Tahta nefesli çalgıların birlikte çalması gerekiyor.The woodwinds need to play together.
Tahta nefesli çalgılar uyum içinde çalıyorlar.The woodwinds are playing in unison.
Bu orkestrada tahta nefesli çalgı bölümü çok iyi değil.The woodwind section in this orchestra isn't very good.
Tom yazı tahtalarını sevmez.Tom doesn't like chalkboards.
Öğretmen tahtada bir şeyler yazıyor.The teacher is writing something on the board.
Tom'un oyuncaklarının hepsi tahtadan yapılmış.Tom's toys are all made of wood.
Tom bugün bir sörf tahtası satın alabilir.Tom might buy a surfboard today.
Tom bugün bir sörf tahtası alabilir.Tom may buy a surfboard today.
Tom atını tahtaya bağladı.Tom tied his horse to the wooden post.
Ateşe biraz daha tahta koyabilir misin lütfen?Could you please put some more wood on the fire?
Kral tahttan vazgeçmeye zorlandı.The king was forced to abdicate.
Kral tahttan çekilmeye zorlandı.The king was forced to abdicate.
Tom, Mary'nin mutfağı için yeni bir kesme tahtası satın aldı.Tom bought a new cutting board for Mary's kitchen.
Sami tahta bir sopa ile Leyla'yı dövdü.Sami beat Layla with a wooden bat.
Tom, kralın öz oğlu ve tahtın gerçek vârisidir.Tom is the trueborn son of the King and the rightful heir to the throne.
Masa tahtadan yapılmış.The table is made of wood.
Tahtada yazanları defterine geçir.Copy what's on the blackboard into your notebook.
Tahtadakileri defterine geçir.Copy what's on the blackboard into your notebook.
Brezilya'dan aldığım tahta bir tarağım var.I have a wooden comb that I bought in Brazil.
O günlerde gemiler tahtadan yapılmıştır.The ships were made of wood in those days.
Bir satranç tahtasında altmış dört kare bulunur.A chessboard has sixty-four squares.
Tahtada olsun ya da olmasın iyi satranç oynayamıyorum.I don't play chess well, on the board or not.
Bir masa için; belki tahta; bir heykel için, bronz ya da mermer olabilir.For a table, that might be wood; for a statue, that might be bronze or marble.
Ancak İbrahim, tahtını korumak için çocuklarını öldürmeyi kabul etmez.Rather, Abraham did nothing but honor his son.
Bununla beraber, Svastopluk'un Bohemya'ya dönüşünde o, tahtı üzerine aldı.Nevertheless, on Svatopluk's return to Bohemia, he assumed the throne.
Kara tahtaların üzerinde yazılanların okunması karanlıkta kolay değildir.The writing on blackboards is difficult to read in the dark.
Böylece oğlu tahta kısa sürede çıkabilecektir.We'll be rid of the bastard soon enough.
Birkaç hafta içinde Ravenna ele geçirildi ve Romulus Augustus tahttan indirildi.Within weeks, Ravenna was captured and Romulus Augustus was deposed.
Halil taht için mücadele etse de, 1362 yılında kardeşi tarafından idam edilmiştir.Although Halil tried to fight for the throne, he was executed in 1362 by his brother.
Macaristan tekrar krallık haline geldi ancak I. Karl hiçbir zaman tahta tekrar çıkmadı.Hungary did become a kingdom again, but Charles was never to regain the throne.
Halledilen Sultan İbrahim'e katına bir heyet gönderilerek tahtan indirildiği ona açıklandı.""Parad Azərbaycan torpaqlarını işğal edən Ermənistana mesajdır" – Enes İbrahim".
NetMeeting 2.1 ve sonraki ikincil beyaz tahta H.324 protokolünü kullanır.The secondary whiteboard in NetMeeting 2.1 and later uses H.324 protocol.
Konstantinos, Ağustos 797'de tahttan indirilip, kör edildi.Constantine was deposed and blinded in August, 797.
28 Kasım'a kadar resmen tahttan inmedi.He did not formally abdicate until 28 November.
Onun taht iddiası Lehlerin işine geldiği için onu desteklemişlerdir.It is there they promise to help him discover his destiny.
İmparator Komei'nin 30 Ocak 1867'deki ölümünden sonra İmparator Meiji, 3 Şubat'ta tahta çıkmıştır.After Emperor Kōmei's death on January 30, 1867, Emperor Meiji ascended the throne on February 3.
Sultan Mehmed tahta ilk çıktığında henüz 12 yaşındaydı.When Sultan Mehmet had first ascended the throne, he was also 12 years old.
Amphictyon Cranaus'u tahtan indirdi ve kendini Atina'nın kralı ilan etti.Amphictyon eventually deposed Cranaus, proclaiming himself king of Athens.
Kral herkesi affeder ve krallık tahtını da Ormindo'ya bırakır.He forgives everyone and cedes his kingdom to Ormindo.
Oyun ise burada başlayıp, Kyle'ın, Sarlac'ı öldürüp tahtını ele geçirmesi ile geçer.The game begins here with Kyle setting out to kill Sarlac and reclaim his throne.
Bu seriler 2011 yılında başladı, Heine, geniş bir tahta panel üzerine akrilik resimler yapmaktadır.This series started in 2011, Heine creates abstract acrylic paintings on large wooden panels.