tahtın ile cümle
tahtın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.انتم الذين تبعدون يوم البلية وتقربون مقعد الظلم
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.你 們 以 為 降 禍 的 日 子 還 遠 、 坐 在 位 上 盡 行 強 暴 〔 或 作 行 強 暴 使 審 判 臨 近 〕
Ey sizler, kötü günü uzak sanan, Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.你 們以為 降禍 的 日子 還遠 、 坐在 位 上 盡行 強暴 〔 或 作行 強暴 使審 判 臨近 〕
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.(88:45) отнял у него блеск и престол его поверг на землю;
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.(89:45) Tu as mis un terme à sa splendeur, Et tu as jeté son trône à terre;
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Ai pus capăt strălucirii lui, şi i-ai trîntit la pămînt scaunul de domnie;
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Áno, odvrátil si ostrie jeho meča a nedal si mu obstáť v boji.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Chúa đã làm cho sự rực rỡ người mất đi, Ném ngôi người xuống đất,
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Chúa đã làm cho sự rực_rỡ người mất đi , Ném ngôi người xuống đất ,
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.du vristed ham Staven af Hænde og styrted hans Trone til Jorden,
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Du zerstörst seine Reinigkeit und wirfst seinen Stuhl zu Boden.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.fizeste cessar o seu esplendor, e arrojaste por terra o seu trono;
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Hai smussato il filo della sua spada e non l'hai sostenuto nella battaglia
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Has hecho cesar el cetro de su esplendor, y has echado su trono por tierra
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.I ostrze miecza jego stępiłeś, a nie ratowałeś go w bitwie.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Ja, du har låtit hans svärdsegg vika tillbaka och icke hållit honom uppe i striden.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Kauakhiri kuasanya yang semarak, takhtanya Kaucampakkan ke tanah
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.저의 영광을 그치게 하시고 그 위를 땅에 엎으셨으며
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Még fegyverének élét is elvetted, és nem segítetted õt a harczban.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Og du lot hans skarpe sverd vike og lot ham ikke holde stand i striden.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Ook zijn zwaard gaf hem geen overwinning en hij moest zich in de oorlogen gewonnen geven.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Sinä olet kääntänyt takaisin hänen miekkansa terän etkä ole sodassa pitänyt häntä pystyssä.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Storil si, da je minila bleščoba njegova, in prestol njegov si zvrnil na tla.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Ztupils i ostří meče jeho, aniž jsi dal jemu, aby ostáti mohl v boji.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Επαυσας την δοξαν αυτου και τον θρονον αυτου ερριψας κατα γης.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Направил си да престане блясъкът му, И тръшнал си престола му на земята.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.השבת מטהרו וכסאו לארץ מגרתה׃
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.ابطلت بهاءه والقيت كرسيه الى الارض.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.你 使 他 的 光 輝 止 息 、 將 他 的 寶 座 推 倒 於 地
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.你 使 他 的 光 輝 止息 、 將 他 的 寶座 推倒 於地
Harris: Meryem'in tahtinda oturduğunu söylemek zor kahkahalarВажко сказати, що Марія сидить "на" своєму троні.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.A když přijde Syn člověka v slávě své, a všickni svatí andělé s ním, tedy se posadí na trůnu velebnosti své,
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.A keď prijde Syn človeka vo svojej sláve a všetci svätí anjeli s ním, vtedy sa posadí na tróne svojej slávy,
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.,,Cînd va veni Fiul omului în slava Sa, cu toţi sfinţii îngeri, va şedea pe scaunul de domnie al slavei Sale.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Kadar pa pride Sin človekov v slavi svoji in vsi angeli ž njim, tedaj bo sedel na prestol svoje slave.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.인자가 자기 영광으로 모든 천사와 함께 올때에 자기 영광의 보좌에 앉으리니
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Wanneer Ik kom in mijn heerlijkheid met al de engelen, zal Ik op mijn schitterende troon zitten.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Як же прийде Син чоловічий у славі своїй, і всї сьвяті ангели з ним, тодї сяде він на престолї слави своєї;
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.והיה כי יבוא בן האדם בכבודו וכל המלאכים הקדשים עמו וישב על כסא כבודו׃
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.ومتى جاء ابن الانسان في مجده وجميع الملائكة القديسين معه فحينئذ يجلس على كرسي مجده.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.當 人 子 在 他 榮 耀 裡 、 同 著 眾 天 使 降 臨 的 時 候 、 要 坐 在 他 榮 耀 的 寶 座 上
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.當 人子 在 他榮耀裡 、 同 著 眾 天使 降臨 的 時候 、 要 坐在 他 榮耀 的 寶座上
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ach daß ich wüßte, wie ich ihn finden und zu seinem Stuhl kommen möchte
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ah, kiranya kuketahui tempat Ia berada, supaya aku dapat pergi dan bertemu dengan Dia
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ah, se eu soubesse onde encontrá-lo, e pudesse chegar ao seu tribunal!
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ak, vidste jeg Vej til at finde ham, kunde jeg nå hans Trone!
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Bare jeg visste å finne ham og kunde komme frem til hans trone!
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!내가 어찌하면 하나님 발견할 곳을 알꼬 그리하면 그 보좌 앞에 나아가서
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ó bych věděl, kde ho najíti, šel bych až k trůnu jeho.
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Obym wiedział, gdziebym go mógł znaleść, szedłbym aż do stolicy jego.
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Och, wist ik maar waar ik God kon vinden; dan zou ik naar Zijn troon gaan en daar met Hem spreken.
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!O da bi vedel, kje Ga morem najti, da bi prišel prav do Njegovega stola!
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Oh! dacă aş şti unde să -L găsesc, dacă aş putea să ajung pînă la scaunul Lui de domnie,
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Oh ha tudnám, hogy megtalálom õt, elmennék szinte az õ székéig.
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Oh, potessi sapere dove trovarlo, potessi arrivare fino al suo trono
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Oh! si je savais où le trouver, Si je pouvais arriver jusqu`à son trône,
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!¡Oh, si yo pudiera saber dónde hallar a Dios! Entonces iría hasta su morada
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ôi ! Chớ_chi tôi biết nơi nào tìm được Chúa , Hầu cho đi đến trước tòa của Ngài ?
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ôi! Chớ chi tôi biết nơi nào tìm được Chúa, Hầu cho đi đến trước tòa của Ngài?
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Oi, jospa tietäisin, kuinka löytää hänet, jospa pääsisin hänen asunnolleen!