tahtı ile cümle
tahtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.togli il malvagio dalla presenza del re e il suo trono si stabilirà sulla giustizia
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Verwijder de goddeloze uit het bijzijn van de koning, dan zal zijn troon steunen op gerechtigheid.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.vzemi brezbožnega kralju izpred oči, in utrdi se po pravičnosti prestol njegov.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.αφαιρεσον τους ασεβεις απ' εμπροσθεν του βασιλεως, και ο θρονος αυτου θελει στερεωθη εν δικαιοσυνη.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Отмахни нечестивите от царя, И престолът му ще се утвъди в правда.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.удали неправедного от царя, и престол его утвердится правдою.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.הגו רשע לפני מלך ויכון בצדק כסאו׃
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.ازل الشرير من قدام الملك فيثبت كرسيه بالعدل.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.除 去 王 面 前 的 惡 人 、 國 位 就 靠 公 義 堅 立
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.除去 王 面前 的 惡人 、 國位 就 靠 公義 堅立
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Abominação é para os reis o praticarem a impiedade; porque com justiça se estabelece o trono.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Bagi penguasa, berbuat jahat adalah kekejian, sebab pemerintahannya kukuh karena keadilan
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Den Königen ist Unrecht tun ein Greuel; denn durch Gerechtigkeit wird der Thron befestigt.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.E' in abominio ai re commettere un'azione iniqua, poiché il trono si consolida con la giustizia
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.En styggelse för konungar äro ogudaktiga gärningar, ty genom rättfärdighet bliver tronen befäst.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Es abominación a los reyes hacer impiedad, porque con justicia se afirma el trono
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Gnusoba je kraljem storiti krivico, ker s pravičnostjo se utrjuje prestol.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Gudløs Færd er Konger en Gru, thi ved Retfærd grundfæstes Tronen.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Împăraţilor le este scîrbă să facă rău, căci prin neprihănire se întăreşte un scaun de domnie. -
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Jumalattomuuden teko on kuninkaille kauhistus, sillä vanhurskaudesta valtaistuin vahvistuu.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.악을 행하는 것은 왕의 미워할 바니 이는 그 보좌가 공의로 말미암아 굳게 섬이니라
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Koningen moeten een afkeer hebben van goddeloosheid, want alleen oprechtheid is een goede basis voor de troon.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Làm gian ác, ấy là điều gớm ghiếc cho vua chúa; Vì nhờ công bình ngôi nước được lập vững bền.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Làm gian_ác , ấy_là điều gớm_ghiếc cho vua_chúa ; Vì nhờ công_bình ngôi nước được lập vững_bền .
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Les rois ont horreur de faire le mal, Car c`est par la justice que le trône s`affermit.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Obrzydliwością jest królom czynić niezbożność; bo sprawiedliwością stolica umocniona bywa.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Ohavností jest králům činiti bezbožně; nebo spravedlností upevňován bývá trůn.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Ohavnosťou je kráľom činiť bezbožnosť, lebo spravedlivosťou stojí pevne trón.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Ugudelige gjerninger er en vederstyggelighet for konger; for ved rettferdighet blir tronen trygget.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Útálatos legyen a királyoknál istentelenséget cselekedni; mert igazsággal erõsíttetik meg a királyiszék.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Βδελυγμα ειναι εις τους βασιλεις να πραττωσιν ανομιαν διοτι ο θρονος στερεονεται μετα της δικαιοσυνης.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Да се върши беззаконие е мерзост на царете, Защото престолът се утвърждава с правда.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.Мерзость для царей – дело беззаконное, потому что правдою утверждается престол.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.תועבת מלכים עשות רשע כי בצדקה יכון כסא׃
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.مكرهة الملوك فعل الشر لان الكرسي يثبت بالبر.
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.作 惡 為 王 所 憎 惡 . 因 國 位 是 靠 公 義 堅 立
Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir.作 惡為 王 所 憎惡 . 因 國位 是 靠 公義 堅立
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Der König Salomo ließ sich eine Sänfte machen von Holz aus Libanon.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.El rey Salomón se hizo una carroza de madera del Líbano
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.En bæreseng gjorde kong Salomo sig av Libanons trær.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.En praktbår är det som konung Salomo har låtit göra åt sig av virke från Libanon.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Hálóágyat csinált magának Salamon király a Libánus fáiból.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Împăratul Solomon şi -a făcut această pataşcă din lemn din Liban.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.솔로몬왕이 레바논 나무로 자기의 연을 만들었는데
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Kong Salomo laved sig en Bærekarm af Træ fra Libanon,
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Koning Salomo heeft voor zichzelf een draagkoets laten maken van hout uit de bossen van Libanon.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Kuningas Salomo teetti itsellensä kantotuolin Libanonin puista.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Le roi Salomon s`est fait une litière De bois du Liban.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Nosidlo si spravil kráľ Šalamún z dreva Libanona.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Nosilnico krasno si je napravil kralj Salomon iz lesa libanonskega.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.O rei Salomão fez para si um palanquim de madeira do Líbano.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Pałac sobie król Salomon wystawił z drzewa Libańskiego.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Salomo membuatkan dirinya sebuah tandu, dari kayu yang paling bermutu
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Schranu vystavěl sobě král Šalomoun z dříví Libánského,
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Un baldacchino s'è fatto il re Salomone, con legno del Libano
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Vua Sa - lô-môn làm cho mình một cái kiệu bằng gỗ Li-ban .
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Vua Sa-lô-môn làm cho mình một cái kiệu bằng gỗ Li-ban.
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Ο βασιλευς Σολομων εκαμεν εις εαυτον φορειον εκ ξυλων του Λιβανου
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Носильный одр сделал себе царь Соломон из деревЛиванских;
Kral Süleyman tahtırevanı Lübnan ağaçlarından yaptı.Цар Соломон си направи носилка От ливанско дърво: